- Mardin29 °C
- Diyarbakır29 °C
- Batman32 °C
- Şırnak29 °C
- İstanbul25 °C
Geriİleri
Mardin’de yanlışlıkla kendini silahla vuran genç hayatını kaybetti
Batman'da Kız Kur'an Kursu ve Hafızlık Merkezi yapılıyor
16 Milyon Tl’lik Malzeme Ele Geçirildi
Araçta fenalaşıp hayatını kaybeden çocuk defnedildi
Ilısu Barajı'nda yaklaşık 50 yaban domuzu karşı kıyıya yüzerek geçti
Siirt'te açık kalp ameliyatları için geri sayım başladı
HÜDA PAR Şırnak il başkanı Yalçın: Kuşkonar Köyü sakinleri, köylerine dönmek istiyor
Batman Üniversitesinin 2026 YKS kontenjanı 2 bin 737'ye yükseldi
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Batman'da yerli tıbbi cihaz üreten fabrikayı ziyaret etti
Basın Bayramı'nda gazeteciler Gercüş'te buluştu
Şırnak'ta tanker şarampole yuvarlandı: Sürücü yaralandı
Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
- 05:05 - VEFAT • Beniye AKAY
- 23:07 - Midyat Eğitim Bir-Sen’den Yeni Görevlendirilen Okul Yöneticilerine Hayırlı Olsun Ziyareti
- 22:34 - Prof. Dr. Dursun: Kitap okumak bizi olgunlaştırır, bizi biz yapar
- 22:29 - Mardin’de yanlışlıkla kendini silahla vuran genç hayatını kaybetti
- 20:11 - Türkiye 85’incisi Yasin Türen’e Midyat’tan Gurur Ziyareti
- 11:35 - KAYMAKAM MEHMET KAYA’DAN HANE ZİYARETLERİ
- 08:47 - Kızıltepe’de Asfalt ve Yol Düzenleme Çalışmalarını Sürdürüyor
- 22:59 - MİDYAT DEVLET HASTANESİ’NDE ANNE ADAYLARINA YÖNELİK EĞİTİM DÜZENLENDİ
- 22:28 - VEFAT • Cemile Kaya
- 20:39 - VEFAT • Cüneyt Akıncı'nın Kızı Elif Akıncı
- 22:57 - VEFAT • Mehmet Selim Acar
- 22:43 - VEFAT • Gurbet Akman
- 20:58 - VEFAT • Aklima Akıncı
- 20:44 - VEFAT - Fehmi Keleş,
- 23:04 - VEFAT - Reşit Acar’ın oğlu
24 Ağustos 2026 Pazartesi
Mecit Akgül / Yazar


Cıncır
25 Mart 2026 Çarşamba 02:09
midyathabur@gmail.com
Sabahın erken saatleriydi. Veteriner, önce Cıncır’ın küçük bedenini narkozla uyuşturdu. Ardından, onu sonsuz bir uykuya uğurlayacak ilacı verdi. Her şey çok sessiz, çok sakindi. Sanki dünya o an durdu. Yanımda götürdüğüm beze sardılar onu, sonra da bir poşete koydular. Ben ise, elimde kafesiyle, boş bir tabut taşıyormuş gibi eve döndüm.
Eve girince anladım… Bir can eksilmişti artık.
Oysa daha yedi ay önceydi. Bahçemizde, bir köşede annesi üç yavru dünyaya getirmişti. Küçücük, gözleri yeni açılan üç hayat… Eşim Leyla hemen isimlerini koymuştu: Benekli, Memo ve Cıncır.
Daha yürümeyi yeni öğrenmişlerdi ki, penceremizin önündeki küçük kedi evine taşındılar. Biz de annelerine destek olmak için onlara süt verdik. Günler geçtikçe güçlendiler, bahçede koştular, birbirleriyle oynadılar.
Bir gün içlerinden biri, kaplan desenli olan, açık pencereden içeri atladı. Çekingen ama meraklıydı. Evi dolaştı, koltuklara çıktı. Sonra bir anda, annesinin kucağına atlar gibi Leyla’nın kucağına zıpladı. Ve uyudu.
Leyla o an hiç kıpırdamadı. Sanki kucağında bir bebek vardı. Onu uyandırmaya kıyamadı. Saçını okşar gibi tüylerini okşadı, üzerindeki küçük ot parçalarını temizledi.
İşte o gündü… Cıncır bizim oldu.
Sonraki günlerde kardeşleriyle birlikte eve alıştılar. Geceleri yanımızda uyudular, gündüzleri bahçede oynadılar. Evin yaşlı kedisi Albino bile onları kabullendi. Ama içlerinde en düşkünü Cıncır’dı. Ne zaman içeri girmek istese camı tırmalar, içeri girer girmez Leyla’nın kucağına koşardı. Orası onun eviydi artık.
Onun sevgisi bambaşkaydı. İçten, hesapsız, tertemizdi. Biz de onu aynı şekilde sevdik. Çünkü insan, kendisine böylesine saf bir sevgi sunan bir canlıya kayıtsız kalamazdı.
Zaman geçti. Bir gün Cıncır hapşırmaya başladı.
Önce önemsemedik. Mahallede hayvanlara bakan birine götürdük, ilaç verdiler. Ama geçmedi. Sonra veterinere götürdük. Veteriner, onu uyutmayı önerdi.
Kabul etmedik.
“Bizimle bu kadar güzel yaşamış bir canı hemen terk edemeyiz,” dedi Leyla. “Ne kadar yaşayabiliyorsa, o kadar yaşayacak.”
Bir ay boyunca ona bir hasta gibi baktık. Gün geçtikçe zayıfladı. Son günlerde arka ayakları tutmaz oldu. Yürürken düşüyordu. Leyla onu kucağına alıp bahçeye götürüyor, geri getiriyordu.
Ama en acısı şuydu… O haliyle bile tuvaletini yaptıktan sonra üstünü örtmeye çalışıyordu. Sanki onurunu korur gibi. Kediler, her şeyden vazgeçerdi belki… ama temizliğinden asla.
Son gece sabaha kadar miyavladı. O sesi unutmak mümkün değil. İçinde bir acı vardı, tarif edilemeyen.
Sabah yeğenim onu veterinere götürdü.
Ve bir daha geri dönmedi.
Şimdi ev sessiz. Yorganın üstünde bir boşluk var. Leyla’nın kucağı artık beklenmiyor. Camı tırmalayan yok.
Evimizden bir can eksildi.
Bir sessizlik yerleşti içimize.
Ve biz…
Cıncır’ın yasını tutuyoruz.
Bu yazı toplam 2505 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
ÜMİDİ KESMEMEK...Mine KAPI
YOKSULLUĞUN EN SESSİZ HÂLİ: BİR ÇİFT AYAKKABIMahabat İskenderoğlu
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
KERPİÇNeşe ÜNAL
Gaziantep’te Teknoloji, Edebiyat ve Bir Onur DavetiHalil EL
Saf Bilinç ve Sinsi BilinçYusuf BEĞTAŞ
BİR ELMANIN İKİ YARISISadullah GÜNEŞ
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






