• Mardin25 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Batman24 °C
  • Şırnak23 °C
  • İstanbul21 °C

Mine KAPI / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

VEFASIZLIK

14 Temmuz 2026 Salı 23:23
 
 
 
 
 
Vefasızlık; sevgiye, dostluğa ve iyiliğe bağlı kalmamak, verilen sözleri tutmamak, yapılan iyiliklerin kıymetini bilmemek ve kadirşinas davranmamaktır. İyiliğini görmüş olduğu kişileri zor zamanlarında yalnız bırakmak, onları unutmak veya nankörlük etmek anlamına gelir.
Vefa, insanın en değerli erdemlerinden biridir. Bu erdemin yitirilmesi ise manevi bir çöküştür. Vefasızlık; bireyin kendisine uzatılan dost elini, zor günlerinde yanında olan insanları ve geçmişte gördüğü iyilikleri unutmasıdır. İnsan ilişkilerindeki güven bağını zedeler, ruhsal yalnızlığı derinleştirir.
Vefasız insanlar, menfaatlerini her şeyin önünde tutan, zor günlerde ortadan kaybolan ve kendilerine yapılan iyilikleri çabuk unutan kişilerdir. Empati duygusundan yoksundurlar; yalnızca kendi rahatlarını düşünür, sadakat konusunda tutarsız davranırlar.
Geçmişi çabuk unutur, zor zamanlarda ortadan kaybolur ve ilişkilerini çıkarları doğrultusunda sürdürürler. Sevgileri, dostlukları ve verdikleri sözler kalıcı değildir. Bağlılık duyguları zayıftır; insanlarla olan ilişkilerini samimiyetten ziyade menfaat üzerine kurarlar.
Vefasızlık, temelde bir karakter zaafı ve nankörlük olarak değerlendirilir. Bir zamanlar yakın oldukları, acılarını ve sevinçlerini paylaştıkları insanları arayıp sormaz, hâl ve hatırlarını merak etmezler.
Vefasızlık, insan ilişkilerini temelden sarsan ve dostluk bağlarını koparan en acı duygusal yaralardan biridir. Geçmişi hiçe saymak, verilen sözlerden dönmek ve en zor zamanında yanında olduğunuz insanların, en küçük bir çıkar çatışmasında sizi yalnız bırakması, güven duygusunu derinden yaralar. Kalıcı ve anlamlı ilişkiler kurabilmek için vefa duygusunu yaşatmak şarttır.
Günümüzde vefasızlık, giderek yaygınlaşan ve en çok şikâyet edilen toplumsal sorunlardan biri hâline gelmiştir.
Nefis taşıyan insanoğlunda, zaman zaman görmezden gelinebilecek küçük vefasızlıklara rastlamak mümkündür. Bu açıdan bakıldığında vefasızlığı iki aşamada değerlendirmek mümkündür.
Birinci aşama, yapılan iyiliğin karşılıksız bırakılmasıdır. Bu, vefasızlığın en hafif derecesidir. İkinci aşama ise yapılan iyiliğe kötülükle karşılık verilmesidir. İşte bu, vefasızlığın nankörlük boyutuna ulaşmış hâlidir.
Şair, kendisine yapılan iyiliğe nankörlükle karşılık verilmesini ne güzel ifade etmiştir: "Bir adam vardı; taş yağmuruna tutmuşlardı dört koldan. Başı da bağrı da açıktı. Bir tabanca verdim, kendini savunsun diye. İlk kurşunu bana sıktı."
Vefasızlıktan şikâyetçi olsak da, "Pireye kızıp yorgan yakmak", "Gâvura kızıp oruç bozmak" gibi yanlış davranışlara yönelme hakkımız yoktur.
Toplumda vefasızlık kendisine yer bulsa, hatta bazıları bunu adeta bir yaşam biçimi hâline getirse bile; iyiler iyilik yapmaya, vefalı insanlar da vefalı olmaya devam etmek zorundadır. Çünkü vefalı ile vefasızı birbirinden ayıran en önemli özellik işte budur.
Mine KAPI

 

Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA