• Mardin8 °C
  • Diyarbakır5 °C
  • Batman8 °C
  • Şırnak3 °C
  • İstanbul1 °C

Halil EL / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KÖYÜ YAŞATAN ŞEHİRDE HUZURU YAKALAR

07 Ocak 2026 Çarşamba 10:03
 
 
 
Bazen bir memleket meselesi, sayfalar dolusu rapordan değil; doğru zamanda söylenmiş bir
cümleden anlaşılır.
Bazen kalkınmanın yönü, büyük toplantı salonlarında değil; sakin bir sohbetin içinde kendini
ele verir.
Geçtiğimiz günlerde Midyat’ta, uzun yıllardır yurt dışında yaşayan, farklı ülkelerde önemli
yatırımları bulunan bir hemşehrimizle sohbet ederken konu, farkında olmadan memleketin
kalbine dokundu. Köyler, şehirler, göç, üretim… Ve sonunda o tanıdık soru geldi:
“Kalkınma nereden başlamalı?”
Anlattığı bir hatıra, insanı ister istemez durduruyor.
Doğu ve Batı Almanya’nın birleştiği yıllar…
Zor bir dönem. Altyapılar farklı, alışkanlıklar farklı, beklentiler farklı. O günlerde bir Alman
kentinin belediye başkanı, bütçenin önemli bir bölümünü şehir merkezine değil, çevredeki
köylere ayırıyor. Yollar yapılıyor, su getiriliyor, sosyal alanlar kuruluyor. Köyler yeniden
yaşanabilir hâle getiriliyor.
Şehirde yaşayanlar şaşkın.
Hatta itiraz ediyorlar:
“Şehirde trafik var, konut sorunu var. Neden birkaç hanenin yaşadığı köylere bu kadar yatırım
yapılıyor?”
Belediye başkanı acele etmiyor.
Dinliyor.
Sonra sakin bir cümle kuruyor:
“Eğer köyleri yaşanabilir kılmazsak, köyde kimse kalmaz. Herkes şehre göç eder. Şehirler
taşıyamayacağı bir yükün altında kalır. Üretim durur, huzur kaybolur. Biz önce köyleri ayağa
kaldıracağız. İnsan köyünde yaşayacak, isterse şehirde çalışacak. Böylece şehir de nefes
alacak.”
Tek cümle…
Ama içinde koskoca bir denge anlayışı var.
Bugün dönüp yaşadıklarımıza baktığımızda, bu sözlerin ne kadar yerli yerinde olduğunu
görüyoruz. Boşalan köyler, kalabalıklaşan şehirler, artan kiralar, yükselen gıda fiyatları…
Şehirler büyüdü ama hayat kolaylaşmadı. Kalabalık arttı, huzur azaldı.
Oysa dünya, bu meseleyi çok daha erken fark etmiş.
Almanya, köyü sadece üretim alanı olarak değil, yaşamın sürdüğü bir merkez olarak ele
alıyor. Köyde iyi yol var, internet var, sosyal hayat var. İnsan köyünde kalıyor; şehir, yükünü
paylaşıyor.
Japonya, köyleri teknolojiyle buluşturuyor. Akıllı tarım, kooperatifler, yerel markalar… Köy
geçmişin hatırası değil, geleceğin parçası olarak görülüyor.
Güney Kore, her köyü belli bir üretim başlığıyla planlıyor. Tarım, sanayinin alternatifi değil;
tamamlayıcısı kabul ediliyor.
Bu örnekler insana ister istemez şunu düşündürüyor:
Köy güçlü olursa şehir neden zorlanıyor olsun?
Çünkü köy yalnızca tarla değildir.
Köy; emeğin, üretimin, kültürün ve tabiatla kurulan dengenin, ekosistemin merkezidir.
Köy boşalınca yalnızca evler boşalmaz. Tarlalar sahipsiz kalır. Hayvan azalır. Üretim düşer.
Üretim düşünce şehir pahalılaşır. Şehir pahalılaşınca geçim zorlaşır. Zincir böyle işler.
Sonra dönüp şaşkınlıkla sorarız:
“Neden her şey bu kadar pahalı?”
Oysa cevap çok yakındır.
Yerel kalkınma, büyük iddialardan değil; küçük ama sürekli adımlardan doğar. Köyde iyi
yolun olması, suyun kesilmemesi, internetin çekmesi, okulun ve sağlık hizmetinin ulaşılabilir
olması… Bunlar lüks değil, hayatı yerinde tutan temel unsurlardır.
Bu imkânlar varsa insan köyünde kalır. Köyünde kalan insan üretir. Üreten insan, yalnızca
kendi sofrasını değil; şehrin sofrasını da besler.
Bugün dünyada sürdürülebilirlik konuşuluyorsa, bunun merkezinde köy vardır. Çünkü
ekosistem köyde başlar. Toprak oradadır, su oradadır, denge oradadır.
İşte bu yüzden kalkınmayı yalnızca şehir merkezlerinden okumak eksiktir. Asıl fotoğraf, çift
şeritli asfaltın bittiği yerde başlar.
Orada durup bakıldığında şu gerçek bütün açıklığıyla görülür:
Köy yaşarsa şehir rahatlar.
Şehir rahatlayınca huzur gelir.
Huzur gelince kalkınma kalıcı olur.
Bu bir temenni değil; hayatın ve dünyanın defalarca sınanmış tecrübesidir.
Unutmayalım:
Toprağı ihmal edenin, betonda huzur bulması zordur.
Köyü ayakta tutan her adım, şehrin geleceğine atılmış sağlam bir adımdır.
Halil EL
halilelbey@hotmail.com
hel24548@gmail.com

 

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA