• Mardin15 °C
  • Diyarbakır14 °C
  • Batman12 °C
  • Şırnak9 °C
  • İstanbul13 °C

Yusuf BEĞTAŞ / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vicdanın Kaleleri

24 Mart 2026 Salı 21:41

 

 

 

İnsan yalnızca aklıyla yaşayan bir varlık değildir. Onun içinde daha derin, daha
sessiz fakat daha güçlü bir alan vardır: VİCDAN.
Vicdan, insan ruhunun derinliklerinde yankılanan ilahî bir çağrıdır. İnsan doğru
ile yanlış arasında kaldığında, dış dünyayı etkileyen bir karar vermeden önce
kendi iç dünyasında bir mahkeme kurulmuş olur.
İşte bu mahkemenin adı vicdandır.
Vicdan, insanı kötülükten alıkoyan ve iyiliğe yönelten içsel bir rehberdir. Ancak
bu rehberin güçlü kalabilmesi için korunması ve beslenmesi gerekir. İnsan
ruhunun iç dünyasında bazı erdemler vardır ki, vicdan için adeta aşılmaz kaleler
gibidir. Sevgi, saygı, şefkat, merhametli farkındalık ve diğergamlık bu kalelerin
başında gelir.
Sevgi, vicdanın kapılarını açan ilk anahtardır. Sevgi olmayan bir kalpte vicdan
kolayca sertleşir. İnsan başkalarının acısını hissedemediğinde doğru ile yanlış
arasındaki çizgi de bulanıklaşır. Oysa sevgi, insanın kalbini başkalarına açar ve
vicdanın sesini daha berrak hâle getirir.
Saygı ise vicdanın sınırlarını korur. İnsan hem kendisine hem de başkalarına
saygı duyduğunda iç dünyasında bir denge oluşur. Bu denge, vicdanın
dağılmasını engeller. Çünkü saygı, insanın hem kendi varlığındaki hem de
başkalarının varlığındaki değeri tanımasıdır.
Şefkat ve merhametli farkındalık vicdanın yumuşaklığını korur. İnsan
başkalarının kırılganlığını fark ettiğinde kalbi katılaşmaz. Şefkat vicdanı canlı
tutar; merhamet ise onu hassas kılar. Bu nedenle merhamet, vicdanın nefesi
gibidir.
 
Diğergamlık, yani başkalarının iyiliğini de kendi iyiliği kadar önemseyebilme
erdemi, vicdanın en güçlü muhafızlarından biridir. İnsan yalnızca kendisini
düşündüğünde vicdan daralır; fakat başkalarının iyiliğini de gözettiğinde vicdan
genişler ve derinleşir. Böyle bir vicdan yalnızca bireysel çıkarın değil, hakikatin
rehberi hâline gelir.
Bu erdemler vicdan için yalnızca birer süs değildir; aynı zamanda birer besindir.
Nasıl ki beden sağlığını korumak için vitaminlere ihtiyaç duyarsa, vicdan da bu
erdemlerle güçlenir. Sevgi, saygı, şefkat, merhamet ve diğergamlık vicdanın
vitaminleri gibidir. Onlar vicdanı besler, güçlendirir ve ayakta tutar.
Ancak vicdanı en derinden besleyen şey, insanın hayatını ilahi değerler ve
standartlar doğrultusunda şekillendirmesidir. İlahi değerler insanın iç
dünyasına yön veren evrensel bir pusula gibidir. Adalet, doğruluk, merhamet,
dürüstlük ve iyilik gibi değerler insanın kalbinde yer ettiğinde vicdan daha açık
ve güçlü konuşur.
İnsan bu ilahi standartları hayatında yaşattıkça iç dünyasında bir düzen oluşur.
Vicdan, yalnızca bir his olmaktan çıkar; doğruyu ayırt eden canlı bir rehber
hâline gelir. Fakat insan bu değerlerden uzaklaştığında vicdan zayıflamaya
başlar. İç dünyasında rehberliğini kaybeden insan doğruyu görmekte zorlanır.
Böyle bir vicdan, hâkimi olmayan bir mahkeme gibidir. Kurallar vardır, fakat
onları uygulayacak bir otorite yoktur. Hakikat vardır, fakat onu dile getirecek bir
ses duyulmaz.
Bu nedenle insanın ruhsal yolculuğundaki en önemli görevlerden biri vicdanını
korumaktır. Vicdanı koruyan kaleler sevgi, saygı, şefkat, merhamet ve
diğergamlıktır. Vicdanı besleyen kaynak ise ilahi değerler ve standartlardır.
 
İnsan bu iki gerçeği hayatında birleştirdiğinde iç dünyasında güçlü bir ahlaki
bütünlük oluşur. O zaman vicdan yalnızca bir iç ses olmaktan çıkar; insanın
yaşamını aydınlatan bir ışık hâline gelir. Bu ışık, insanı hem kendisiyle hem de
başkalarıyla barış içinde yaşamaya yönlendirir.
Çünkü vicdan, insan ruhuna emanet edilmiş en değerli rehberlerden biridir. Onu
koruyan erdemler ve onu besleyen ilahi değerler var oldukça, insan hakikatin
yolunu kaybetmez.
 
Yusuf Beğtaş
Bu yazı toplam 175 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA