- Mardin41 °C
- Diyarbakır39 °C
- Batman40 °C
- Şırnak36 °C
- İstanbul31 °C
Geriİleri
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
Cizre Müftüsü Süleyman Baran'a vefa ve veda programı
Beytüşşebap'ta suya düşerek kaybolan genci arama çalışmaları 3'üncü gününde sürüyor
Filistin'i 630 maddede ele alan sözlüğe Siirt Üniversitesinden katkı
Batman'dan LGS'de çifte Türkiye birinciliği
Batman-Diyarbakır kara yolundaki çalışmalar bir türlü tamamlanamıyor
Batman'da 50 yıl sonra görülen dağ keçisi koruma altına alındı
Sera üreticileri salatalık hasadından memnun
Cizre'de 1. esnaf-oda buluşması gerçekleştirildi
KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL TAKLA ATTI, 1 YARALI
Ay: Amacımız gençleri yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, aynı zamanda üreten bireyler haline getirmek
Şırnak'ta buğday ve arpa hasadı başladı: Çiftçiler yoğun mesai harcıyor
Mardin’de bir evde bulunan sülün yetkililere teslim edildi
- 19:03 - VEFAT - Mehmet Ali Sağlam
- 17:05 - AİLESİNE VEFA ZİYARETİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 16:01 - 15 TEMMUZ GAZİSİ HALİT AY VE AİLESİNE ANLAMLI ZİYARET
- 15:16 - 15 TEMMUZ KAHRAMANLARI MİDYAT'TA DUALARLA ANILDI
- 13:17 - VEFAT - Seve Uluğ
- 09:19 - Mardin’de Şehit Aileleri ve Gaziler Onuruna Anlamlı Buluşma
- 23:43 - Mardinli çocuklardan Gazze'ye yardım ve boykot çağrısı
- 23:41 - Teknoloji kuşağında bel ve boyun ağrısı alarmı: Gençler de risk altında
- 23:39 - Batman'da Gönüllü pirincinin geleceği için saha çalışmaları sürüyor
- 23:38 - Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
- 23:37 - Belediye Başkanı Özhan, çocuklara eğitimin ve okumanın önemini anlattı
- 22:44 - Batman'da 6 ayda 33 bin 521 motosiklet denetlendi
- 21:27 - MİDYAT'TA LGS ŞAMPİYONLARI KAYMAKAM MEHMET KAYA'NIN KONUĞU OLDU
- 21:23 - VEFAT • Halime Acar
- 20:29 - Başkan Hatip Çelik, Mardin İş Dünyasının Taleplerini Ankara'da Dile Getirdi
16 Temmuz 2026 Perşembe
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


Yüksek Bilinç
18 Haziran 2026 Perşembe 14:44
malfono1321@gmail.com
İnsanların çoğu, kendi gördüğünü bütün gerçeklik, kendi yaşadığını da hayatın tamamı sanma eğilimindedir. Oysa insanın gördüğü şey, çoğu zaman gerçeğin kendisi değil; bulunduğu yerden görünen küçük bir parçasıdır.
Düşük bilinç tam da burada ortaya çıkar. Kişi kendi deneyimini merkeze koyar ve dünyanın geri kalanını o dar çerçeveden değerlendirmeye başlar. Bir köyde doğup büyüyen, ömrü boyunca o köyden dışarı çıkmamış birini düşünün. Onun için hayat, köy meydanından, birkaç sokaktan ve kahvehanede duyduğu hikâyelerden ibarettir. Dünyanın başka yerlerinde yaşanan savaşlar, açlıklar, bilimsel gelişmeler ya da farklı kültürlerin hayat anlayışları onun zihninde gerçek bir karşılık bulamaz. Çünkü insan çoğu zaman bilmediğini değil, yalnızca bildiğini gerçek kabul eder.
Bugün aynı durum sosyal hayatın pek çok alanında da yaşanmaktadır. Yeni gördüğü bir düşünceye, farklı bir yaşam biçimine veya sıradan bir insani erdeme şaşıran insanlar bunun örneğidir. Sosyal medyada birkaç kişiyle karşılaşıp bütün bir toplumu tanıdığını sananlar, kendi çevresindeki insanları ölçü alıp herkesin aynı düşündüğünü varsayanlar, bir olayın yalnızca kendi tarafını dinleyerek kesin hüküm verenler de aynı zihinsel sınırlılığın içindedir. Büyük resmi göremez, hakikatin yalnızca bir bölümüne temas ettiklerinin farkına varamazlar.
Bir kötü insanla karşılaşınca bütün insanlara güvenini kaybeden, birkaç başarısız deneyimden sonra hayatın adaletsiz olduğuna karar veren ya da kendi kültürünü tek doğru kabul edip diğerlerini küçümseyen kişi, aslında dar bir pencereden bakarak dünyayı tanımlamaya çalışmaktadır. O insan kendi yankı odasından, yani kendi "kahfurto"sundan çıkmamıştır. Sürekli kendi sesini duymuş, kendi düşüncelerinin duvarları arasında yaşamış ve bunun dışındaki dünyayı yeterince tanıma fırsatı bulamamıştır.
Düşük bilincin en büyük zararı, insanın öğrenmesini durdurmasıdır. Çünkü kendisini hakikatin sahibi gören kişi artık soru sormaz, dinlemez ve merak etmez. Merakın öldüğü yerde gelişim de durur. Böylece insan, farkında olmadan kendi düşüncelerinin sınırlarını dünyanın sınırları zannetmeye başlar.
Yüksek bilinç ise bunun tam tersidir. Kendi bilgisinin sınırlı olduğunu kabul etmekle başlar. Bir okyanusun kıyısında duran insanın, avucundaki bir damla suya bakıp "Bütün okyanus bundan ibarettir" dememesi gibi, yüksek bilinç sahibi insan da kendi deneyimlerinin hayatın tamamı olmadığını bilir. Başkalarının hikâyelerini dinler, farklı düşünceleri anlamaya çalışır ve her karşılaşmayı yeni bir öğrenme fırsatı olarak görür.
Olgunluk, her şeyi bilmek değil; bilmediklerimizin bildiklerimizden çok daha fazla olduğunu fark edebilmektir. İnsan ancak kendi penceresinin dışına çıktığında ufkun genişlediğini görür. Çünkü gerçek bilgelik, kendi dünyasını mutlaklaştırmakta değil, başkalarının dünyalarına da saygıyla bakabilmektedir.
Yüksek bilinç insanı daha alçakgönüllü, daha adil, daha erdemli ve daha anlayışlı kılar.
Çünkü yüksek bilinç, yalnızca bilgi birikimi değil; aynı zamanda ahlaki olgunluk, karakter derinliği ve insanı olduğu gibi görebilme yeteneğidir. Dar bakış açısı insanı küçültür; genişleyen bilinç ise insanı hem kendisine hem de insanlığa yaklaştırır.
Şen ve esen kalın.
Yusuf Beğtaş
Bu yazı toplam 576 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA


















