• Mardin14 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Batman14 °C
  • Şırnak12 °C
  • İstanbul16 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Omurilik felçlisi Servet Dağ engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti
25 Mayıs 2026 Pazartesi 00:36

Omurilik felçlisi Servet Dağ engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti

Şanlıurfa’da yaşayan omurilik felçlisi engelli birey Servet Dağ, kentte engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek kaldırımlar, yaya geçitleri, toplu ulaşım, hastaneler ve sosyal yaşam alanlarının engellilere uygun hale getirilmesi çağrısında bulundu.

Şanlıurfa’da yaşayan omurilik felçlisi engelli birey Servet Dağ, kentte engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunları anlattı.

Özellikle kaldırımlar, yaya geçitleri ve engelli rampalarının standartlara uygun olmadığını belirten Dağ, şehirde engelli bireylerin hareket etmekte büyük zorluk yaşadığını ifade etti.

Yaya geçitlerinde bulunan çukurlar nedeniyle karşıdan karşıya geçerken ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Dağ, araçların engelli rampalarının önüne park edilmesinin de ayrı bir mağduriyet oluşturduğunu söyledi.

Son yıllarda şehirde yapılan birçok kamu binası ve kaldırımda engelli rampalarının yer aldığını ancak standartlara uygun yapılmadığını kaydeden Dağ, 5378 sayılı yasa kapsamında belirlenen kriterlerin uygulanmadığını ifade etti.

Toplu ulaşım konusunda da ciddi sorunlar yaşadıklarını söyleyen Dağ, araçların otobüs duraklarına park edilmesi nedeniyle otobüslerin kaldırıma yanaşamadığını, bu yüzden engelli bireylerin yola indirilmek zorunda kaldığını belirtti.

Hastanelerde de erişilebilirlik sorunu yaşandığını anlatan Dağ, hastane içerisinde yolların uygun olmadığını ve engelli tuvaletlerinin depo olarak kullanıldığına dikkat çekti.

Engelli bireylerin sosyal hayatta da dışlandığını ifade eden Dağ, toplumun engellilere karşı daha duyarlı olması gerektiğini, ailelerin de psikolojik olarak yıprandığını kaydetti.

“Şehir içinde bulunan engelli rampaları yönetmeliğe uygun değil ”

Şehir içinde bulunan engelli rampalarının yönetmeliğe uygun olmadığına dikkat çeken Dağ, “Şanlıurfa'da bir engelli olarak en çok karşılaştığımız sorun kaldırımlara rahat çıkıp inememek, yaya geçitlerini kullanamamak. Çünkü birçok yaya geçidinin ortasında çukur var. Çukurlardan dolayı karşıdan karşıya geçerken çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Ben kendim ağır engelliyim. Ayrıyeten düşmeye bağlı olarak boynumda da 3 tane fıtık var. Bu tür geçişlerde çok büyük sıkıntı ve acı çekiyorum. Bunun yanı sıra araçlar engelli rampalarının önüne park ediyor. Bu konuyla ilgili çok sıkıntı çekiyoruz. Neden diye soracak olursanız kamu binaları, kaldırım gibi yerlere evet rampalar yapılıyor ama standartlara uygun yapılmıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 5378 sayılı yasa gereği standartları belirtmiş. Yapılan yeni yerler bile engellilere uygun yapılmıyor.” şeklinde konuştu.

“Düşme tehlikesi yaşıyoruz”

Otobüs duraklarında gerekli önlemlerin alınmadığını ifade eden Dağ, “Vatandaşlarımız duraklara araçlarını bırakıyorlar. Bundan dolayı otobüsler ya kaldırıma yanaşamıyor ya da ineceğimiz zaman da bizi yola indirmek zorunda kalıyorlar. Bununla ilgili çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Gerçekten kanayan bir yaramız. Düşme tehlikesi yaşıyoruz. Bazı arkadaşlarımızın da düştüğüne bizzat şahit oldum  Ondan sonra o arkadaşımızda ya belinde ya da boynunda fıtık oluşuyor. Bu şekilde hayatının zorluklarına bir zorluk daha eklenmiş oluyor. Bununla ilgili yetkililer otobüs duraklarını boya ile belirlerlerse en azından bir trafik polisini durdurduğumuz zaman ilgilenebilir. Bazen durduruyoruz, bize ‘Burada işaret yok, işaret olmadığı için ben bu araca ceza yazamam.’ diyor. Durakların 15 metrelik ölçümünü belirlemeleri lazım. Bunu belirlerlerse hem şoförler rahat eder hem de biz engelli bireyler çok rahat ederiz.” ifadelerini kullandı.

“Bugüne kadar engelli park alanlarını ben hiç kullanamadım”

Engelli park alanlarını kullanamadıklarını özellikle hastanelerde engelli bireyler olarak sorun yaşadıklarını dile getiren Dağ, “Sağlık alanını da çok sık kullanıyoruz. Örnek verecek olursak 800 yataklı devlet hastanemiz var. Biz bu hastaneye aracımızla gittiğimiz zaman aracımıza park yeri bulamıyoruz. Çünkü engelli bireylere ait park yerlerimiz var, levhalarımız da var ama nedense bu park alanlarını hastane personellerine ayırmışlar. Elektronik aç-kapa sistemi yapmışlar, buralara bizleri almıyorlar. Bizler de araçlarımızdan inemediğimiz için derdimizi içeriye bildiremiyoruz. Mecburen hastanenin dışına veya biraz daha uzağa park etmek zorunda kalıyoruz. Bunları yapıp hastaneye gitsek bile hastanenin içerisindeki yollar taş yol, orada sıkıntı yaşıyoruz. Hastanedeki rampalara ulaştığımız zaman ise yine çıkamıyoruz çünkü araçlar park etmiş durumda. Ayrıyeten şuna da değinmek istiyorum; hastane tuvaletleri bizlere uygun yapılmıyor. 800 yataklı hastanenin o kadar güzel dizaynı yapılmış fakat engelli tuvaletine geldiğimiz zaman kullanamıyoruz. Ya depo olarak kullanılıyor ya da kullanmaya uygun değil. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu hastanemizde de engelli lavaboları depo olarak kullanılmakta. Engellilere ait olan park alanları ise şu anda sağlık personellerine ayrılmış durumda ve bize hastanenin aşağı kısmını gösteriyorlar. Biz araçlarımızla aşağıya inip tekrar yukarıya nasıl çıkacağız? Kendi araçları zaten akşama kadar orada bekliyor. Neden kendi park alanlarını aşağıda yapmıyorlar? Biz gelip bir iki saat işimizi görüp çıkacağız. Aşağıdaki park alanına insen bile beni yukarıya kim çıkartacak? Acilin önünde de iki tane engelli park alanı var. Bugüne kadar ben hiç kullanamadım. Her gittiğimde bir personelin aracı orada ve biz orada kendi aracımızı oraya park edemiyoruz. Orada memur arkadaşlar, polisler denk geldi, şikâyette bulunduk fakat biz ceza yedik, o adamlar ceza yemedi. Çünkü oraya park eden araçların arkasını biz kapattık diye bize ceza yazdılar. Yani hakkımızı ararken biz ceza yemiş olduk. Bu da engelliler olarak bizim gerçekten kanayan bir yaramız.” ifadelerine yer verdi.

“Bizler de bir annenin, babanın evladıyız”

Engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadıkları sorunları artık kaldıramadıklarını belirten Dağ, “Engelli bireyi olan bir ailenin psikolojisi her zaman bozuktur. Çünkü sosyal hayata hiçbir zaman tutunamazsın ve katılamazsın. Bugün bir engelli ailesiyle beraber sokağa çıktığı zaman bir öcü gibi bakıyorlar. Bir güler yüz istemiyoruz, öcü gibi bakmasınlar yeter. Bizler de insanız. Bizler de bir annenin, babanın evladıyız. Bizler de zamanında yürüyorduk fakat bu hayata adapte olduk, bu hayatı kabullendik. Bu hayatın içerisinde biz de yaşıyoruz. Ailelerle ilgili bir psikoterapi yapılabilir çünkü ailelerin de artık psikolojisi kaldırmıyor bu durumu. Bu hayat pahalılığı, normal vatandaşları vurduğundan daha fazla bizleri vurdu. Engelli bireyler olarak bizler tıbbi malzeme kullanıyoruz. Bu tıbbi malzemeler için öyle farklar ödüyoruz ki 2 ayda bir tıbbi malzemeler için 7 bin lira fark ödüyoruz. Benim aldığım para ne kadar ki ben o aldığım paranın 6-7 bin TL’sini tıbbi malzemeye ayırayım? Ben bez parası alıyorum fakat cebimden 2 bin TL bez parasına ekleme yapıyorum. Ayrıca enfeksiyon ve hastalıklarla boğuşuyoruz. Bu tür durumlar ile karşılaşmamak için o paraları kendi cebimizden harcıyoruz. Fakat bu sefer beslenmemizden kısmak zorunda kalıyoruz..” diye konuştu.

“Şehri yöneten insanların eğitimden geçmesi lazım”

Empati yapılması gerektiğini söyleyenlerin bir günlüğüne tekerlekli sandalyede gezmesi gerektiğini söyleyen Dağ, “Şehri yöneten insanlar, bunun amiri, müdürü, başkanı kim olursa olsun bir eğitimden geçmesi lazım ya da eğitimden geçmek zor geliyorsa şu sandalyelere kendileri binip şehri bir günlüğüne bir dolaşsınlar bakalım şehrin ne kadar engelliye uygun olduğuna baksınlar. Bu kadar basit. Hep diyorlar ya ‘Empati yapalım, empati yapalım.’ diye. Empati yapmak nasıl olur? O kişinin yaşadığını iki üç saat bir yaşayın . Ben 27-28 yıldır omurilik felçlisiyim. Ben yürümeyi de biliyorum, yürümenin ne olduğunu da çok iyi biliyorum ama engelli olmanın ne demek olduğunu ne zorluklar yaşadığımızı biz biliyoruz. Bugün şehirde tuvaletimiz geldiği zaman tuvaletimizi bile yapamıyoruz. Bazen resmen altımıza yapıyoruz, eve öyle gidiyoruz. Bize bunu yaşatıyorlar.” dedi. (İLKHA)

Bu haber toplam 44 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA