Hayatı sorgulama. Zira hayat, seninle var olurken;Var olmak için yokluğa hasretken,İnci gerdanına elmas mı yaraşır?
Ey beyhude ömür!
Ne sen beni anladın,
Ne de ben seni çözebildim.
Çöllerde bir kaktüs isem,
Beni suya hasret bir çare mi sandın?
Ben dikenlerimle var oldum,
Yaralarıma merhem aramadım.
Ömür dediğin, iki gözün kapanışıyla hükmünü yitirirken,
Seni sonsuza dek yaşatabilir miyim?
Ebediyete küskün bir gönül,
Sonsuzluğa nasıl âşık olabilir?
"Bu ne biçim hayat?" dersen,
Evvela geçmişin tozlu sayfalarına bir göz gezdir.
Kimi, ömrünü bir vefasızın gölgesinde tüketir;
Kimi ise yaralarından kanatlanıp hayata hayranlıkla tutunur.
Feryadın varsa bağrında sakla,
Sükûtun varsa başına taç eyle.
Çünkü her susuş bir duadır,
Her yara ise kaderin armağanıdır.
Ne sen hayatı sorgula,
Ne de hayat seni yargılasın.
Bir "sen" varsan, bırak öyle kalsın.
Bırak da hayat seninle anlam bulsun.
Bırak da sen, hayatın küllerinden yeniden doğasın.
Bu yazı toplam 480 defa okunmuştur.