

Diyarbakır'da belediyeden tepki çeken yıkım: İddialar vahim!
Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesi 509 sokakta Mehmet Can Demir'e ait çay bahçesi, 22 kasım Cuma günü saat 02.00'de belediye ekipleri tarafından iş makinalarıyla yıkıldı, hayvan barınaklarına zarar verildi, kişisel araçlarında maddi hasar oluştu.
İşyeri sahibi Mehmet Can Demir'in iddialarına göre 2003'te satın aldığı ve mahkemece yapılan keşiflerle tapusu tescillenen işyeri alanı için Kayapınar Belediyesi 2023 yılında yıkım kararı çıkardı. Karara itiraz eden İşyeri sahibi Demir, konuyu mahkemeye taşıdı. İdare Mahkemesine açılan davanın belediye aleyhine sonuçlanmasına yapılan itirazla dava, Bölge İdare Mahkemesine taşındı. Bölge İdare Mahkemesinde de dava itiraz yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verilmesiyle sonuçlandı.
Hukuki sürecin sürekli belediye aleyhine sonuçlandığı mahkeme kararını hiçe sayan Kayapınar Belediyesi, 22 Kasım Cuma günü saat 02.00'de iş makinalarıyla işyeri sahibine haber vermeksizin kolluk kuvvetleri gözetiminde yıkım gerçekleştirdi.
Yıkım esnasında çevredeki güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde zabıta ekipleri işyerinden aldıkları televizyon cihazını kucaklayarak araçlarına götürdüğü, olaya tepki gösteren esnafın üzerine yürüdüğü dikkat çekti.

Mehmet Can Demir
"Mahkeme lehimize karar verdi"
Söz konusu işyerinin satın alınması, yıkım kararıyla ilgili başlatılan hukuki süreç, yıkımın gerçekleştirilmesiyle oluşan mağduriyetini aktaran Mehmet Can Demir, belediyenin gerçekleştirdiği yıkımla mahkeme kararını hiçe saydığını, tüm yapılanların hukuksuz olduğunu ve yaklaşık 20 milyon TL zararını olduğunu söyledi.
Satın alma ve yıkım kararıyla ilgili başlattığı hukuki süreçten söz eden Demir, "Ben burayı 2003'de 6 kişilik şahit huzurunda Hacı Mehmet Ekinci'den satın aldım. Tapusunu alamamışken Hacı Mehmet Ekinci'nin vefatı üzerine tapu tescil davası açtık. Keşif geldi. Keşife ilişkin lehimize verilen kararlarımız var. Belediye 2023'te buraya yıkma kararı aldı. Belediyenin yıkım karına binaen İdare Mahkemesine dava açtık. Mahkeme lehimize karar verdi. Belediyenin mahkeme kararına itirazı sonrası dava Bölge İdare Mahkemesine gitti. Mahkemeden de 'Belediye itiraz yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir' şeklinde de kararımız var." dedi.

"Buraları yıkmış, Kur'an-ı Kerim'leri yerlere atmış, televizyonu aleni şekilde çalıp götürmüşler"
Gerçekleştirilen yıkımın hukuksuz olduğunun altını çizen Demir, "Belediye perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 02.00'de hukuksuz bir şekilde, tarafımıza tebliğ edilmeden mahkeme kararını hiçe sayarak gelip yıkmışlar. Şu an 20 milyon zararım var. Burada erkek ve bayan mescidleri, WC'ler, abdest yerleri yapmıştık. İnsanlar gelip abdest alıyor, namaz kılıyor, tuvaletleri kullanıyor, şehir dışından gelen hasta yakınları bu mescitlerde kalıyordu. Bunlar buraları yıkmış, Kur'an-ı Kerim'leri yerlere atmış, televizyonu aleni şekilde çalıp götürmüşler. Bu şekilde hem bizi hem hasta yakınlarını mağdur ettiler. Güvenlik kamerası görüntülerinde iki zabıtanın televizyonu aralarına alıp zabıta minibüslerine attıkları bellidir. Kimliği olan değerli güvercinleri çalıp götürmüşler. Burada nöbetçi olan bir esnafın tepkisi üzerine şahsı tehdit ediyor, kayıt altına aldığı görüntüleri siliyorlar." ifadelerini kullandı.
Mahkeme kararına rağmen gerçekleştirilen yıkımla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Demir, "Konuya ilişkin Sulh Hukuk Hakimliğine dava açtık, Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Bunlar hem malımızı çalmış hem hukuksuz şekilde bu yıkımı gerçekleştirdiklerinden görevi kötüye kullanmak hem de malımızı tahrip etmekten dava açtık. Bunların bizlere karşı garezleri mi var? Bilemiyoruz." şeklinde konuştu.

Hakan Yıldırım
"‘Hırsızlık yapıyorsunuz’ dedim, 20 zabıta memuru üzerime çullandı"
O gece yaşanan yıkımın görgü tanıklarından esnaf Hakan Yıldırım ise şunları söyledi:
"Malzeme gelecekti diye geç saatlere kadar burada kaldım. Önce bir polis aracı, ardından peş peşe iki iş makinesi geldi. Ne olduğunu merak edip yanlarına gidince bir kalabalık gördüm. Belediye personelinin elinde bir televizyonu minibüse taşıdığını fark ettim, videosunu da çekmiştim. Büyükşehir ve Kayapınar Belediyesi’ne 'Hırsızlık yapıyorsunuz' dedim; çünkü gözümle gördüm, birçok hayvanı da götürdüler. Buraya yeni gelmiş biri olarak iş yeri sahibini bile tanımıyorum. Bir telefonla yanında çalıştığım iş yeri sahibini ararken diğer telefonumla da video çekmeye çalışıyordum. O sırada yaklaşık 20 zabıta memuru üzerime çullandı. 'Videoyu sileceksin' dediler. 'Yasak mı?' diye sormama rağmen zorla video ve fotoğrafları sildirdiler.
"Mescidi yıktılar. İçeride Kur’an-ı Kerim olduğunu söyledim, ama dinlemediler"
Yıldırım, "Mescidi yıktılar. İçeride Kur’an-ı Kerim olduğunu söyledim, ama dinlemediler. Tanımadığım bir iş yerinin sahibi için ben ağladım. Mahkeme kararı olduğunu bilseydim, beni öldürseler bırakmazdım o mescidi yıkmalarına. Mescidi nasıl yıkarsınız? Dedemin ölümünde bile bu kadar ağlamadım. Burasını polis gözetiminde yıktılar. Zabıta önce gizlice içeri girip değerli ne varsa topladı. 'Çalmadık, sahiplerine teslim edeceğiz' dediler. Bu yaptıkları açıkça hukuksuzluktur, kanunsuzluktur. Beni de tehdit ettiler, dükkânımı sordular. Diyarbakır halkı bilsin: Bugün buraya geldiler, yarın bir gün benim dükkânıma da gelirler." dedi. (İLKHA)
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA

































