• Mardin39 °C
  • Diyarbakır33 °C
  • Batman37 °C
  • Şırnak35 °C
  • İstanbul28 °C

Mine KAPI / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KISKANÇLIK

10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:30
 
 
 
 
 
Bir kişinin başka birinde olan bir şeyi istemesi ya da sevdiği birini başkasıyla paylaşmaktan kaçınması durumudur.
 
Kıskanç insanlar, başkalarının başarısını görmekten hoşlanmazlar. Bir arkadaşının işinde başarılı olmasını istemez, bundan rahatsızlık duyarlar. Kıskanç insanlar; başkalarının mutlu, zengin, başarılı, güzel veya yakışıklı olmasını istemezler. Bu özelliklere sahip olanlardan nefret eder, hatta ellerinden gelse bu insanlara her türlü zararı vermek için büyük çaba sarf ederler.
 
Kıskanç insana komşusunun tavuğu bile kaz gibi görünür. İster ki kendisinden başka hiç kimse hiçbir şeye sahip olmasın.
 
İmrenme duygusu çoğu defa kıskançlık ile karıştırılmaktadır. Oysa her ikisi tamamen farklı duygulardır. İmrenmede başkasının kötülüğünü istemezsiniz. Sadece siz de onun kadar mutlu, güzel veya yakışıklı olmak istersiniz. Onların da bu özelliklere sahip olması sizi rahatsız etmez. Oysa kıskançlık, karşısındaki kişinin kötülüğünü istemektir.
 
Her insanın sahip olduğu güzel özellikler vardır. İnsanlar, sahip oldukları bu güzellikleri görmeli ve bunlara mutlu olmalıdır. Aynı zamanda diğer insanlar için de güzel duygular beslemeli ve onların da iyiliğini istemelidir.
 
Kıskançlık aslında iki farklı şekilde kendini gösterir. Her ikisi, yaşattığı duygular itibarıyla birbirinden tamamen farklıdır.
 
Birinci kıskançlık, insanların sahip olduğu güzel şeyleri çekememektir. Yani onların içinde bulundukları durumdan daha kötü bir duruma gelmelerini istemektir. Bir insanın zenginliğini, fiziksel özelliklerini veya zekâsını çekememek bu tür kıskançlığa girer.
 
İkinci kıskançlık ise sevilen bir insanın başkaları tarafından ilgi görmesi veya başkalarına ilgi göstermesi yahut böyle bir durum olmadığı hâlde bundan şüphe edilmesi durumudur. Örneğin bir erkek ya da bir kadın, eşini veya sevdiği kişiyi herkesten gizlemeye, onun hareketlerini kısıtlamaya çalışıyorsa bu kişi kıskançtır. Yine eşinin veya sevdiği kişinin kendisine yanlış yapacağını, onu aldatacağını düşünmek ve sürekli bir şüphe içinde yaşamak, ikinci tür kıskançlık duygusudur.
 
Kıskançlığın olmadığı bir yer yoktur. Eşlerin birbirini, kardeşlerin kardeşini kıskandığı bir dünyada yaşıyoruz. Eşler arasında, iş ilişkilerinde, takım çalışmalarında; kısacası insanın olduğu her yerde kıskançlık olacaktır.
 
Kıskançlık duygusunu tamamen ortadan kaldırmak imkânsızdır. O hâlde yapılması gereken, haset edilen veya kıskanılan kişinin başına gelebilecekleri düşünmek ve bu kıskançlığın sonuçlarını hayal etmektir. Şu ölümlü dünyada, kıskanılan nice insanların bugün varlıklarının bile kalmadığını düşündüğümüzde, yaşadığımız kıskançlık duygusunun ne kadar anlamsız olduğunu beynimize ve gönlümüze kabul ettirmemiz gerekir.
 
O hâlde kıskançlığı tamamen ortadan kaldıramayacağımıza göre, bu duygunun yönünü olumlu yönde değiştirmek daha tutarlı bir davranış olacaktır. Dengeli, yerinde ve tedbir amaçlı kıskançlıklar; aile huzurunun sağlanması, adalet ve hak arama duygularının uygulanması açısından gerekli olabilir.
 
Herkeste az veya çok kıskançlık duygusu vardır.
 
Kıskançlık duygusu doğuştan var olduğu gibi sonradan da edinilen karakteristik bir özelliktir. Kişinin büyütülmesi ve yetiştirilme şekli, anne ve babanın tutumu; bu duygunun gelişmesinde veya sönmesinde önemli bir etkendir. Paylaşımcı insanlarda kıskançlık daha az görülür. Böyle insanlar, başarmanın verdiği mutluluk için çabalarlar.
 
Aşırı kıskanç kişi aslında korkak, kendine güvenmeyen ve ezik bir kişidir. Özgüveni bastırılmıştır; kendine de başkasına da güvenmez.
 
Kıskançlığın zararlarına yenik düşmemeliyiz.
 
Kıskançlık, insana hiçbir kazanç sağlamayan kötü bir duygudur. Başkalarının mutluluğuna sevinmeyi bilen insanlar, çevreleriyle daha güçlü bağlar kurarlar. Bu nedenle kıskançlık yerine sevgi, paylaşma ve iyi niyet duygularını büyütmeli; kendi hayatımızı güzelleştirmek için çalışmalıyız.
 
MİNE KAPI
Bu yazı toplam 19 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA