• Mardin8 °C
  • Diyarbakır5 °C
  • Batman8 °C
  • Şırnak3 °C
  • İstanbul1 °C

Mahabat İskenderoğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KATLU VARP

31 Aralık 2025 Çarşamba 17:11
 
 
 
Katlu varp’a göre bir erkeğin çaresizliği, bir anda başlamaz. O, yavaş yavaş varılan bir yerdir. İnsan yürüdüğünü sanır; aslında tükeniyordur.
Bir erkek katlu varp’a vardığında hala ayaktadır, işte en tehlikeli yan budur. Çünkü dışarıdan bakıldığında yıkılmış görünmez. Oysa içindeki her şey çoktan ölmüştür. Çaresizlik onda bir çığlık değil, sesiz bir kabulleniştir. ‘Böylesi gerekiyordu’ dediği an, ilk mezar kazılmıştır.
Katlu varp ta erkek öldürmez, ama öldürmeye razı olur. Önce umut ölür, sonra itiraz, en son kendisi. Yaşar, konuşur, kararlar alır ama bunların hiçbiri ona ait değildir. İrade yerini alışkanlığa bırakmıştır ve alışkanlık, en yavaş cinayettir.
Hukuk katlu varp’ı sonuçta görür. Bir dosyada, bir eylemde, bir hükümde. Ama felsefe bilir, katlu varp, insanın ‘artık fark etmez ‘dediği anda başlar. Erkeğin çaresizliği tamda burada şekillenir.
Katlu varp’a varan erkek kimseyi suçlamaz, çünkü suçlamak hala bir direniştir. O yalnızca susar. Suskunluk en kusursuz ortaklıktır. Kendi yok oluşuna imza atar. Ben buradayım ama ben ben değilim. İşte katlu varp budur. Bedeni yaşayan, ruhu hüküm giymiş bir hal…
Çaresizlik bir erkeğin zamanla olan kavgasıdır. Geçmişi düzeltemez, ama geleceği de tutamaz. Şimdi ise dar bir koridor. Kapılar kilitli değil, ama anahtarda yoktur. Kaçmak ister ama nereye gideceğini bilmez, kalkmak ister, dayanacak yer bulamaz.
En çok da sevdiklerinin yanında çaresizdir. Çünkü güçlü görünmesi gereken yer en kırılgan halini saklar. Onları korumak için kendini tüketir. Kimseye yük olmamak adına kendi ağırlığında ezilir. Ve bazen bu fedakarlığı fark edilmez ..
Bir erkeğin çaresizliği çaresiz görünmez, işine gider, gülümser, ama içindeki boşluk büyür. Boşluk gürültü yapmaz, insanı yavaş yavaş sessizliğe boğar. Bir gün fark eder ki en çok da kendine yabancılaşmıştır. Güçlü olmakla canlı kalmak arasındaki farkı çoktan kaybetmiştir. Mücadele etmeyi bırakmaz ama neden ettiğini unutur. Çaresizliğini yüksek sesle yaşamaz o içine doğru çöken koca bir duvardır, göçük altında yükselen koca çınar…
Felsefe derki insan, özgürlüğünü kaybettiğinde çöker. Gücü vardır ama yönü yoktur, sorumluluğu vardır ama seçeneği yoktur. Ve belki de en acı gerçek şudur; bir erkek çaresizliğini yenmek için savaşmaz. Çünkü orada düşman yoktur. Savaş, kendi içindedir. Kazansa da kaybetse de yaralı kendi çıkar. Çaresizlik onu öldürmez ama yaşadığını her gün biraz daha azaltır.
Ve en acı tarafı şudur; bir çaresizlik dramatik değildir, kimse fark etmez, kimse dur demez. Çünkü katlu varp’a varanlar bağırmaz, sessizce uyum sağlar.
Katlu varp’a göre bir erkeğin çaresizliği, ölmek değil, ölmeye gerek kalmayacak kadar vazgeçmiş olmaktır…Bu yüzden katlu varp bir sonuç değil bir uyarıdır. Esas cinayet duyarsızlıktır. Felsefe buna ahlaki ölün der, hukuk ise sadece bedeni görür oysa ruh çoktan toprağa verilmiştir. Hükmün değil vicdanın tanığı olun, çünkü adalet çağırılınca değil hazır olunca gelir…
Mahabat İskenderoğlu
Hukukçu Yazar

 

Bu yazı toplam 847 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA