• Mardin-1 °C
  • Diyarbakır-2 °C
  • Batman2 °C
  • Şırnak1 °C
  • İstanbul0 °C

Abdulaziz ALTEKİN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SİDİK YARIŞI!

19 Aralık 2025 Cuma 20:46

 

 

 

Son günlerde yaşanan olaylar her ne kadar üzücü olsa da aslında onun ilerisinde toplumun ayrıştırıldığını, halkın arasına nefret tohumlarının ekildiğini görmek kahredici.

Rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in dediği gibi, ilk önce tribünleri böldüler!

Şu anda belli birkaç grup üzerinden toplumun sinir uçlarına basarak herkesi herkese kırdırtmaya çalışıyorlar. Birkaç kişinin planlı bir şekilde yaptığı bu çirkin hakaretler elbette bertaraf edilebilir. Lakin bunların sahiplenilmesi insanlık adına utanç vericidir.

Kimler sahipleniyor?

En başta kulüp temsilcileri: Bunların elbette bir çıkarı var ki bu görüntüleri sahiplenme çabası için girmişler. Çıkarları olmasa hangi yönetici kalkıp o hakaretleri endi anasına, bacısına ya da eşine yapılmasını ister ki!

Siyasi parti üyeleri: Daha önce de belirtmiştim. Siyasi partiler asla vatandaşın refahı için çalışmaz. Onları birbirine düşürerek kendi varlıklarını korurlar. Oy veren vatandaş da bir süre sonra bir taraftar gibi destelemeye başlar partisini. Ve artık olan olmuştur. Partinin yaptığı her şeyi sahiplenmeye başlar. Bu yüzden parti üyeleri nefret dilini kullanarak taraftarlarını memnun etmeye çalışırlar. Ne yazık ki bu üyeler kimi zaman dini bütün işiler de olabilir. Lakin partiyi dinin önünde ele aldıkları için Allah korkusundan önce başka korkuları vardır.

Ve basın: Özellikle ülkemiz başta olma üzere Ortadoğu’da basın da tıpkı siyasi partiler gibi hareket etmeye başlamışlar. Vatandaşa doğru bilgiden ziyade istedikleri bilgiyi kendi pencerelerinden verirler. Bu pencerenin arkasındaki karanlığı fark edebilmek için tarafsız olmak gerekir ki o da bizde yok. Haliyle ne yazıp çizerlerse inanıyoruz.

Halk arasına yerleştirilenler de var. En çok onlar gündeme getirip kin salgılıyorlar. Ama dediğim gibi birlik olursak bunlara açılan bütün kapıları hep beraber kapatabiliriz.

Gelelim sidik yarışına!

Daha önce birçok platformda değindik, kendimizi ifade etmeye çalıştık. Şimdi bir kere daha söyleyelim: Ülkede huzur istiyorsak sidik yarışına giremeyiz. Tarihsel acılarımızı karşılaştıramayız.

Şu an yapılan çirkinlikleri sahiplenenlerin birinci tutundukları argümanları bunlar.

E bu acılar tekrarlanmasın diye zaten huzur olsun istiyoruz ya.

Olmaz önce geçmişin hesabını verin.

Hadi verelim:

Cumhuriyet kurulduktan sonra ister isyan deyin ister çatışma ya da başka bir şey, bugüne kadar yaklaşık 60 bin il 110 bin Kürt vefat etmiştir.

Ne oldu?

Geçmişe takılıp kalırsak ki bazılarının istediği zaten bu, bir adım dahi atamayız. Kan dökülmeye devam eder. Birileri acılarımız üzerinden bizi sömürür. Ve onların refahı için bizler birbirimizi yemeye devam ederiz.

İstesek de istemesek de yüzyıllardır bu topraklarda beraber yaşıyoruz. Kültürler o kadar iç içe girmiş ki o bizim şu sizin tatlı tartışmalar yaşanıyor. Soyağaçlar birbirine karışmış. Tabiri caizse etle tırnak gibi olmuşuz.

Peki, ne yapmamız gerekiyor?

Öncelikle acılarımız üzerinden bizi gaza getirenlere karşı tetikte olmamız gerekiyor. Onlar bizim damarlarımız nerede hepsini biliyorlar. O yüzden en hassas olanlarını seçip basıyorlar. Acılarımızı saklayacak değiliz. Evet, çok şey yaşandı biliyorum. Zaten onların tekrarı yaşanmasın diye çabalıyoruz.

Birlik olursak, her türlü provokasyonu engelleriz. Huzur ve barışı beraber inşa ederiz. Çocuklarımız yarına kardeşçe uyanırlar. Sevdiklerimizle birlikte mutlu mesut yaşarız.

Birlik olmayı başaramazsak onların istediği olur. Birbirimizin etini çiğ çiğ yemek için tuzaklar kurarız. Gençlerimiz birbirine düşman yetişirler. Dışarıdan gelen yalancı mutluluğa teslim olurlar. Annelerin gözyaşları dinmez. Çocuklar anne babalarının yolunu gözler gelmeyeceklerini bile bile.

Söylenecek çok şey var. Lakin konuyu uzatıp canınızı sıkmak istemiyorum. Zira bütün yollar aynı notaya çıkıyor.

Bu kısacık ömrü kaostan beslenenlere heba etmeyelim.

Bu saatten sonra didişmeye devam edersek, atalarımızın yaptığı gibi, bizden sonra geleceklere yazık ederiz. Onlara yaşanabilir bir ülke bırakmak zorundayız. Ya kardeş gibi yaşamayı öğreniriz ya da affedersiniz ama aptallar gibi birlikte yok oluruz. Vesselam…

 

 

Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA