- Mardin10 °C
- Diyarbakır6 °C
- Batman9 °C
- Şırnak7 °C
- İstanbul2 °C
Çatılar çöktü, ürünler zarar gördü: Buğday pazarı esnafından destek çağrısı
Şanlıurfa’da kaçakçılık ve organize suçlara 2025’te 1276 operasyon
Dr. Zahit Taş uyardı: Enfeksiyonlara karşı en güçlü kalkan el hijyeni ve aşı
Şiddetli kar ve don Batman tarımını vurdu: Tonlarca sebze zarar gördü
Batman'da ekmek tarifesi değişti, denetimler başlatıldı
Batman Sürücü Akademisi, her gün yüzlerce sürücü adayını ağırlıyor
Deneyap atölyesinde geleceğin mucitleri yetişiyor
Batman'da okullarda Pardus ETAP 23'e geçiş başladı
Batman Cezeri BİLSEM'den Türkiye birinciliği
Bağımlılıkla mücadelede Batman modeli masaya yatırıldı
Şanlıurfa Valisi Şıldak "umuda kapı açanları" evlerinde ziyaret etti
BESO Başkanı Çiftçi: Kazanan esnaf olsun, kazanan Batman olsun!
BESO'dan esnafa indirimli araç teslimi yapıldı
Batman'da kapanan köy yolları yeniden ulaşıma açıldı
Batman'da kadınlara yönelik el sanatları kursları devam ediyor
- 15:20 - MİDYAT'IN GRURU!
- 15:18 - VEFAT - Çiğdem Akyüz
- 14:22 - Mardin ÖNDER’den Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Anlamlı Ziyaret
- 11:23 - MİDYAT’TA BAYAN GASİL SORUNU DEVAM EDİYOR!
- 22:35 - VEFAT - Esra Uygur
- 00:36 - 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Programına Yapıldı
- 00:11 - BAŞKAN AZİZOĞLUNDAN GAZETECİLER GÜNÜ ZİYARETİ
- 00:05 - MİGKAD BAŞKANI VATFA KUTLU’DAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJI
- 00:05 - Başkan Veysi Şahin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.
- 00:01 - Mardin Vali Tuncay Akkoyun’dan Gazeteciler Günü Programı Düzenlendi
- 23:58 - Mardin Dernekler Federasyonudan Açıklama
- 18:25 - VEFAT - Kafiye Yıldız
- 10:12 - Siirt fıstığında taban gübresi zamanı: Uzmanlardan üreticilere uyarı
- 10:10 - Siirt’te sağlık çalışanlarına verem farkındalık eğitimi
- 10:06 - Eğitimde Fırsat Eşitliğine Anlamlı Dokunuş
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


Var Olmak ve Yar Olmak
Var olmak, hayatın bize verilmiş yönünü temsil eder; yar olmak ise, bizim hayata verdiğimiz cevaptır. Birincisi yaratılışın armağanıdır; ikincisi, o armağana duyulan minnettarlığın eylemidir.
Var Olmak ve Yar Olmak
Var olmak (Varlık), kendini bilmektir. İnsanın kendi mevcudiyetini fark etmesi, bilincinin “ben” merkezli boyutudur. Bu bilinç, yaşamı idrak etmenin ve kendini tanımanın temelidir. Ancak yalnızca var olmak, insanı anlamın kıyısında bırakır; çünkü bu bilinç daha çok bireyseldir, sınır çizer.
Yar olmak (Yarlık) ise, sevgide kaybolarak hakikati bilmektir. Sevgiyle bütünleşen, “ben”i “biz”e dönüştüren bilinç hâlidir. Bu bilinçte insan, ötekiyle bağ kurar; paylaşarak, merhametle ve şefkatle var olur. Yarlık, varlığın amacını tamamlayan ilahi bir farkındalıktır. Benlikten birliğe geçiştir.
İnsanın varoluş serüveni, bu iki çağrının yankısıyla şekillenir: Var Olmak ve Yar Olmak. Var olmak, hayatın bize verilmiş yönünü temsil eder; yar olmak ise, bizim hayata verdiğimiz cevaptır. Birincisi yaratılışın armağanıdır; ikincisi, o armağana duyulan minnettarlığın eylemidir.
Süryani bilgeliğinde insan, yalnızca et ve kemikten ibaret bir canlı değil; Tanrısal Nefes’in taşıyıcısıdır.
Bu nedenle Mor Efrem (306-373) şöyle der: “Sevgi, Tanrı’nın doğasıdır; insan o doğadan pay aldığı ölçüde Tanrı’ya yaklaşır.”
Bu söz, insanın varlığının özünde sevginin bulunduğunu hatırlatır. Varlık, Tanrı’nın ışığında anlam bulur; fakat bu anlam, yar olmadan görünür hâle gelmez. Çünkü sevgi, ancak paylaşıldığında hakikatini açığa çıkarır.
Ne var ki, varlık bilinci - yani “ben varım” farkındalığı - bazen insanı merkeze alarak ayrıştırabilir. Bu bilinç, bireysel farkındalığın temeli olsa da, eğer sevgiyle yoğrulmazsa benmerkezci bir hâle dönüşebilir. Kendi varlığını ve çıkarını koruma içgüdüsüyle hareket eden insan, bu noktada “öteki”ni unutur; sınır çizer, ayırır, kıyaslar.
Ve bu durum, hem zihinsel hem de ruhsal bir daralma yaratır. İnsanı sıkıntılara sürükler. Oysa yarlık bilinci, “ben” ile “sen”arasındaki ince çizgiyi eriterek birleştirici bir farkındalığa dönüşür. Çünkü yar olmak, bencilliğe yer bırakmaz. Yarlık bilinci, ayrıştırmak yerine bütünleştirir; çatışma değil, sinerjiüretir. Bu bilinçte “ben” değil, “biz” vardır. Sevgi, kişisel çıkarın yerine ortak varoluşun coşkusunu koyar. Ve bu coşku, insanın iç dünyasında yeni ufuklar açar; bambaşka dünyalara kapı aralar.
Süryani bilgeliğinde bu hâl, “HNONO ܚܢܢܐ” - yani sevecenlik, merhametli sevgi kavramıyla tanımlanır. Bu sevgi, yalnızca duygusal değil, ruhsal bir bilgeliktir.
Suruçlu Mor Yakup’un (451-521) sözleriyle: “Tanrı’yı bilmek, sevgiyi bilmekten geçer. Çünkü sevgi, bilgeliğin gözüdür.”
Bu nedenle, var olmak bilgiyle ilgilidir; ama yar olmak bilgelikle. Bilgi, insanı dünyada güçlü kılar; bilgelik, onu değerli.
Varlık, nefesin varlığıdır; yarlık, o nefesin yönüdür. Varlık, köktür; yarlık, meyve. Varlık, maddi boyuta aittir; yarlık, manevi boyuta. Varlık, dünyayı görür; yarlık, Tanrı’yı hisseder. İnsan, var olmakla sınanır; ama yar olmakla tamamlanır.
Bir insan yalnızca “var” olabilir; ama o zaman hayat yalnızca bir süreçtir. Yar olmayı seçtiğinde ise, hayat bir anlam kazanır. Çünkü sevgi, yaşamın özünü ruhla birleştiren ilahi bağdır.
Mor Efrem’in (3036-373) dediği gibi: “Sevgi, iki ruhu tek bir ışıkta buluşturan sırdır.”
Varlığını ahlakla, anlamla ve sorumlulukla taçlandıran insan, sadece yaşamaz; yaşatır. Kendini varlığın dar sınırlarından kurtarır, sevginin geniş ufkuna taşır. Çünkü varlık zamanın içinde tükenir, ama yarlık ruhun derinliklerinde kök salar.
Ve günün sonunda insana “Var oldun mu?” diye değil, “Yar oldun mu?” diye sorulacaktır. Zira esas mesele var olmaya gayret edince, yar olmayı unutmamaktır.
Yusuf Beğtaş
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA

















