- Mardin11 °C
- Diyarbakır11 °C
- Batman12 °C
- Şırnak11 °C
- İstanbul10 °C
Beytüşşebap'ta kar mesaisi: Kapanan köy yolları açılıyor
Sason Balı'nın AB tescili için toplantı gerçekleştirildi
Siirt’te 5 hastanın tam kapalı kalp damarı açıldı
Gercüş bağları için modernizasyon adımı
Batman Eğitim-Bir-Sen: İran'da katledilen kız çocukları insanlığın vicdanında derin yara açtı
Çocuklarda katkı maddesi tehlikesi ve obezite riski: E120 ve MSG bağımlılık yapıyor
Uzmandan sünnet uyarısı: Çocuk sağlığı için sünnette doğru adım şart
Şanlıurfa’da bağımlılıkla mücadele projesi olumlu sonuçlar veriyor
Batman’da baraj gölüne gömülen araç 3 gün sonra bulundu
Mardin İl Müftüsü Türkmen: Mukabeleye büyük bir iştiyak var
Batman'da 200 kiloluk ağırlık sonrası kopan tendon ameliyatla onarıldı
Mardin’de kazada ağır yaralanan kişi 20 günlük yaşam mücadelesini kaybetti
Batman'da esnaf, bayram hazırlıklarını tamamladı
Uzman Diyetisyen Ertaş: Oruç vücudu yeniliyor
Batman'da dağ keçileri sürü halinde görüntülendi
- 05:45 - Beytüşşebap'ta kar mesaisi: Kapanan köy yolları açılıyor
- 05:44 - Sason Balı'nın AB tescili için toplantı gerçekleştirildi
- 05:43 - Batman'da fırın ve lokantalara sıkı takip
- 05:42 - Siirt'te fitrelik buğday geleneği sürüyor
- 05:41 - Şanlıurfa'da durdurulan tırda 33 kilo skunk ele geçirildi
- 05:35 - AK PARTİ HEYETİNDEN MİDYAT BELEDİYESİNE ZİYARET
- 20:29 - MİDYAT’TA GÜVENLİK GÜÇLERİ ONURUNA İFTAR PROGRAMI
- 16:33 - VEFAT • Seyran TAK
- 19:54 - 4-6 Yaş Kur'an kursu öğrencileri Ramazan kolileri hazırladı
- 19:52 - Şırnak’ta narkotik operasyonu
- 19:50 - Mardin İl Müftüsü Türkmen: İtikaf, ağyarı bırakıp Allah'ı merkeze almaktır
- 19:48 - Mardin’de kuduz şüphesiyle bir mahalle karantinaya alındı
- 19:43 - Siirt’te 5 hastanın tam kapalı kalp damarı açıldı
- 19:37 - VEFAT - Burak Yağız
- 19:34 - BEYAZSU ANA İSALE HATTINDAKİ ARIZA YERİNDE İNCELENDİ
Halil EL / Yazar


İNSANI ANLAYAN DEVLET AKLI
1939…
27 Aralık sabahı… Erzincan, yerle bir olur. Taş üstünde taş kalmaz. Soğuk, korku ve
belirsizlik şehrin üzerine çöker. Enkaz yalnızca binaları değil, insanların iç dünyasını da ezer.
Böyle zamanlar vardır; insanın en çok güvene, en az da korkuyla yönetilmeye ihtiyaç
duyduğu zamanlar…
Depremin yıktığı yerlerden biri de Erzincan Cezaevi’dir. Duvarlar çökmüş, kapı yok, pencere
yok, korkuluk yoktur. Cezaevi kalmamıştır. Avluda 241 mahkûm durur. Kimisi cinayetten,
kimisi ağır suçlardan hükümlü… Normal şartlarda toplumun “dışarıda tutmak” istediği
insanlar.
Tam da burada, tarih yalnızca bir idari karar değil, bir psikoloji dersi verir.
Cezaevinin önüne dönemin Erzincan Savcısı İzzet Akçal gelir. Silah yoktur. Zincir yoktur.
Tehdit yoktur. Ama çok güçlü bir şey vardır: İnsana güven.
Konuşur ve der ki:
“Bu büyük felakette bu necip millete, bu halka yardım etmeniz için sizi serbest bırakıyorum.
Tek bir şartım var: Her akşam gelip teslim olacaksınız. Sabah yine yardım faaliyetlerine
devam edeceksiniz.”
Bu cümle, bugün psikoterapide “koşulsuz saygı” ve “sorumluluk devri” olarak adlandırılan
ilkenin canlı karşılığıdır. İnsan, güvenildiğini hissettiği anda değişir. Kontrol altında tutulan
birey savunmaya geçer; güvenilen birey ise sorumluluk üstlenir.
Erzincan sokakları bunu ispat eder. Enkaz altından insan çıkaranların, yaralı taşıyanların,
çocukları ısıtanların bir kısmı mahkûmdur. Akşam olur. Hava kararır. Ve birer birer gelip
teslim olurlar.
Hiçbiri kaçmaz.
Çünkü güven, insanın içindeki ahlaki pusulayı harekete geçirir.
Psikoterapide bilinir: İnsan, kendisine “sen değerlisin” mesajı verildiğinde, yıkıcı davranıştan
onarıcı davranışa yönelir. O gün Erzincan’da devlet, mahkûmlara tam da bunu söylemiştir:
“Sana güveniyorum.”
Bu tablo, Ankara’dan Erzincan’a gelen trende daha da anlam kazanır.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü incelemeler için Erzincan’a doğru yol almaktadır. Tren bir
noktada yavaşlar. Kalabalık vardır. Sorulur:
“Bu kalabalık ne?”
Cevap nettir:
“Mahkûmlar Paşam… Yardıma koşuyorlar ama trene alınmıyorlar.”
İçlerinden biri yaklaşır ve durumu anlatır. İnönü’nün cevabı kısa ve sarsıcıdır:
“Benim bulunduğum vagona alın.”
Bu, devletin yalnızca yönetmediğini; onardığını gösteren bir andır. Psikolojide buna
“iyileştirici ilişki” denir. Güçlü olan, zayıf olanı yanına aldığında iyileşme başlar.
Yardım günlerce sürer. Mahkûmlar her akşam gelir, teslim olur. Sabah yine enkaz
başındadırlar. Ne firar vardır ne ihanet. Çünkü insan, kendisine güvenildiğinde kimliğini
yeniden inşa eder.
Aradan bir yıl geçer.
1940…
Devlet hafızası devreye girer. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, 241 mahkûmun isim isim
yazılı olduğu özel bir af kanunu sunulur. Gerekçe açıktır: Felaket gününde halka yardım
etmiş, sözlerinde durmuşlardır.
Teklif kabul edilir.
Ve hepsi affedilir.
Bu yalnızca tarihî bir anekdot değildir. Bu, bugün için derin bir psikolojik ve ahlaki derstir.
Toplumlar yalnızca cezayla ayakta kalmaz. Bireyler yalnızca korkuyla düzelmez. İnsanı
dönüştüren şey, güvenin yüklediği sorumluluktur.
Bugün sıkça “kimseye güven olmaz” diyoruz. Oysa Erzincan 1939 bize şunu söylüyor:
Güven, kontrolsüzlük değildir.
Güven, insanın içindeki iyiyi uyandırma cesaretidir.
Ve bazen bir milleti ayağa kaldıran şey, enkazdan çıkan beton değil; insana duyulan inançtır.
Halil EL
halilelbey@hotmail.com
hel24548@gmail.com
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım

BAŞKAN ŞAHİN AYAĞININ TOZU İLE KAR TEMİZLEME ÇALIŞMALARINA KATILDI

BAŞKAN ADAYI TACETTİN AVCI, KAR KIŞ DEMEDEN SAHADA
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
MEGA ENDÜSTRİ BÖLGELERİ VİZYONUNDA DİCLE HAVZASI DA YER ALMALIHalil EL
RUHUMDAKİ KIVILCIMNeşe ÜNAL
KELEPÇENİN SOĞUK YÜZÜMahabat İskenderoğlu
Hem Anadili Hem Anadil: Süryanice...Yusuf BEĞTAŞ
PARMAKLARIN ACISIMecit Akgül
DİJiTAL ÇAĞIN TUZAĞI;SANAL KUMAR BAĞIMLILIĞISadullah GÜNEŞ
HER ŞEY Mİ DOLAR?Abdulaziz ALTEKİN
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






