• Mardin10 °C
  • Diyarbakır6 °C
  • Batman9 °C
  • Şırnak7 °C
  • İstanbul2 °C

Yusuf BEĞTAŞ / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnsani Benlik ve Rasyonel Güç (Nafşo d-Barnoşo u Haylo Mlilo)

27 Aralık 2025 Cumartesi 13:03

 

 

 

İnsanın kendi benliğinin (nafşo) efendisi olması, hem bireysel hem de

toplumsal yaşamın sağlığı ve esenliği açısından zorunludur. Bu temel mesele,

kadim düşünürlerden günümüze dek süregelmiştir. Platon’un "Nefsinin

öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol" sözü de bu zorunluluğa işaret eder.

Süryaniceye dayanan ve Arapçadaki nefs/nefis kavramının kökenini oluşturan

nafşo, insan varoluşunun katmanlarını açıklar. Süryanicede ܚܰܫ̈ܐ ܢܰܦܫ̈ܳܢܳܝܐ (haşe

nafşonoye) ifadesi, tam olarak nefsani tutkular anlamına gelir.

Benliğin Üç Gücü

Literatürde Abulfarac adıyla ünlenen Mor Grigorius Yuhanun Barebroyo (MS

1226-1286), Süryanice eseri Hevath Hekemtho / Bilgelik Kaymağı'nda benliği

üçe ayırarak bu katmanları şöyle tanımlar:

1. Rasyonel Güç (Ruhani Benlik): İnsanın var olanları öğrenmesini sağlayan

ve düşünsel süreçleri yöneten benliktir. Erdemlerin ana kaynağı ve

bilgelikle doğrudan bağlantılıdır.

2. Öfkeli Güç (Hayvani Benlik): Sıkıntılara katlanma, zorluklarla başa çıkma

gücünü verir. Ancak bu benlik aynı zamanda zaferi, saygıyı ve boş övgüyü

aşırı arzular. Bu katlanma gücü, aslında bir üstün gelme ve meydan

okuma güdüsünden beslenir.

3. Şehvani Güç (Yabani Benlik): İnsanı eğlenceye, zevke, lükse, yeme-

içmeye ve cinselliğe yönelten arzuların kaynağıdır.

 

Barebroyo’ya göre, insani erdemlerin sayısı da bu güçlere göre şekillenir.

Bunlardan biri güçlenince, diğerleri zayıflar; yani benlik içindeki denge, erdemli

yaşamın anahtarıdır.

İkilik ve Ruhun Perdelenmesi

Nefs, insanın içindeki ikilikte, genellikle olumsuz anlam taşıyan ego

anlamındadır. Bu negatif yönüyle nefis, insanın içindeki günahı ve kötülüğü

temsil eder; insanı kötülüğe iter, onu hapseder ve kirletir. Utanca boğar ve

insan ile Yaratıcı arasında bir perde oluşturur.

Bu bağlamda nefsani arzuları dizginlemek büyük önem taşır. Çünkü egoya

sinmiş gizli ve düzensiz eğilimler, yaşamda var olan doğal döngüyü bozarak

düzeni düzensizleştirmektedir. Bütün mesele, o gizli eğilimlerin farkına

varmaktır. Bu farkındalık içinde onları törpülemek, hatta imkân varsa yaşamdan

kesip atmaktır. Zira yaşamı perdeleyen gerçek ilahi enerji ancak bu engeller

kalktığında ortaya çıkar; hayatı ısıtır ve kuşatır.

Öte yandan, can anlamına gelen nefis ise yaşayış, dirideki kudret, kuvvet ve

hayat cevheri anlamlarına gelir. Yaşam tözü olarak, yaşayan varlıkların

yaşamasını sağladığına inanılan madde dışı varlıktır.

Ruh: Yaratıcıyla Bağlantı ve İçsel Pusula

Süryani kültürüne göre ruh, ilahi bağlantının gücünü ifade eder. Esas amacı,

insanın yüreğini hakikatin tohumlarını büyüten verimli bir tarlaya

dönüştürmektir. Ruh, içsel bir pusula gibidir; insanı dıştan içe değil, içten dışa

doğru yönlendiren rehberdir.

 

Ruh, aynı zamanda bir yaşam prizi gibidir. Yaratıcıyla doğrudan bağlantı

kurabilmesi için fişin prize takılı olması gerekir. Fiş takılı olduğu sürece ruh her

daim üretkendir, doğurgandır ve bütün üretkenliklerin ana kaynağıdır.

Ancak maddi ve dogmatik yaklaşımlar nedeniyle ruh, küçümsenmekte ve hor

görülmektedir. Dogmatik yaklaşımlar ve nefsani arzular, ilahi hakikatlerin insana

ulaşmasını engeller. Bu durum, içteki ve dıştaki dengeyi, birliği ve uyumu

sağlamayı zorlaştırır.

Ruh ve Bedenin Yönetimi

Ruhun, bedeni yönetme gücü ve bu ilişkinin varoluşsal önemi, kadim

düşünürlerin de temel meselesi olmuştur. Bu hususta Menbeçli Mor Filüksinos

(+ 523) şöyle der: ‘‘Ruh, bedeni yönetince, bedenin bütün tepkisi sağlıklı ve

istikrarlı tepkilere dönüşür. İnsanoğluna yaraşan bir istikrara kavuşur.

Bedenin iradesi ruhu yönetecek olsa, o zaman da hayvanî/nefsanî

usuller/tepkiler devreye girer… Bedenin düşüncesine kenetlenen bir ruh,

bedeni yönetemez hâle gelir, kendisini de göremez. Kendini bile görmeyen

körler gibi, her görünüşten yoksun kalır. Günahın tutkularıyla körleşen ruh da

öyledir. Ne kendini, ne de kendinden öte şeyleri görebilir."

 

Bu yazı toplam 846 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA