• Mardin16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Batman11 °C
  • Şırnak11 °C
  • İstanbul12 °C

Abdulaziz ALTEKİN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GÖZ GÖRE GÖRE!

30 Kasım 2025 Pazar 15:09

 

 

 

Eskiden büyüyünce ne olmak istersin diye soruyorlardı bizlere. Bizler de doktor, öğretmen, polis gibi cevaplar verirdik. Aynı soruyu öğrencilerime sordum. Polat Alemdar, Memati, Kertenkele, Sedat Peker ve ismini daha önce duymadığım birçok kişi! Tabi tefecilikle ve soytarılıkla uğraşan yerel birkaç isim de geldi. Ama en çok dikkatimi çeken sanayi ustası oldu. Nedenini sorduğumda açıkçası böyle bir cevap beklemiyordum.

Konumuzdan uzaklaşmamak adına burada bir parantez açmak istiyorum.

Geçmişle günümüz arasındaki uçurumu muhtemelen siz de fark etmişsinizdir. Korkarım yarın bu soruyu sorduğumuzda alacağımız cevap şu olacaktır:

Yaşamak istiyorum!

İyi de doktor, öğretmen, polisten hayata kalmaya nasıl geçtik?

Amma abartın hocam diyenler çıkarsa diye birkaç örnek vereyim izninizle.

Yaklaşık on gündür zehirlene vakalarıyla ilgili sürekli haberler var gündemde. Van’da Sokak ortasında bir avukat tarafından silahla cani bir şekilde öldürülen baba ve oğlunu duydunuz mu peki?

Ya Mardin’in Kızıltepe ilçesinde iddialara göre mal mülk için anne babasıyla birlikte silahla öldürülen çocuk!

Kayseri’de miras kavgasında önce kayınvalidesini ve sonrasında kendini öldüren polis,

Kahramanmaraş’ta tuvalette saldırıya uğrayan adam,

Balıkesir’de bacağından vurulan garson,

Erzincan’da katledilen baba ve oğul,

İntihar eden yaşlılar, gençler,..

Sanmayın ki cehaletten intihar ediyorlar ya da fakirlikten birbirlerini katlediyorlar. Zira okumuş sağduyulu gençler de var, sayılı zenginlerin çocukları da!

Zor günlerden geçiyoruz! Siyasetçilerin, kanalların, tv yorumcularının ve sözde tanınmışların sürekli halkın arasına kin ve nefret ektiği saçma sapan zor günler.

Ama onları suçlamıyorum. Çünkü koltuklarında oturabilmek ya da ceplerini doldurabilmek için kendi taraftarlarını durmadan gazlamaları gerekiyor.

Bu noktada halk ne yapıyor?

Göz göre göre bir nesil yok olurken bizler ne yapıyoruz?

Tabi ki partiler rahat rahat miting yapsın, kanallar yüzümüze baka baka hakaret edip bizi aşağılasın, ünlüler tatil yerlerini dolaşsın, eğlensin diye geleceğimizi elimizin tersiyle itip onların peşine takılıyoruz.

Mardinli kardeşlerime sormak istiyorum.

A partisi, B partisi ya da herhangi bir Mardinli ünlü, yıllardır yapılan elektrik zulmü karşısında ne zaman vatandaşların yanında durdu?

Uzay çağında millet Mars’tan arsa alırken bizim mahallelerimiz tankerlerle su taşıyor.

Ben Mardinli olduğum için bu sorunları görebiliyorum. Eminim benzer sıkıntılar ülkenin dört bir yanında vardır.

Peki bu sorunları görüyorlar mı?

Bir gece olsun yastığa başlarını koyarken intihar eden gençlerimizi veya yaşlılarımızı düşündüler mi acaba?

Koltuklarında oturmaktan, birilerine saydırmaktan, ceplerini doldurmaktan ya da gezmelere doymaktan fırsat bulurlarsa belki!

Sokakta yürürken alkollü bir sürücü tarafından ezilebiliriz. Evde otururken caninin biri tarafından mal mülk için katledilebiliriz. Trafik kurallarına uyduk diye bir maganda tarafından yolumuz kesilebilir. Veya durduk yere yan bakmaktan, omuz atmaktan, gözünün üstünde kaşının olmasından gençlerimiz taşlı sopalı kavgaya tutuşabilir. Birbirimizi anlamak yerine sindirip yok etmeye çalışıyoruz.

Gördüğünüz gibi herkes herkese çatmak için bir bahane arıyor. Sinirler gerilmiş patlamaya hazır birer bomba gibiyiz.

Sadece bunlar da değil. Uyuşturucu bataklığı, çetelerin ve mafyaların örnek gösterilmesi ortaokul çocuklarına kadar inmiş. Bugün arkadaşı tarafından darp edilip bitkisel hayata giren 14 yaşındaki çocuğun haberini görünce şok olmuyoruz.

Artık bunun farkına varmalıyız. Hiç kimsenin umurunda değiliz. Ailemizi, çevremizi ve kendimizi ancak bizler koruyabiliriz.

İyi hoş da neleri nasıl yapabiliriz?

Her şeyden önce insan olalım!

Konuşarak halledemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Dertlerimizi ve sorunlarımızı konuşup tek tek ortadan kaldırabiliriz.

Misal ekmek su gibi satılan silahlardan başlayalım. Millet haksızlığa uğradığında kendi adaletini kendisi sağlamaya çalışıyor. Burada silahlara ulaşım kısıtlanırsa şiddet olaylarında azalma yaşanabilir. Azalma diyorum çünkü yeri geldiğinde bir sopa bile silah olarak kullanılabiliyor.

İkincisi acilen film ve diziler kontrolden geçmeli. Kısa yoldan zengin olan gençler bir yana her olayda silahına davranan ve kahraman görülen karakterler reyting uğruna hayatımızın birer parçası haline getirilmiş.

(Bana göre en önemlisi bu) Aramıza kin ve nefret pompalayan partileri, sözde tanınmışları ve kan emicileri bırakıp artık birlik olmalıyız.

İnsanı hayatta tutan hayaller ve umutlardır. Ne yazık ki bu arena herkesin hayallerini çalıp umutlarını yok ediyor. Umutsuzlukla birlikte büyük bir boşluğa düşüyoruz. Bu noktada bizden geçti ama gençlerimize sahip çıkmalıyız. Gençlerimizi kaybedersek geleceğimiz de uçup gider ellerimizden. Ya kardeşçe yaşamayı öğrenip geleceğimiz için savaşır gençlerimize yeniden hayal ve umut aşılarız ya da affedersiniz ama aptallar gibi birer birer yok oluruz.

Gelelim bizim sanayiciye! Babası kendisine, başkalarının kapısında ay sonunu bekleyeceğine aç dükkânını aslanlar gibi kendi paranı kazan demiş. Para konusunda kendince haklı. Babası üçüncü dükkânını açtı en son. Yalnız gerisi yok.

Toplumda bir iki kişinin baba parası, miras ya da doğru zamanda doğru yerde olmasından kaynaklı zengin olduğu örnekler var. Ama okumayan insan, okuyup kendinin farkına varmayanlar ne okumanın hikmetini bilirler ve maalesef ne de hayata tutunabilirler. Başka konuya geçmemek adına Yunus Emre’nin şu sözleriyle yazıma son vermek istiyorum. Huzurlu yarınlarda buluşmak dileğiyle. Kalın sağlıcakla!

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmez isen,

Ya nice okumaktır?

 

Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2025 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA