• Mardin27 °C
  • Diyarbakır23 °C
  • Batman19 °C
  • Şırnak23 °C
  • İstanbul19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Uzmanından ailelere okul uyarısı: Uyum sürecini doğru yönetin
07 Eylül 2026 Pazartesi 23:42

Uzmanından ailelere okul uyarısı: Uyum sürecini doğru yönetin

Şanlıurfa'da Psikolog Sinan Sayar, yaklaşık 3 aylık yaz tatilinin ardından çocukların okul düzenine geçişte uyum sorunları yaşayabileceğine dikkat çekti. Ailelere önemli uyarılarda bulunan Sayar, uyku, ekran ve oyun sürelerinin bir anda değil kademeli ola

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrenci yeniden ders başı yapmaya hazırlanırken, uzun yaz tatilinin ardından çocukların okula uyum süreci de ailelerin gündeminde yer alıyor.

Konuya ilişkin İLKHA'ya değerlendirmelerde bulunan Psikolog Sinan Sayar, yaz tatili boyunca çocukların günlük rutinlerinin önemli ölçüde değiştiğini belirterek, okulun başlamasıyla uyku saatinden ekran kullanımına kadar birçok alışkanlığın yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Yaz tatilinin ardından okula dönecek çocuklarda uyum, dikkat ve ayrılık kaygısı sorunlarının görülebileceğini belirten Sayar, ailelerin çocukların alışkanlıklarını bir anda değiştirmek yerine kademeli bir geçiş sağlamaları gerektiğini söyledi.

Sayar, özellikle ilk kez okula başlayacak çocukların kaygılarının aileler tarafından doğru yönetilmesi gerektiğini belirterek, çocukların ekran ve oyun sürelerinin bir anda kısıtlanmasının okula karşı olumsuz bir algıya neden olabileceğine dikkat çekti.

"Çocuklar uyum problemi yaşayabiliyor"

Yaz tatilinde çocukların ders ve sorumluluklardan uzaklaşarak daha serbest bir düzene alıştığını ifade eden Sayar, “Çocuklarımız uzun bir tatil döneminden çıkıyorlar, 3 aylık yaz tatili dönemindeler. Tabii ki bu dönemde oyunlar oynandı, tatillere gidildi, bütün rutinlerimiz değişti. Okul zamanındaki erken kalkmalar, ders çalışma rutinleri değişti. Şimdi tatil bitti. Tatil bittikten sonra yeni eğitim öğretim yılımız başlayacak yeniden. Şimdiki çocuklar okullar kapanınca rutinlerin değiştiği yaz dönemine girdiler. Yaz döneminde yeni rutinler edindiler. Bu rutinlerin tekrar okulun başlamasıyla beraber değişmesi gerekecek. Uyku saatleri, ekran saatleri, içme saatlerine kadar değişecek. Bunların hepsi majör değişiklikler. Çocuklarımızda genelde uyum problemi görüyoruz. Yaz dönemindeki sorumluluk bilinci olmadan, ödevlendirme olmadan, çalışma ihtiyacı olmadan istedikleri gibi, istedikleri zaman genel itibarıyla çocuklarımızın çok da geç olmadan 12'ye, 1'e kadar çocuklarımızın ayakta kalması, yaz aylarında genelde çocuklarımızın eğlenmesi, arkadaşlarıyla beraber oynaması tatil zamanı olduğu için izin veriliyor. Ama okul zamanının başlamasıyla birlikte çocuklar bu konuda genelde uyum problemi yaşıyorlar. Erken uyumak istemiyorlar, tabletle veya arkadaşları ile daha fazla zaman geçirmek istiyorlar. Genel itibarıyla uyum problemi çok sık karşılaştığımız bir durum. Yazın genel itibarıyla çocukların okuma, öğrenme gibi etkinliklerden uzak kaldığı için genelde dikkat eksikliği sorunlarını sene başlarında görüyoruz.” diye konuştu.

"Çocuğun kaygısını anlamak gerekiyor"

Özellikle ilk kez okula başlayacak çocuklarda kaygının doğal olduğunu belirten Sayar, “Çocuklar yine belli bir kaygıyla okula başlayacaklar. Özellikle ilkokula başlayacak çocuklar için ailelerin uyum sürecini çok iyi geçirmeleri gerekir. Bunu da nasıl yapmaları gerekiyor? Çocuklarına endişelerini, kaygılarını anlayarak, ayrılmanın ilk defa vermiş olduğu duyguyu anlayarak, yavaş yavaş çocuğun okula başlaması gerektiğini, okula başlamasıyla beraber hissettiği kaygının gayet doğal olduğunu, orada öğretmenlerinin ve akranlarının olduğunu ailelerin artık yavaş yavaş çocuklara sentezlemesi gerekiyor. Çocuklar sadece okula götürüp bırakmakla bu iş bitmiyor. O çocuğun kaygısını, stresini yönetemediği takdirde bir ebeveyn olarak çocuk da buna bağlı olarak birden fazla sorun teşkil eden şeylere sebep oluyor. Bunlardan bazıları, çocuklarda genelde aileden ayrılmış olmanın verdiği kaygının çok üst seviyede seyretmesi ile beraber çocukların uyum problemini hiçbir şekilde aşamaması, bu okul sürecinin çok daha katlanamaz bir süreç haline gelmesine neden oluyor. Ailelerin özellikle bu dönemde, özellikle okullara yeni başlayacak olan çocuklar için çok dikkat etmesi gerekiyor ve bu süreci çok iyi yönetmeleri gerekiyor." ifadelerine yer verdi

"Tablet ve oyun bir anda elinden alınmamalı"

Ailelerin yaptığı önemli hatalardan birinin tatilin bitmesiyle çocuğun ekran ve oyun süresini aniden kesmek olduğunu söyleyen Sayar, “Bildiğiniz üzere okulun açılmasına bir hafta kaldı. Bir hafta sonra başlayacak olan okulların başlamasıyla birlikte çocukların elinden direkt tabletin, oyunun alınması çocukta beklenmedik bir anda oluşan bir durum gibi bir sorun yaşanabilir. Bu travmatik bir şey değildir ama siz bunu travmatik bir duruma dönüştürebilirsiniz. Çünkü aniden çocuğun elinden alırsanız, aniden sahip olduğu her şeyin gitmesi çocukta bir boşluk hissi oluşturur. Bunu şöyle yapılması gerekiyor: Genel itibarıyla bildiğiniz üzere 0-3 yaş arası hiç ekran verdirmiyoruz. 3 yaşından sonra ilerleyen yaşlarda ise yaş çarpı 10 dakika deriz genelde. Bu verdiğimiz dakikalar yaz aylarında genel itibarıyla aileler tarafından açılıyor. 3-4, hatta 5 saatleri bulan ekran süreleri oluyor. Burada yapmamız gereken şey, önümüzdeki 2 hafta içerisinde günlük kademeli olarak, günde 20 dakika, 30 dakika düşüşlerle beraber çocuğun olması gereken, okul döneminde kullanması gereken ekran süresi günlük ortalama 2 saat sınır olarak belirliyoruz. Buralarda artık normal alışkanlıklarına, normal her şeyde uyuma saatine dahil, aynı şekilde ekran saati ve oyun saati de kademeli olarak bir düşüş olması gerekiyor ki çocuk okul ilk açıldığında okula karşı bir antipatisi oluşmasın. Çünkü sevdiği şeyleri bir anda elinden alırsanız okul gözünde öyle bir şeye dönüşüyor ki sevdiği her şeyi bir kerede elinden alan bir kurum gibi görünüyor. O yüzden ailelerin bu konuda çok dikkatli olması lazım ve kademeli olarak çocukların ellerinden bu zamanları kademeli, alıştıra alıştıra, uyum sürecine sentez ederek tamamlaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

"Ebeveyn de çocuğundan ayrılabilmeli"

Okula uyum sürecinde yalnızca çocukların değil, ebeveynlerin davranışlarının da belirleyici olduğunu ifade eden Sayar, “Bu konuyu aslında çok geniş ele almak gerekiyor. Biz hep çocuktan bahsediyoruz ama bazen ebeveynlerden dolayı da sorunlar oluşabiliyor. Ebeveynlerden oluşan sorunları kısaca ele alacak olursak, çocuğundan ayrılmak istemiyor, çocuktan daha çok ebeveyn çocuğu için kaygılanmaya başlıyor. Okula yeni başlayan çocuklar için ‘Okulun önünde seni bekliyorum, yarım saat seni beklerim, sonra giderim.’ gibi cümleler kurmak çocukta daha fazla bağımlı kişilik özellikleri arttırmaya başlar. Bizim ebeveynler ve çocuklar arasında istediğimiz şey güvenli bağlanmadır. Çocuk size güvenle bağlanmalı fakat bağımlı hale gelmemeli. Gerektiği yerde çocuğu siz okula bırakmalısınız. Siz orada olmasanız dahi sizin ona verdiğiniz güvenle beraber çocuk orada güvende olduğunu hissedebilmeli. Ama ebeveynlerimiz genelde kendileri çocuktan ayrılamıyorlar. Bu süreci çok uygun bir şekilde, çok yavaş ve rahat bir şekilde ele almalıyız. Ebeveynler olarak gerekirse bu konuda çocuklarla birlikte bir ayrılma sürecinde sorun yaşıyorsanız profesyonel insanlara başvuru, bu konuda yardım alabilirsiniz. Okula ilk başlayacak olan çocuklar konusuna gelecek olursak, ebeveynlerin en sık yaptığı hata şudur: Çocuğa ‘Aslanımsın, hadi yaparsın, hadi başla okula, ben sana güveniyorum.’ gibi cümleler genelde çok fazla kuruluyor. Yine bu cümleleri çok fazla kurmak yerine çocukla sohbet ederek, anlatarak, onun neden kaygılandığını ve neden stres yaptığını anlayarak soru soracağız bu çocuğa ve diyeceğiz ki: ‘Okula gitmekten kaygılanıyorsun ama neden kaygılanıyorsun? Ne hissediyorsun? Ne olacağını düşünüyorsun?’ gibi. Çünkü çocuk duygularını rahat bir şekilde ifade edebilsin. Sizler o soruları ebeveynleri olarak cevapladıktan sonra okula çok rahat bir şekilde adapte olabilen, çok rahat bir şekilde uyum sağlayabilen bir çocuk haline gelir. Ama diğer tarafta çocukla konuşmadığımızda, onun duygusunu anlamadığımızda çocuk okula gittiğinde bu defa öğretmenlerine ve arkadaşlarına yansıtmaya başlıyor ve bu süreçte bildiğiniz üzere genel itibarıyla sorun oluşturup genelde öğretmenler tarafından ‘Çocuğunuzda bir sorun var, gerekirse çocuğunuzu bir psikoloğa götürün.’ gibi cümleler kuruluyor. Ama dediğim gibi aileler bu süreci uygularlarsa hiçbir sorun yaşamayacaklardır.” ifadelerini kullandı.

"Neden kaygılanıyorsun diye sorun"

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ailelere çağrıda bulunan Sayar, “En sık yapılan hata, tatilden çıkıp okula başlarken çocuğun elinden her şeyin bir kerede alınması. Bunun yapılmaması gerekiyor. Çocuklarda en fazla okul antipatisini oluşturan şeylerden biridir. İkinci olarak çocukların kaygısını anlamak, soruları cevaplayabilmek, o kaygı ve stresi yönetebilmek. Ailelerin burada genelde yaptığı hata, bu süreci geçirmeden çocuğu direkt okulun içine atmak, okula bırakmak, sorumluluk dışı davranmak. Bunlar genelde ailelerin en büyük yaşadığı sorunlar. Bu uyum sürecinden kolay yürütme şekli, dediğimiz gibi dikkat edilmesi gerekiyor. Bu dönemlerde çocuklarda dikkat eksikliği çok fazla oluşuyor. 21. yüzyılın en büyük sorunlarından birisi bildiğiniz üzere ekran. Ekranda çocuklara çok ciddi bir şekilde dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu semptomları görünüyor. Bunları göstermesiyle beraber çocuklarda az önce dediğim gibi uyun problemi oluşuyor. Bu uyum problemini, bu uyum sorununu atlatmaları için gerek okuldaki psikologlarla gerek öğretmenleri ile gerekirse çocukla gerekli konuşmalar yapılmalı. Çocuğun anlaşıldığını ve çocuğu anladığımızı çocuğa fark ettirmeli. Genel itibarıyla okulun başlangıcında herhangi bir sorunla karşılaşmıyoruz. Umarım ailelerimiz bu yeni dönemde bu tip çok önemli olan noktalara önem gösterir ve yeni eğitim öğretim yılımız güzel bir yıl olarak geçer.” dedi. (İLKHA)

Bu haber toplam 40 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA