• Mardin33 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Batman31 °C
  • Şırnak26 °C
  • İstanbul23 °C

Abdulaziz ALTEKİN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ÖĞRETMENLER BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİ

25 Haziran 2026 Perşembe 20:30

 

 

 

Son yıllarda meydana gelen olayları hepimiz üzüntüyle takip ediyoruz. Maalesef kimsenin elinden bir şey gelmiyor. Olanları engelleyemediğimiz gibi önüne geçemiyoruz da. Ve herkesin dilinde tek bir soru:

Bu gençler hangi ara böyle bozuldu?

Belli bir zaman vermek mümkün değil. Fakat sebeplerden birini biliyorum: Öğretmenler!

İlkokul, ortaokul, lise ve kısmen üniversitede çok şanslıydık. Öğretmenler bizim için sıradan bir eğitimci değil yeri geldiğinde bir arkadaş ya da yeri geldiğinde bir ana baba idi. Dertlerimizle dertlenip geleceğimiz için endişe duyarlardı. Sevdiğimiz, ilerde seçeceğimiz meslekler hakkında oturup saatlerce konuşabilirdik. Onların hayatında tek önemli şey aile değildi. Ailenin yanında öğrencilerdi. Yürekleri o kadar büyüktü ki her öğrencinin sevgisi ayrı ayrı yer edinirdi içinde.

Sonra ne oldu?

O koca yürekli insanları birileri hedef almaya başladı.

Neden?

Nasıl?

Amaç?

Kimse bilmiyor. Ama herkes bu hedefe taş atmak için resmen sıraya girdi. Çok azı geride kaldı.

Evlat olsa sevilmez dediklerinizi öğretmenler bağrına bastı. Sizin evde tahammül edemeyip sürekli hakaret edip dövdüklerinizin gözyaşları öğretmenlerin yüreğine aktı. Çocuklarımızın parlak geleceği olsun diye gecenin karanlığında mesai yaptılar. Tuvaletleri yıkadılar, boya yaptılar, sınıfı ve okulu temizlediler, sizin görmediğiniz yoksullara destek olabilmek için çalmadık kapı bırakmadılar, sabahın köründe yollara dökülüp bilgi taşıdılar. Bunları sırf gösteriş olsun diye de yapmadılar.

Hiç şikâyet edeni gördünüz mü?

Size göre sürekli tatil yapıyorlar. İki aylık arada oturdukları yerden maaş alıyorlar. Maaşları zaten başlı başına olay.

Hal böyle olunca öğretmenler her fırsatta taşlandı. Hiçbir dahilleri olmadığı olaylarda bile yine suçlandılar. Misal son yapılan YKS! Sanmayın ki öğrenciler için üzülüyorlar. Onların amacı öğretmenlere çamur atmak. Sistem yıllardır aynı. Sınavların giriş çıkış saatleri belli. Sınavın kuralları da gizli değil. Öğretmenler sadece bunlara uyarak düzeni sağlamaya çalışan görevliler. Ama sanki sistemi onlar oluşturmuşlar gibi yok gencin bir yılı heba oldu, içeriye alınsaydı ne olacaktı? Ajitasyonlarıyla halkı yine öğretmenlere karşı dolduruşa getirmeye çalışıyorlar. Ve emin olun o öğrenciler içeriye alınsa bu defa; erken gidenlerin günahı ne, neden erken gelmiyorlar da sınıftakilerin dikkatlerini dağıtıyorlar, böyle sorumsuzluk mu olur? Diyerek öğretmenlere yüklenecek olanlar da aynı kişiler.

Öğretmenlerle kalkıp öğretmenlerle yatanlar şimdi mutlular mı? Onlar istedi diye okullar 26 haziranda kapanacak. Yazın seminerler, konferanslar, eğitimler yapılacak.

Fark ettiyseniz yıllardır öğretmenler bir yılın yorgunluğunu üstünden atamıyorlar. Sürekli belgelerle boğduruluyorlar. Haliyle çocuklarınıza ders dışında sadece üstün bir çabayla vakit ayırabiliyorlar.

Onlar da insan! Artık yetişemiyorlar. Bunca iş güç içinde boğulurken bile hedef alınıyorlar.

Neden?

İstediğiniz oldu işte. Öğretmenlik mesleğinin bir kutsallığı kalmadı. Onlar yine okulda üstlerine düşeni yapıyorlar ama dışarıya yetişemiyorlar. Çocuklar dışarıda sizlere emanet.

Peki, siz ne yapıyorsunuz?

Çocuklar ne zaman bozuldu demek yerine ben nerde hata yaptım diye özeleştiride bulunuyor musunuz? Yoksa her zamanki gibi suçu çocuklara atıp öğretmenlere yüklenerek ortadan sıvışıyor musunuz?

Küçükken herkes öğretmen olmak istiyordu. Şimdi ise polis, asker, çete liderleri, dizi karakterleri. Çünkü her şeyin ilk şahidi çocuklar.

Öğretmen dövülür koruyanı yok.

İftira atılır daha soruşturma başlamadan açığa alınır.

Onca yıl okumuş, emek vermiş ve bu kutsal mesleği yapmaya hak kazanmış biri gibi değil de okul idarelerinin kölesi gibi görülürler.

Her türlü harcamayı kendi ceplerinden yaparlar.

Linçe uğradıklarında, tatilleri ellerinden alındığında, hor görüldüklerinde onları savunmak yerine karşıyı desteklediniz.

Bunun gibi onlarca sorun yerine yine de maaşları ve tatilleri konuşulur. Haliyle artık öğrencilerin gözünde de saygı duyulacak kutsal bir meslek değil ücretli memurlar olarak görülürler. Öğretmenleri örnek olarak görmek yerine dizilerdeki mafya karakterlerini idol edinirler.

Şimdi bu çocukları dışarıdaki kötülüklere karşı kim koruyacak?

Emin olun bu sorunun cevabı siz değilsiniz. Zira sizler sadece yıkmaktan anlarsınız. Bu konuda da çok başarılısınız. Saygı duyulacak her şeyi ayaklar altına aldığınız için çocuklar da başka şeylere saygı duyup onlara tapıyor.

Ne zaman bozuldular bilmiyorum ama sizin yüzünüzden bu halde olduklarını biliyorum. Bu saatten sonra yıktığınız, viraneye çevirdiğiniz değerleri geri getiremezsiniz. Umarım bundan sonra çocuklarımızın geleceği için artık aklınızı başınıza alırsınız. Vesselam….

 

Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA