- Mardin22 °C
- Diyarbakır13 °C
- Batman13 °C
- Şırnak14 °C
- İstanbul17 °C
Geriİleri
Batman Üniversitesinde öğrenciler mezun olmadan iş deneyimi kazanacak
Şırnak'ta eğitimlerini tamamlayan 15 hafız için icazet merasimi düzenlendi
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel: Soykırım akla gelebilecek birçok suçtan daha ağır, insanlığa karşı işlenen bir suçtur
Cizre’de öğrencilere "Dünya Gıda Günü" etkinliği
MİDYAT’TA KAÇAKÇILIK OPERASYONU:
- 18:39 - Başkan Veysi Şahin, “Türkiye Yüzyılında Marka Şehirler Zirvesi”Ne Katıldı
- 18:25 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’den Midyat Belediyesi’ne Ziyaret
- 16:31 - Tuğgeneral Serkan Aydın’dan Midyat Kaymakamı Mehmet Kaya’ya Ziyaret
- 14:38 - MİDYAT DEVLET HASTANESİ’NDE TEMEL İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ
- 11:45 - MİDYAT ADALET SARAYI HİZMETE AÇILIŞ İÇİN GÜN SAYIYOR
- 08:33 - KAYMAKAM MEHMET KAYA, KARİYER GÜNLERİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
- 22:19 - VEFAT • Hacı Hasine Erkan
- 15:23 - KAYMAKAM MEHMET KAYA, HASTANE YÖNETİMİ VE PERSONELİYLE ÖĞLE YEMEĞİNDE BULUŞTU
- 12:26 - MİDYAT’TA 2026 KPSS ORTAÖĞRETİM SINAVI İÇİN KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 12:23 - VEFAT • Mahsum Arslan
- 01:16 - MİDYAT’TA 19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ PROGRAMI DÜZENLENDİ
- 01:08 - MİDYAT BELEDİYESİ ARAÇ FİLOSUNA 10 YENİ ARAÇ KATTI
- 01:03 - Batman Üniversitesinde öğrenciler mezun olmadan iş deneyimi kazanacak
- 00:59 - Şırnak'ta eğitimlerini tamamlayan 15 hafız için icazet merasimi düzenlendi
- 00:58 - Şırnak’ta kayıp engelli genç için seferberlik
23 Ekim 2026 Cuma
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


Saf Bilinç ve Sinsi Bilinç
13 Ağustos 2026 Perşembe 12:32
malfono1321@gmail.com
Saf bilinç, kirlenmemiş ve berrak kalmış bilinçtir. İnsan onurunu gözeten,
başkasını da hissedebilen, empati ve diğerkâmlık taşıyan yüce bir bilinçtir. O,
hayat karşısında yalnızca tepkisel değil, etkiseldir; yani yaşananlara körü
körüne tepki vermek yerine, iyiliği ve güzelliği hayata taşır. Hayatı onarır,
kalkındırır, besler ve var eder.
Bunun karşısında sinsi bilinç vardır. Sinsi bilinç, insan onurunu hiçe sayan,
nefis ve ego tarafından kuşatılmış, bencil ve hesapçı bir bilinçtir. O, hakikati
aramak yerine çıkarını gözetir; anlamak yerine yargılar; inşa etmek yerine tahrip
eder. Bu nedenle tepkisel bir bilinçtir: hayatı onarmak yerine yaralar,
kalkındırmak yerine geriletir, var etmek yerine yıkar ve yok eder.
Saf bilinç, ilahi olandan beslenir; sinsi bilinç ise şeytani olandan. Biri insanı
kendi hakiki özüne ve başkasının varlığına yaklaştırırken, diğeri insanı kendi
nefsinin karanlığına ve başkasının varlığını değersizleştirmeye sürükler.
Bu yüzden saflık, saflık anlamında bir zayıflık değil; berraklığın, vicdanın
ve ruhsal gücün adıdır. Saf yürek ve saf bilinç, kurnazlığın ve sinsiliğin
karşısında kolay yenilen bir güç değil; tam tersine, kötülüğün nüfuz edemediği
en büyük içsel dirençtir.
Bu nedenle “Hayır, ben saf değilim.” sözü, insanın kendisini kandırmamasının
ve hayatın gerçeklerini görmesinin bir ifadesidir. Çünkü saf olmak, safça olmak
değildir. Burada saflık; aklın yoksunluğu, tecrübesizlik veya her söylenene
inanmak değil, insanın iç dünyasını hileden, sinsilikten, kötücül hesaplardan ve
çıkarcı niyetlerden arındırmasıdır. Asıl saflık, bilincin berraklığıdır.
Denilir ki: “Kurnazlık, dar kafalı insanların zekâ taklididir.” Çünkü gerçek
zekâ, başkasını aldatmakta değil; hakikati görmekte, doğruyu seçmekte ve insanı
incitmeden yol alabilmektedir. Kurnazlık çoğu zaman zekânın değil, ahlaki
eksikliğin maskesidir. Sinsi insan, başkasının zaaflarını hesaplayarak kendisine
bir üstünlük alanı kurduğunu sanır. Oysa kurduğu şey üstünlük değil, güvenin
yıkıntıları üzerinde yükselen geçici bir hâkimiyettir.
Saf bilinç ise insanın içindeki temiz kaynaktır. Orada niyet ile söz birbirinden
kopmaz; görünen ile gizlenen arasında uçurum oluşmaz. Saf bilinç, insanı
küçültmez; aksine onu yüceltir. Çünkü insanın gerçek yüceliği, ne kadar insanı
alt edebildiğinde değil, eline fırsat geçtiğinde ne kadar temiz kalabildiğinde
ortaya çıkar.
Saflık, hayata karşı kör olmak değildir. Tam tersine, hakikati görebilecek
kadar uyanık; fakat kötülüğe dönüşmeyecek kadar temiz olmaktır. Saf
insan da kötülüğü görür, ihaneti fark eder, sinsiliği sezer. Fakat gördüğü
kötülüğü kendi ruhuna taşımaz. Başkasının karanlığı, onun içindeki ışığı
söndürmez.
İşte bu yüzden saf bilinç, aynı zamanda ilahi bilincin bir yansımasıdır. Çünkü
ilahi olan, insanı hileye, kıskançlığa, entrikaya ve gizli kötülüğe değil; hakikate,
sevgiye, merhamete, adalete ve vicdana yöneltir. Saflık, insanın Tanrı’dan aldığı
içsel ışığı kirletmeden taşımasıdır. Bu anlamda saf bilinç, yalnızca psikolojik bir
temizlik değil, ruhsal bir asalet hâlidir.
Bunun karşısında ise şeytani bilinç vardır. Şeytani bilinç derken burada
metafizik bir varlıktan ziyade, insanın içindeki aldatıcı, bölücü, manipülatif ve
yıkıcı bilinç hâlini kastediyorum. Bu bilinç, hakikati araçsallaştırır; sevgiyi çıkar
için kullanır; güveni istismar eder; masumiyeti zayıflık olarak görür. Açıkça
saldırmak yerine çoğu zaman sinsice ilerler. Çünkü amacı yalnızca bir insanı
yenmek değil, onun içindeki güveni, huzuru ve iyiliği de tahrip etmektir.
Şeytani bilincin en büyük tahribatı, insanı kötülüğe alıştırmasıdır. Önce küçük
bir hileyi meşrulaştırır, sonra daha büyük bir yalanı normalleştirir. Ardından
insan, kendi vicdanını susturabilmek için yaptığı kötülüğe gerekçeler üretmeye
başlar. Böylece kötülük yalnızca dışarıda değil, insanın içinde de örgütlenir.
Daha tehlikelisi, şeytani bilincin saf insanları “saf” diye küçümsemesidir.
Çünkü kötülük, temizliği çoğu zaman aptallık; dürüstlüğü zayıflık; merhameti
acizlik; güveni ise kullanılabilirlik olarak görür. Oysa gerçek güç, başkasının
zaafından yararlanmak değil, kendi nefsinin karanlık tarafına hükmedebilmektir.
Saflığın hayata sunduğu yücelik tam da burada başlar: İnsan, kötülüğü tanıdığı
hâlde kötülüğe dönüşmez. Kurnazlığı bildiği hâlde hilekâr olmaz. Sinsiliği
gördüğü hâlde sinsi davranmaz. Kendisine yapılan kötülüğü, başkasına aktararak
çoğaltmaz. Çünkü insanın dünyaya bırakabileceği en büyük miras, zekâsının ne
kadar keskin olduğu değil, ruhunun ne kadar temiz kaldığıdır.
Saf bilinç, dünyayı pembe görmek değildir. Dünyanın karanlığını görüp yine de
ışığı seçmektir. İnsanların sinsiliğini bilip yine de insanlıktan vazgeçmemektir.
Kötülüğün yöntemlerini tanıyıp onları kendi karakterine yerleştirmemektir.
Belki de gerçek bilgelik budur: Saf kalmak, hiçbir şey bilmemek değil; çok
şey gördükten sonra bile kirlenmemeyi seçmektir.
Ve insanın ilahi olana en çok yaklaştığı anlardan biri de budur: aklı uyanık,
vicdanı diri, niyeti temiz ve bilinci saf olduğunda.
Belki de bu yüzden, “Allah saftır, saf olanları sever” - ܐܠܗܐ ܫܦܝܐ ܪܚܡ
ܠܫܦ̈ܝܐ (Aloho şafyo, rohem laşfaye) - sözü, Süryani kültürünün gözde
şiarlarından biri olmuştur.
Çünkü saf yürek ve saf bilinç, insanın sahip olabileceği en büyük ve
yenilmez güçtür. Saflık, zayıflık değil; kötülüğün hesabını, kurnazlığın
oyununu ve sinsiliğin tuzağını aşan bir içsel berraklıktır. Saf olan insan kolay
kandırılan değil, hakikate sadık kalan insandır. Onun gücü hileden değil, temiz
niyetten; üstünlüğü kurnazlıktan değil, vicdandan doğar.
Yusuf Beğtaş
www.karyohliso.com
Bu yazı toplam 568 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

ALMANYA’DAN MİDYAT’A MÜZİK KÖPRÜSÜ

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
BİR TOPLUMUN KÖKLERİ: TÖREMine KAPI
DİJİTAL ÇAĞIN GÖRÜNMEYEN SALGINI: KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZLAŞMAKSadullah GÜNEŞ
GİRİŞİM DESTEKLENİRSE, GELİŞİM BAŞLARHalil EL
DERMAN GELMEYECEK YERDE GÖNLÜNÜ TEZGÂHA AÇMAMahabat İskenderoğlu
Süryanicede Yeni Bir Şiir KitabıYusuf BEĞTAŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






