- Mardin26 °C
- Diyarbakır24 °C
- Batman25 °C
- Şırnak23 °C
- İstanbul20 °C
- 18:45 - VEFAT • Vesile BULUT
- 00:21 - MİDYAT BİLGE ÇOCUK AKADEMİ’YE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
- 21:16 - VEFAT • Ahmet ASLO KARDAŞ
- 14:05 - 40 yıllık gezgin arıcı: Balda kalite güven meselesidir
- 13:58 - Eğitim-Bir-Sen Batman Şube Başkan Vekili Güler: Aksa Tufanı bir milat olmuştur
- 13:58 - Batman'da Gazze için yürüyüş hazırlığı: HÜDA PAR’dan katılım mesajı
- 13:55 - Fidan ve çiçeklerde sonbahar hareketliliği
- 13:52 - Şanlıurfa'da park halindeki okul servisine silahlı saldırı
- 13:48 - Cizre'nin asırlık lezzeti Memilheva
- 13:36 - MAÜ’de Akademik Başarı Töreni
- 13:29 - BAŞKAN ŞAHİN’DEN BAKAN ERSOY’A ZİYARET
- 13:27 - VEFAT • Emine GÜNAL
- 12:52 - Peygamber Sevdalılarından Şanlıurfa İl Müftülüğüne ziyaret
- 10:53 - Şanlıurfa'da yüzlerce ihtiyaç sahibi aileye gıda desteği
- 07:37 - Değerli Midyatlı Hemşehrilerim ve Kıymetli Ticaret Odası Üyelerimiz,
Mecit Akgül / Yazar


KAMUŞK
Çocukluğumda köyümüzün iki Nanpeji (Ekmek yapan) kadın vardı. İkiside Süryani’ydi, Hanna Gulo ile Atonun kızı Zero. Köylüler hamurlarıyla birlikte çalı çırpılarını götürür, iki kadın bir tandır ekmeklerini pişirir, el emeklerine karşılık bir ekmek alır, gerisini ekmek sahiplerine verirlerdi.
Ne zaman tandırlarından duman çıksa, biz çocuklar tandırın yanı başında belirirdik.
"Çocuklar lütfen tandırdan uzak durun, ekmeklerim tandıra düşer" derlerdi.
Tandıra giren hamur üç şekilde çıkardı En kötü şekli, hamurun, daha hamur halındayken, tandırın tavanından külün üstüne düşmesiydi. Buna Keti derlerdi, ketiler ya sahiplerince alınıp, hayvanlara yedirilirdi, ya da biz çocukların arasında bekleyen köpeklere atılırdı. Çoğu yarı hamur ve küllü olurdu.
İkinci şeklide çıkan hamurun bir bütün olarak tam kıvamına pişen haliydi. Bu ekmeğin en değerli haliydi. Bu ekmeğin birini herhangi birine vermek en büyük sevap sayılırdı.
Mesele eğer birisi büyük bir bela savuşturursa "Annesi mutlaka bir fakire sıcak bir ekmek yedirmektir" derler.
Ekmeğin son çıkan hali, tandırın tavanına yapışıp kalan haliydi. Buna da Kamuşk denilirdi. Kamuşk ekmekten arta kalan sert ince bir kabuk gibiydi. Tavandan koparmak zordu. Yanmadan koparıldığı zaman, kıtır kıtır yenilirdi. Tam biz çocukların dişine göreydi.
Nanpej kadınlar "Gelin çocuklar tam ağzınıza göre ekmek."
Erkek çocuklar hemen öne çıkar paylarını alırlardı. Kızlar birazda nezaket icabı arkada dururdu. O zaman kadınlar onlara şöyle seslenirdi, "Kızlar haydi çekinmeyin, nar gibi kızarmış kamuşkleri, bu sümüklülere mi bırakacaksınız, unutmayın Kamuşk yiyen erkekler yedikleriyle kalırlar fakat kamuşk yiyen kızlar toprak altında bol bol boncuk görürler". Son sözlerle birlikte, kızlar gülüşmeler içinde, ellerini Kamuşklara uzatırlardı. Çok geçmeden tüm çocuklarının dişleri arasına katır kütür sesi yükselirdi.
Nanpej kadınların tandır ateşinden kızaran yüzlerine, çocuklara iyilikte bulunmanın verdiği semavi bir pembelik yayılırdı.
Mecit Akgül
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
“PARA MI, İNSANLIK MI?”Mine KAPI
EVİMİZ TERTEMİZ, PEKİ DÜNYA NEDEN KİRLİ?Halil EL
SOSYAL MEDYA AHLAKISadullah GÜNEŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
Ruhun İnşası ve Hayatın KalitesiYusuf BEĞTAŞ
YOKSULLUĞUN EN SESSİZ HÂLİ: BİR ÇİFT AYAKKABIMahabat İskenderoğlu
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA











