- Mardin12 °C
- Diyarbakır9 °C
- Batman10 °C
- Şırnak9 °C
- İstanbul12 °C
Unlu mamul ve hazır yemek çalışanlarına hijyen eğitimi
Batman'da okul çevrelerinde Narkoalan uygulaması
Cizre'de asfalt yüklü tanker devrildi: Bir yaralı
Batman'da yetişkinler için Kur'an'ı Kerim kursu
Eğitim-öğretim yılı ikinci dönem tedbirler toplantısı gerçekleştirildi
Batman, Genel Tarım Sayımı'nda Türkiye birincisi oldu
Umut Kervanı’ndan Berat Kandili'nde ihtiyaç sahiplerine erzak desteği
İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu ilk toplantısını yaptı
Çatılar çöktü, ürünler zarar gördü: Buğday pazarı esnafından destek çağrısı
Şanlıurfa’da kaçakçılık ve organize suçlara 2025’te 1276 operasyon
Dr. Zahit Taş uyardı: Enfeksiyonlara karşı en güçlü kalkan el hijyeni ve aşı
Şiddetli kar ve don Batman tarımını vurdu: Tonlarca sebze zarar gördü
Batman'da ekmek tarifesi değişti, denetimler başlatıldı
Batman Sürücü Akademisi, her gün yüzlerce sürücü adayını ağırlıyor
Deneyap atölyesinde geleceğin mucitleri yetişiyor
- 20:23 - Kaymakam Kaya’dan Mağdur Üreticiye Anlamlı Destek
- 20:16 - Midyat’ta Çocukların Korunmasına Yönelik Önemli Çalıştay Gerçekleştirildi
- 20:11 - Mardin’de Okul Servis Sürücülerine "Güvenli Gelecek" Eğitimi
- 16:19 - VEFAT - Ayşe Ercan
- 14:21 - MARSU, 37 Yıllık Ayaklı Su Deposunun Yerine Yenisini İnşa Etti
- 14:13 - Mardin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü toplantı düzenlendi.
- 10:27 - VEFAT • Haci Hazni DOĞANAY
- 00:12 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 21:17 - VEFAT - Fahreddin Akay
- 21:14 - EMITT 2026’da Midyat Rüzgârı Esti: Kültür, Tarih ve Misafirperverlik İstanbul’da Buluştu
- 20:04 - Unlu mamul ve hazır yemek çalışanlarına hijyen eğitimi
- 20:04 - Kavan: Epstein belgelerinin tümü yayımlanırsa birçok ülkede liderlere karşı ayaklanmalar olur
- 20:02 - Batman’da 185 kişilik işgücü uyum programı için kura çekimi yapıldı
- 20:01 - Batman'da kuyumcuda silahlı soygun: 2 şüpheli gözaltında, 1 firari
- 19:25 - Cumhuriyet Okulu’nda Uzaya Açılan Kapı: Yazar–Kitap–Çocuk Buluşması İlham Verdi
Abdulaziz ALTEKİN


15 TEMMUZ RUHU NEREDE?
Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra zulümler başladı. Güneydoğu’dan Fransızlar, batıdan Yunanlılar ve İngilizlerle birlikte ittifak kurdukları diğer devletler, Anadolu üzerindeki her karış toprağı yağmalamaya başlamıştı.
Demokrasi ve özgürlüğü ile dünyaya nam salanların aslında birer barbar olduklarına şahit olacaktı herkes. Ve bir şey daha net bir şekilde gün yüzüne çıkacaktı: Bizim bizden başka dostumuz yokmuş!
Anadolu’da yaşayan halkların birer köle gibi görülmesi ve öyle muamele edilmesine kimse razı değildi. Fakat herkes büyük bir korku içinde olduğu için kimse kolay kolay sesini çıkarmaya cüret edemiyordu. İmanın gücüyle ortaya atılanlar elbet vardı: Sütçü İmam gibi. Lakin bunların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu.
Halk itilip kakılıyor, namuslarına el uzatılıyor… nefes almalarına dahi zar zor izin veriliyordu. İşte öyle bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ölümü göze alarak Kurtuluş Savaşını başlattı.
Ölümü göze aldık dedik. Çünkü Padişah yakalanma fermanını imzaladı. Trenden inerken kendisini karşılayan Kazım Karabekir, isteseydi oracıkta kafasına sıkabilirdi. Fakat Mustafa Kemal Atatürk gibi o da ülkesine aşık, milletine düşkün, zulme karşıydı. Bundan dolayı yanındaki askerlerle birlikte onun emrine geçtiler.
Halk, büyük bir fedakarlık gösterdi: Yemediler, içmediler, giymediler… Kurtuluş Savaşına belki birebirde katılmadılar; ama yaptıkları destekler, ettikleri dualarla her an orada savaşan evlatlarıyla birlikteydiler.
Kurtuluş savaşının kazanılmasındaki etken buydu. Amasız, fakatsız birlik ve beraberlik.
Tarih o günden sonra halkların birlikteliğine şahit olmadı. Mücadele bitti. Kurtuluş Savaşı ruhu geride kaldı.
Ta ki 15 Temmuz akşamına kadar!
Kurtuluş Savaşı ruhu tekrar dirildi. Ülke için büyük bir tehdit vardı. Hiç düşünmeden herkes sokaklara indi. Evde kalanlar duaya sarıldı. Ve hep birlikte darbeye kalkışanlar yenilgiye uğratıldı.
Sonrasında olanlar büyük bir talihsizlik elbet. Çünkü hiç suçu günahı olmayan emir erlerinin vahşice katledilişi sosyal medyaya yansıdı. Şüphesiz hepimizin içini yakan görüntülerdi. Ve tıpkı Kurtuluş Savaşında olduğu gibi 15 Temmuz ruhu da o göcede kaldı.
Kimse kimseye güvenmiyor. Baba oğula düşman, oğul babaya. Sürekli birbirini aforoz edenler türedi. Komşumuzu düşman edip düşmanları dost edinmeye başladık…
Ve dört yıl geçti aradan!
İktidar, ülkenin kurucu önderine vatan haini diyor. Muhalefeti teröriste yardım etmekle suçluyor. Muhalefet ise iktidarı terörist olmakla!
Halktan görüntüler yansıyor sosyal medyaya. Kimi kılıcını kuşanmış kimi silahını. Sürekli bir meydan okuma, tehdit etme var. Kimse kimseyi dinlemiyor. İki medeni insan gibi oturup konuşmuyorlar.
Kin ve nefret giderek artıyor. Ocu bucular çoğalıyor. Birbirlerinin kanını içebilecek hale geldiler.
Sormak istiyorum?
15 Temmuz ruhu nerede?
Öyle bir gece hiç yaşanmadı mı? Halk neden şu an birbirine düşman? Partiler neden bir yuvarlak masa etrafında bir araya gelemiyorlar?
Şurası kesin. Evet, 15 Temmuz akşamı bir destan yazıldı. Lakin o destandan eser yok şimdi!
Umarım içimizdeki bu düşmanlığı bitirip birlikte güzel yarınlara yol alabiliriz. Aksi halde bu kin ve nefretin hiç kimseye zarardan başka getireceği yok. Vesselam…
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA

















