- Mardin31 °C
- Diyarbakır26 °C
- Batman25 °C
- Şırnak27 °C
- İstanbul23 °C
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
Cizre Müftüsü Süleyman Baran'a vefa ve veda programı
Beytüşşebap'ta suya düşerek kaybolan genci arama çalışmaları 3'üncü gününde sürüyor
Filistin'i 630 maddede ele alan sözlüğe Siirt Üniversitesinden katkı
Batman'dan LGS'de çifte Türkiye birinciliği
Batman-Diyarbakır kara yolundaki çalışmalar bir türlü tamamlanamıyor
Batman'da 50 yıl sonra görülen dağ keçisi koruma altına alındı
Sera üreticileri salatalık hasadından memnun
Cizre'de 1. esnaf-oda buluşması gerçekleştirildi
KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL TAKLA ATTI, 1 YARALI
Ay: Amacımız gençleri yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, aynı zamanda üreten bireyler haline getirmek
Şırnak'ta buğday ve arpa hasadı başladı: Çiftçiler yoğun mesai harcıyor
Mardin’de bir evde bulunan sülün yetkililere teslim edildi
- 19:03 - VEFAT - Mehmet Ali Sağlam
- 17:05 - AİLESİNE VEFA ZİYARETİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 16:01 - 15 TEMMUZ GAZİSİ HALİT AY VE AİLESİNE ANLAMLI ZİYARET
- 15:16 - 15 TEMMUZ KAHRAMANLARI MİDYAT'TA DUALARLA ANILDI
- 13:17 - VEFAT - Seve Uluğ
- 09:19 - Mardin’de Şehit Aileleri ve Gaziler Onuruna Anlamlı Buluşma
- 23:43 - Mardinli çocuklardan Gazze'ye yardım ve boykot çağrısı
- 23:41 - Teknoloji kuşağında bel ve boyun ağrısı alarmı: Gençler de risk altında
- 23:39 - Batman'da Gönüllü pirincinin geleceği için saha çalışmaları sürüyor
- 23:38 - Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
- 23:37 - Belediye Başkanı Özhan, çocuklara eğitimin ve okumanın önemini anlattı
- 22:44 - Batman'da 6 ayda 33 bin 521 motosiklet denetlendi
- 21:27 - MİDYAT'TA LGS ŞAMPİYONLARI KAYMAKAM MEHMET KAYA'NIN KONUĞU OLDU
- 21:23 - VEFAT • Halime Acar
- 20:29 - Başkan Hatip Çelik, Mardin İş Dünyasının Taleplerini Ankara'da Dile Getirdi
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


Var Olmak ve Yar Olmak
Var olmak, hayatın bize verilmiş yönünü temsil eder; yar olmak ise, bizim hayata verdiğimiz cevaptır. Birincisi yaratılışın armağanıdır; ikincisi, o armağana duyulan minnettarlığın eylemidir.
Var Olmak ve Yar Olmak
Var olmak (Varlık), kendini bilmektir. İnsanın kendi mevcudiyetini fark etmesi, bilincinin “ben” merkezli boyutudur. Bu bilinç, yaşamı idrak etmenin ve kendini tanımanın temelidir. Ancak yalnızca var olmak, insanı anlamın kıyısında bırakır; çünkü bu bilinç daha çok bireyseldir, sınır çizer.
Yar olmak (Yarlık) ise, sevgide kaybolarak hakikati bilmektir. Sevgiyle bütünleşen, “ben”i “biz”e dönüştüren bilinç hâlidir. Bu bilinçte insan, ötekiyle bağ kurar; paylaşarak, merhametle ve şefkatle var olur. Yarlık, varlığın amacını tamamlayan ilahi bir farkındalıktır. Benlikten birliğe geçiştir.
İnsanın varoluş serüveni, bu iki çağrının yankısıyla şekillenir: Var Olmak ve Yar Olmak. Var olmak, hayatın bize verilmiş yönünü temsil eder; yar olmak ise, bizim hayata verdiğimiz cevaptır. Birincisi yaratılışın armağanıdır; ikincisi, o armağana duyulan minnettarlığın eylemidir.
Süryani bilgeliğinde insan, yalnızca et ve kemikten ibaret bir canlı değil; Tanrısal Nefes’in taşıyıcısıdır.
Bu nedenle Mor Efrem (306-373) şöyle der: “Sevgi, Tanrı’nın doğasıdır; insan o doğadan pay aldığı ölçüde Tanrı’ya yaklaşır.”
Bu söz, insanın varlığının özünde sevginin bulunduğunu hatırlatır. Varlık, Tanrı’nın ışığında anlam bulur; fakat bu anlam, yar olmadan görünür hâle gelmez. Çünkü sevgi, ancak paylaşıldığında hakikatini açığa çıkarır.
Ne var ki, varlık bilinci - yani “ben varım” farkındalığı - bazen insanı merkeze alarak ayrıştırabilir. Bu bilinç, bireysel farkındalığın temeli olsa da, eğer sevgiyle yoğrulmazsa benmerkezci bir hâle dönüşebilir. Kendi varlığını ve çıkarını koruma içgüdüsüyle hareket eden insan, bu noktada “öteki”ni unutur; sınır çizer, ayırır, kıyaslar.
Ve bu durum, hem zihinsel hem de ruhsal bir daralma yaratır. İnsanı sıkıntılara sürükler. Oysa yarlık bilinci, “ben” ile “sen”arasındaki ince çizgiyi eriterek birleştirici bir farkındalığa dönüşür. Çünkü yar olmak, bencilliğe yer bırakmaz. Yarlık bilinci, ayrıştırmak yerine bütünleştirir; çatışma değil, sinerjiüretir. Bu bilinçte “ben” değil, “biz” vardır. Sevgi, kişisel çıkarın yerine ortak varoluşun coşkusunu koyar. Ve bu coşku, insanın iç dünyasında yeni ufuklar açar; bambaşka dünyalara kapı aralar.
Süryani bilgeliğinde bu hâl, “HNONO ܚܢܢܐ” - yani sevecenlik, merhametli sevgi kavramıyla tanımlanır. Bu sevgi, yalnızca duygusal değil, ruhsal bir bilgeliktir.
Suruçlu Mor Yakup’un (451-521) sözleriyle: “Tanrı’yı bilmek, sevgiyi bilmekten geçer. Çünkü sevgi, bilgeliğin gözüdür.”
Bu nedenle, var olmak bilgiyle ilgilidir; ama yar olmak bilgelikle. Bilgi, insanı dünyada güçlü kılar; bilgelik, onu değerli.
Varlık, nefesin varlığıdır; yarlık, o nefesin yönüdür. Varlık, köktür; yarlık, meyve. Varlık, maddi boyuta aittir; yarlık, manevi boyuta. Varlık, dünyayı görür; yarlık, Tanrı’yı hisseder. İnsan, var olmakla sınanır; ama yar olmakla tamamlanır.
Bir insan yalnızca “var” olabilir; ama o zaman hayat yalnızca bir süreçtir. Yar olmayı seçtiğinde ise, hayat bir anlam kazanır. Çünkü sevgi, yaşamın özünü ruhla birleştiren ilahi bağdır.
Mor Efrem’in (3036-373) dediği gibi: “Sevgi, iki ruhu tek bir ışıkta buluşturan sırdır.”
Varlığını ahlakla, anlamla ve sorumlulukla taçlandıran insan, sadece yaşamaz; yaşatır. Kendini varlığın dar sınırlarından kurtarır, sevginin geniş ufkuna taşır. Çünkü varlık zamanın içinde tükenir, ama yarlık ruhun derinliklerinde kök salar.
Ve günün sonunda insana “Var oldun mu?” diye değil, “Yar oldun mu?” diye sorulacaktır. Zira esas mesele var olmaya gayret edince, yar olmayı unutmamaktır.
Yusuf Beğtaş
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA


















