- Mardin20 °C
- Diyarbakır14 °C
- Batman15 °C
- Şırnak16 °C
- İstanbul17 °C
- 18:27 - SOSYAL TESİSLERDE ÇALIŞMALAR HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR
- 15:35 - AK Parti Midyat Kadın Kolları’ndan Yetim Ve İhtiyaç Sahibi Çocuklara Destek
- 14:59 - Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla ilçedeki yaşlı vatandaşları evlerinde ziyaret
- 13:51 - MARDİN VALİSİ AKKOYUN, GAZETECİLERLE BULUŞTU
- 13:18 - MİDYAT’TA REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ DEĞERLENDİRİLDİ
- 11:41 - HÜSEYİN YÜCEL’DEN YENİ OKUL YÖNETİCİLERİNE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
- 22:25 - MARDİN’DE KAÇAK TÜTÜN VE SİGARA OPERASYONU
- 00:13 - MİDYAT’TA YOLLAR DAHA GÜVENLİ VE KONFORLU
- 23:36 - MİDYAT BELEDİYESİ EK HİZMET BİNASI TAMAMLANDI
- 15:42 - AYLIK SÜPERVİZÖR VE BİRİM SORUMLULARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 14:45 - MİDYAT’TA SYDV TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 11:04 - MİDYAT’TA 2026 KPSS ÖN LİSANS SINAVI İÇİN KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 19:31 - TCC Group Holdings, Ukrayna’nın en büyük ikinci çimento üreticisi IFCEM Group’u bünyesine katıyor
- 23:32 - İnşaat Mühendisi Zengin: Depreme yapısal ve toplumsal olarak hazırlanmalıyız
- 23:28 - Çocuk Gelişimi ve Aile Danışmanı Aslan: Çocuklarda artan şiddet eğilimini tek bir nedene bağlamak mümkün değil
03 Ekim 2026 Cumartesi
Halil EL / Yazar


KÖYÜ YAŞATAN ŞEHİRDE HUZURU YAKALAR
07 Ocak 2026 Çarşamba 10:03
hel24548@gmail.com
Bazen bir memleket meselesi, sayfalar dolusu rapordan değil; doğru zamanda söylenmiş bir
cümleden anlaşılır.
Bazen kalkınmanın yönü, büyük toplantı salonlarında değil; sakin bir sohbetin içinde kendini
ele verir.
Geçtiğimiz günlerde Midyat’ta, uzun yıllardır yurt dışında yaşayan, farklı ülkelerde önemli
yatırımları bulunan bir hemşehrimizle sohbet ederken konu, farkında olmadan memleketin
kalbine dokundu. Köyler, şehirler, göç, üretim… Ve sonunda o tanıdık soru geldi:
“Kalkınma nereden başlamalı?”
Anlattığı bir hatıra, insanı ister istemez durduruyor.
Doğu ve Batı Almanya’nın birleştiği yıllar…
Zor bir dönem. Altyapılar farklı, alışkanlıklar farklı, beklentiler farklı. O günlerde bir Alman
kentinin belediye başkanı, bütçenin önemli bir bölümünü şehir merkezine değil, çevredeki
köylere ayırıyor. Yollar yapılıyor, su getiriliyor, sosyal alanlar kuruluyor. Köyler yeniden
yaşanabilir hâle getiriliyor.
Şehirde yaşayanlar şaşkın.
Hatta itiraz ediyorlar:
“Şehirde trafik var, konut sorunu var. Neden birkaç hanenin yaşadığı köylere bu kadar yatırım
yapılıyor?”
Belediye başkanı acele etmiyor.
Dinliyor.
Sonra sakin bir cümle kuruyor:
“Eğer köyleri yaşanabilir kılmazsak, köyde kimse kalmaz. Herkes şehre göç eder. Şehirler
taşıyamayacağı bir yükün altında kalır. Üretim durur, huzur kaybolur. Biz önce köyleri ayağa
kaldıracağız. İnsan köyünde yaşayacak, isterse şehirde çalışacak. Böylece şehir de nefes
alacak.”
Tek cümle…
Ama içinde koskoca bir denge anlayışı var.
Bugün dönüp yaşadıklarımıza baktığımızda, bu sözlerin ne kadar yerli yerinde olduğunu
görüyoruz. Boşalan köyler, kalabalıklaşan şehirler, artan kiralar, yükselen gıda fiyatları…
Şehirler büyüdü ama hayat kolaylaşmadı. Kalabalık arttı, huzur azaldı.
Oysa dünya, bu meseleyi çok daha erken fark etmiş.
Almanya, köyü sadece üretim alanı olarak değil, yaşamın sürdüğü bir merkez olarak ele
alıyor. Köyde iyi yol var, internet var, sosyal hayat var. İnsan köyünde kalıyor; şehir, yükünü
paylaşıyor.
Japonya, köyleri teknolojiyle buluşturuyor. Akıllı tarım, kooperatifler, yerel markalar… Köy
geçmişin hatırası değil, geleceğin parçası olarak görülüyor.
Güney Kore, her köyü belli bir üretim başlığıyla planlıyor. Tarım, sanayinin alternatifi değil;
tamamlayıcısı kabul ediliyor.
Bu örnekler insana ister istemez şunu düşündürüyor:
Köy güçlü olursa şehir neden zorlanıyor olsun?
Çünkü köy yalnızca tarla değildir.
Köy; emeğin, üretimin, kültürün ve tabiatla kurulan dengenin, ekosistemin merkezidir.
Köy boşalınca yalnızca evler boşalmaz. Tarlalar sahipsiz kalır. Hayvan azalır. Üretim düşer.
Üretim düşünce şehir pahalılaşır. Şehir pahalılaşınca geçim zorlaşır. Zincir böyle işler.
Sonra dönüp şaşkınlıkla sorarız:
“Neden her şey bu kadar pahalı?”
Oysa cevap çok yakındır.
Yerel kalkınma, büyük iddialardan değil; küçük ama sürekli adımlardan doğar. Köyde iyi
yolun olması, suyun kesilmemesi, internetin çekmesi, okulun ve sağlık hizmetinin ulaşılabilir
olması… Bunlar lüks değil, hayatı yerinde tutan temel unsurlardır.
Bu imkânlar varsa insan köyünde kalır. Köyünde kalan insan üretir. Üreten insan, yalnızca
kendi sofrasını değil; şehrin sofrasını da besler.
Bugün dünyada sürdürülebilirlik konuşuluyorsa, bunun merkezinde köy vardır. Çünkü
ekosistem köyde başlar. Toprak oradadır, su oradadır, denge oradadır.
İşte bu yüzden kalkınmayı yalnızca şehir merkezlerinden okumak eksiktir. Asıl fotoğraf, çift
şeritli asfaltın bittiği yerde başlar.
Orada durup bakıldığında şu gerçek bütün açıklığıyla görülür:
Köy yaşarsa şehir rahatlar.
Şehir rahatlayınca huzur gelir.
Huzur gelince kalkınma kalıcı olur.
Bu bir temenni değil; hayatın ve dünyanın defalarca sınanmış tecrübesidir.
Unutmayalım:
Toprağı ihmal edenin, betonda huzur bulması zordur.
Köyü ayakta tutan her adım, şehrin geleceğine atılmış sağlam bir adımdır.
Halil EL
halilelbey@hotmail.com
hel24548@gmail.com
Bu yazı toplam 1706 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
EVİMİZ TERTEMİZ, PEKİ DÜNYA NEDEN KİRLİ?Halil EL
SİZ YALNIZ DEĞİLSİNİZ, BİZ BURADAYIZ: EN DEĞERLİLERİMİZ, BAŞ TACIMIZ YAŞMine KAPI
SOSYAL MEDYA AHLAKISadullah GÜNEŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
Ruhun İnşası ve Hayatın KalitesiYusuf BEĞTAŞ
YOKSULLUĞUN EN SESSİZ HÂLİ: BİR ÇİFT AYAKKABIMahabat İskenderoğlu
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA











