• Mardin35 °C
  • Diyarbakır36 °C
  • Batman36 °C
  • Şırnak34 °C
  • İstanbul28 °C

Yusuf BEĞTAŞ / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ziyaret ve Değer Verme

26 Ağustos 2026 Çarşamba 13:39
 
 
 
 
 
Bazı ziyaretler yalnızca hâl hatır sormak veya selam vermek için yapılmaz.
Değer vermek, takdir etmek ve dayanışmayı paylaşmak için yapılır.
Ziyaret edilen yerde ufku geniş, empati duygusu güçlü ve erdemi önemseyen
insanlar varsa, böyle bir ziyaret insanın ruhunu ve düşünce dünyasını tazeler. Bu
tür buluşmalar, hafızayı diri tutan, köklerle bağı güçlendiren ve yürünen yolun
anlamını yeniden hatırlatan duraklara dönüşür.
Yoğun bir çalışma mesaisinin ardından, Almanya’nın Augsburg şehrinde
yaklaşık kırk yıl yaşadıktan sonra Mardin’e dönen değerli Malfono Aziz Aktaş
ile birlikte, 20 Ağustos 2026 Perşembe günü, İstanbul Süryani Kadim Vakfı
Başkanı Sayın Kenan Gürdal’ı İstanbul’daki iş yerinde ziyaret ettik.
Bu buluşmada, değerli Başkanımız Kenan Gürdal’ın son dönemde
Mardin–Diyarbakır hattında Süryani adının ticari bir meta olarak
kullanılmasına yönelik haklı hassasiyetini dile getirmesi dikkatimi çekti. Bu
hassasiyetin yalnızca üstlenmiş olduğu kurumsal görevin bir gereği olmadığını;
aynı zamanda aileden ve kültürel aidiyetten beslenen daha derin bir bilinç
taşıdığını görmek beni çocukluğumun Midyat’ına kadar götürdü.
Çünkü bazı değerler yalnızca akılla savunulmaz; insanın hafızasında, vicdanında
ve yaşanmışlığında kök salar.
Değerin değersizleştiği, anlamın yitirildiği ve hakikatin görünmediği
dönemlerde hayatın tadı kaçar; hayat giderek çölleşmenin etkisine geçer. Böyle
zamanlarda zihniyet değişimi, ertelenemez bir ihtiyaç hâline gelir.
Bu değişim, insanın yaşam ve benlik algısını derinleştiren bilgi, ahlak ve
değerleri merkeze almalıdır. Bu açıdan Süryani kültürünün yüzyıllar boyunca
bölgenin düşünce, eğitim, dil, edebiyat, sanat, ekonomi ve toplumsal
 
hayatına sunduğu katkılar, yalnızca geçmişe ait bir miras değildir. Bu birikim,
bugün de yeniden okunması, anlaşılması ve toplumsal hayata kazandırılması
gereken önemli bir hikmet kaynağıdır.
Özellikle büyüklenmek yerine “var etmek için var olmayı” esas alan bu
kültürel mirasın taşıdığı kadim hikmet; öğrenilir, öğretilir ve yaşama aktarılırsa,
günümüzün ihtiyaç duyduğu zihniyet dönüşümüne güçlü bir katkı sağlayabilir.
Çünkü bir kültürü yaşatmak, yalnızca onun adını, sembollerini veya kimliğini
görünür kılmakla değil, taşıdığı değerleri yaşatmak ve topluma faydaya
dönüştürmekle mümkündür.
Bu nedenle Süryani adının yalnızca bir ticari metaya, bir markaya veya
ekonomik kazanç aracına indirgenmesi, sadece bir isim kullanımından ibaret
değildir. Böyle bir yaklaşım, zamanla o adın taşıdığı tarihsel hafızayı, kültürel
derinliği ve manevi anlamı daraltabilir. Bir kültürün adı, yalnızca ekonomik
değer üretmek için kullanıldığında, o kültürün insanlığa sunduğu değerlerin ve
toplumsal sorumluluğunun geri plana itilmesi riski ortaya çıkar.
Oysa asıl mesele, Süryani adından kazanç elde etmek değil; bu adın taşıdığı
tarihsel ve kültürel mirasın bugünün insanına ve toplumuna ne kadar
anlam ve fayda sunduğudur. Çünkü kültür, yalnızca geçmişten devralınan bir
isim değildir; geleceğe karşı taşınan bir sorumluluktur.
Hakiki dönüşüm de yalnızca hakikati bilmekle değil, bilinen hakikati varoluşa,
ahlaka ve yaşama dönüştürmekle gerçekleşir.
Bir kültürün gerçek gücü, isminden ne kadar kazanç sağlandığında değil;
insana, topluma ve ortak geleceğe ne kadar değer kattığında ortaya çıkar.
Yusuf Beğtaş
www.karyohliso.com
Bu yazı toplam 7 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA