- Mardin31 °C
- Diyarbakır24 °C
- Batman23 °C
- Şırnak24 °C
- İstanbul22 °C
Batman'da Kız Kur'an Kursu ve Hafızlık Merkezi yapılıyor
16 Milyon Tl’lik Malzeme Ele Geçirildi
Araçta fenalaşıp hayatını kaybeden çocuk defnedildi
Ilısu Barajı'nda yaklaşık 50 yaban domuzu karşı kıyıya yüzerek geçti
Siirt'te açık kalp ameliyatları için geri sayım başladı
HÜDA PAR Şırnak il başkanı Yalçın: Kuşkonar Köyü sakinleri, köylerine dönmek istiyor
Batman Üniversitesinin 2026 YKS kontenjanı 2 bin 737'ye yükseldi
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Batman'da yerli tıbbi cihaz üreten fabrikayı ziyaret etti
Basın Bayramı'nda gazeteciler Gercüş'te buluştu
Şırnak'ta tanker şarampole yuvarlandı: Sürücü yaralandı
Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
- 14:53 - MİDYAT’IN NADİR BULUNAN DOĞA LEZZETİ
- 14:24 - MİDYAT-BATMAN YOLUNDA TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
- 22:42 - VEFAT • Leyla Aslan
- 09:57 - Anıtlı (Hah) Meryem Ana Kilisesi’nde Şahro Buluşması
- 08:59 - AK Parti’nin 25. Yıl Özel Mitingi Ankara’da Coşkuyla Gerçekleştirilyor
- 08:47 - Midyat’ta Yaz Kur’an Kursları Coşkuyla Tamamlandı
- 07:55 - Gaziantep’te Teknoloji, Edebiyat ve Bir Onur Daveti
- 23:43 - VEFAT • Abdülaziz Uçar
- 18:44 - VEFAT • Zozan İnan
- 16:49 - VEFAT • Bedriye Gümüş
- 18:55 - Başkan Veysi Şahin İle Midyat’ta Eser Ve Hizmet Belediyeciliği Devam Ediyor!
- 12:57 - Kırsal Mahalleleri Merkeze Bağlayan Yollarda Çalışmalar Devam Ediyor
- 11:57 - VEFAT • Ali Bilgiç
- 13:34 - VEFAT • Sirine Doğan
- 13:28 - Şırnak’ta TAMP kapsamında 23 kurum ve 205 personelle afet tatbikatı yapıldı
Abdulaziz ALTEKİN


SİZ KİMSİNİZ?
Yeryüzünden yok olmak ya da hiç gelmemiş gibi bir anda çekip gitmek, anne babanı, eşini, çoluğunu çocuğunu sevdiklerini arkada bırakmak, bir daha dönmemek üzere kanat çırpmak bilinmezliğe, bu kadar kolay mı?
Dede Korkut hikayelerinde geçer. Okumuşsanız muhakkak Deli Dumrul bölümünü görmüşsünüzdür. Konumuzla doğrudan alakalı olduğu için buna kısaca değinelim.
Hikayede şöyle geçer: Deli Dumrul küçük kuru bir dere üzerine iki odun bırakıp köprü inşa eder ve buradan geçenlerden geçiş ücreti alır. Amacı cesur olduğunu herkese göstermektir. Birgün genç biri vefat eder. Bunun haline çok üzülen Deli Dumrul o genci kimin öldürdüğünü sorar. Amacı ondan intikam almaktır. Gencin yakınları Azrail der. Deli Dumrul Azrail'i tanımadığı için başlar naralar atmaya. Erkekse karşıma çıksın bu gencin ruhunu teslim etsin gücü ona mı yetiyor gibi sözler söyler. Sonunda Azrail karşısına çıkar ve gerçek yüzünü ona gösterir. DeliDumrulneyeuğradığınışaşırır. Onca yiğitlikleri yapan kendisi değilmiş gibi korkudan söylediği o sözlerin hepsini yutar ve af dilemeye başlar. Azrail af dilenecek kişinin kendisi olmadığını ve Allah'a yalvarmasını söyler.
Bundan sonrası bizi pek alakadar etmiyor. Ama hikayeyi yarım bırakmamak adına sonunu getirelim. Deli Dumrul'un sevgilisi onun yerine canını vermek ister ve ikisi de bağışlanır.
Burada anlatmak istediğimiz şu: Ölümü görmeyen, ölümü bilmeyen, tanımayan ya da bir yakınını kaybetmeyen kişiler cesur olurlar, bol keseden konuşurlar. Ta ki bir yakınlarını kaybedene kadar.
Bunu neden söyledik çünkü on yıllardır bu topraklarda kan aktı, kaos hüküm sürdü. Garibanların yüzü hiç gülmedi.
Belki de ilk defa bir ışık doğdu. Bu ışığa sahip çıkmak yerine maalesef onu söndürmeye çalışanlar var.
Peki siz kimsiniz?
Köyleriniz boşaltıldı mı? Hiç geri dönmemek üzere evinizi, yurdunuzu, doğup büyüdüğünüz yeri geriye dönüp bakmadan içiniz kan ağlaya ağlaya terk ettiniz mi?
Sabah beraber kahvaltı yaptığınız babanızı, abinizi, dayınızı, amcanızı veya dedenizi kapıdan çıktıktan sonra bir gün döner diye bir ömür beklediniz mi?
Sırf düşüncelerinizden dolayı kalleşlerin, namertlerin hedefi oldunuz mu?
Evde, sokakta, ulu orta ya da hapishanelerde herkesin gözü önünde işkenceye maruz kaldınız mı?
Yemeden yedirerek, içmeden içirerek, giymeden giydirerek, iyi günde kötü günde yanında olarak büyütüp iş güç sahibi yaptığınız çocuğunuzu kör kurşunlara kurban verdiniz mi?
Bir haftalık, aylık, senelik nişanlı ana kuzunuz için kapınızı çalıp vatan sağ olsun dedikten sonra kerpiç evinize bayrak astılar mı?
Dünyadan bir haber boynu bükük, kalabalığa korku ile bakan ve sadece tabutun üzerindeki resminize sarılarak ağlayan bir yetim bıraktınız mı?
Kimi babasını kaybetti kimi çocuklarını, kimi de eşini ve her seferinde ateş düştüğü yeri yaktı. Kimse o insanların boşluğunu doldurmaya çalışmadı ki zaten doldurmaya güçleri de yetmezdi. Geride kalanlara sahip çıkmadılar. Acılarını paylaşmak bir yana bu zor günlerde yanlarında bile yer almadılar. Sıcacık evlerinde oturup Deli Dumrul gibi naralar attılar:
Samimi değiller.
Birilerin güçlenmesi için bunu yapıyorlar.
Koltuklarını sağlamlaştırmak için barış diyorlar.
Bu vatanseverler değil miydi bir koltuk için oylarını satan, seçmenini takmadan neredeyse her ay yuvarlak masa etrafında dönen, mal mülk uğruna aldıkları oylara ihanet eden?
Madem size göre bu süreç şaibeli kanın durması ve huzurun gelmesi için neden destek olmak yerine köstek olup milleti birbirine düşürmeye çalışıyorsunuz? Vatansever olan ülkenin birliğini ve dirliğini mi ister yoksa yüzyıllardır birlikte yaşayan halkların arasına kin ve nefret tohumları mı eker?
Trabzonlu Dursun amca hiç görmediği Diyarbakırlı Reşo dayıdan ne istiyor diye düşünmek yerine her iki vatandaşın da ezelden birbirinin düşmanı olduğunu kabullenmişiz. Hal böyle olunca ne sinsice aramıza yerleşip bizi azar azar çürüten uyuşturucunun farkındayız ne de sırtımızda taşıdığımız leş kargalarından haberdarız.
Uzun uzadıya yazıp çizmeye gerek yok. İşin özü;
Birileri gerçek yüzünü gösterdi. Acıların üzerine mutluluğumuzu inşa etmişiz dediler. Burada önemli olan bizlerin nasıl cevap vereceğimizdir. Ya onların ekmeğine yağ sürmeye devam edeceğiz ya da bizim sahte Deli Dumrullara ihtiyacımız yok biz bize yeteriz diyeceğiz.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA


















