- Mardin32 °C
- Diyarbakır28 °C
- Batman26 °C
- Şırnak27 °C
- İstanbul25 °C
Cizre'de "Girişimci kütüphanesi" programı düzenlendi
Siirt'te günlük 5 bin koli yumurta üretiliyor
Cizre'de eğitim yıl sonu değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi
Şanlıurfa'da fıstık bahçesinde hastalık ve zararlı incelemesi
Mereto Dağı'nda nadir görülen Anadolu Benekli Semenderi görüntülendi
Vali Canalp: Uyuşturucuyu dağıtmaya devam edeceklerse gidecekleri yer hapishane olacaktır
Batman'da ilk mercimek hasadı başladı: Çiftçiler verimden umutlu, maliyetlerden şikâyetçi
Beytüşşebap Kaymakamlığından sosyal medyadaki iddialara yalanlama
Batman'da 377 iş yerinde vergisel yükümlülük kontrolü yapıldı
Batman'da 662 girişimciye tavuk desteği
Ceylanpınar'da koruma çalışmaları sonuç verdi: Ceylanlar çoğalıyor
Kayapınar'da 35 yıllık belediye binası yenileniyor
Hafız adayları: Hafızlık sanıldığı kadar zor değil
Şırnak’ta bin 800 polisle “Huzur Şırnak” uygulaması yapıldı
Umut Kervanı Cizre'de binlerce aileye kurban eti ulaştırdı
- 10:54 - VEFAT • Şahbiye Tunç
- 08:52 - MİDYAT BELEDİYESİ YKS'YA GİRECEK ÖĞRENCİLER İÇİN SAHADA!
- 02:55 - MARDİN’DE JANDARMADAN KAÇAKÇILARA DARBE
- 21:59 - VEFAT • Nizamettin İnan
- 01:18 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 14:45 - Mardin İçin Kapsamlı Sağlık Yatırımı Talebi
- 17:14 - VEFAT • Mehmet AKDAŞ
- 16:11 - Midyat’ın Tanıtımı İçin Çin Büyükelçiliği’ne Ziyaret
- 10:12 - MTSO Başkanı Çelik: “Mardin’in En Büyük Sorunu Altyapı ve Trafik”
- 08:09 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 01:16 - Cizre'de "Girişimci kütüphanesi" programı düzenlendi
- 01:16 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 01:14 - Velilerden medreselere tam destek: Toplumun önemli bir değeri
- 01:12 - Dicle Elektrik’ten Mardin'e 758 milyon TL’lik altyapı yatırımı
- 01:08 - Optisyenlerden kamuda daha fazla istihdam ve destek çağrısı
Abdulaziz ALTEKİN


DENİZ!
Bir yandan sigarasını içiyordu diğer yandan telefonla konuşuyordu. Araba ful paketolduğu için zaten kendisi gidiyordu. Ona düşen tek şey sadece direksiyonu tutup önüne bakmaktı.
Yapamadı
Daha önce birkaç defa başına gelmişti. Önündeki araç birden frene basınca onunki de kendiliğinden duruyordu. Muhtemelen bu yüzden rahattı. Fakat bu defa öyle olmadı.
Kahvesinden bir yudum almak için sigarayı önündeki küllüğe bıraktı. Her zamanki gibi küller yine etrafa dağılmış ve izmarit tek başına kalmıştı.
Ne olduysa o anda oldu. Durmamıştı araç. Çarpmanın şiddeti o kadar yüksek değildi belki ama altına almasına yetmişti.
Çarptığı şey arkada duruyordu. Kenardaki gençlerin bakışlarını fark etmese çekip gidecekti. Çünkü onun şu an tek derdi çarpma esnasında aracın içine dökülüp ortalığı kirleten kahvesiydi.
Yavaşça araçtan indi. Gençleri yanına çağırdı. Ve onlara bir teklifte bulundu.
-Öğrenci olmalısınız. Bu talihsiz kazayı gördünüz. Adam intihar etti ve aracın önüne atladı. Şimdi bana yardım edin hastaneye götürelim. Orada bana şahitlik edin. Tabi dersi kaçırmış olacaksınız. Bu iyiliğin altında kalmamak için size bir kahvaltı ısmarlayayım.
Gençlerin gözü fal taşı gibi açılmıştı. Her ne kadar kahvaltı dediyse de muhtemelen cebinden çıkarıp onlara uzattığı o para bir aylık masraflarını karşılardı.
Hemen kabul ettiler.
Çarptığı kişinin başta kadın olduğunu düşünmüştü. Fakat sırtüstü çevirdiklerinde saçı sakalı birbirine girmiş bir erkek gördüler.
Baygındı!
Alıp en yakın hastaneye götürdüler. Herkes kendine düşeni yaptı ve adamı bırakıp oradan ayrıldılar.
Üzerinden kimlik çıkmamıştı. Zaten haline bakılırsa sokaklarda kaldığı anlaşılıyordu. Ama orası özel hastaneydi ve kimliği dahi olmayan birini ücretsiz tedavi edemezdiler.
Çarpma esnasında yere düşerken el bileği incinmişti. Onun dışında ufak tefek sıyrıklar almıştı. Uyanınca ağrı kesici verip göndermelerini söyledi hemşireye acildeki doktor.
Hemşire aldığı maaşı hak etmenin dışında doktorun gözüne girmeye çalışıyordu. Verilen bu emri en iyi şekilde yerine getirmeliydi.
Daha adam kendine gelmemişken onu dürtüp uyandırmaya çalıştı. Kendisine göre o sıcacık yatakta biraz daha kalabilmek için numara yapıyordu.
O esnada uykuda kaldığı için kısa yol olan acilden geçmek zorunda kalan doktor, olanları gördü. Ve hemşireye kızdı. Sonra da adamı alıp odasına götürdü.
-Deniz’i gördün mü?
Ölümden dönen adamın ilk cümlesi doktoru şaşırtmıştı. Deniz önemliydi ama önce açlıktan karnı guruldayan bu adamı doyurmak gerekiyordu.
Kahvaltıdan sonra oturup konuşmaya çalıştı. Adını falan sordu. Cevap alamadı. Bütün sorular hava boşluğunda asılı kalmıştı. En son hem gariban hem de aklını yitirmiş olduğunu anladı.
Artık onu yolcu edip ilk hastasını almalıydı.
Kapıyı açmadan önce adama son bir soru sordu.
-Deniz kim?
O ana kadar tepki vermeyen adam birden kafasını kaldırıp odanın içinde dönmeye başladı.
-Deniz’i gördün mü?.. Deniz’i gördün mü?.. Deniz’i gördün mü?..
Onu sakinleştirmek için su vermeye çalıştı. Daha suyu uzatmadan pencereden aşağı atladı. Doktor şok olmuştu.
Neyse ki zemin kattaydılar. Çimlerin üzerine düşmüştü. Ama ters giden bir şeyler vardı. Ağzından kan geliyordu. İç kanama geçiriyor olmalıydı.
Adını bilmiyorlardı. Kılık kıyafetinden adamın evsiz ve sokaklarda yaşadığı çıkarımında bulunmuşlardı. Böyle birinin sosyal güvencesi de olamazdı. Bu yüzden acildeki doktor üstün körü muayene edip taburcu etmişti.
Adam ölüyordu!
Bu karşılaşma tesadüf olamazdı. Belki son anlarını yaşayan bu adama yardım etmek için ellerinden geleni yapacaktı doktor.
Hemşireyi yanına çağırıp üzerinden bir şey çıkıp çıkmadığını sordu.
Yalnızca bir not defteri!
Alıp inceledi.
Her sayfada tarih, tarihle birlikte bir adres ve tek cümle:
Deniz yok!
Onun için önemli biri olmalıydı. Bulup getirmeliydi. Bunun için ilk ve tek ipucu olan o adrese gitmeye karar verdi.
Şehrin en lüks mahallesiydi burası. Maaşıyla kiralık ev baksa muhtemelen hiçbir ev sahibi dönüp yüzüne bakmazdı. Böyle bir yerde ne işi olabilirdi ki o garibanın?
Kapı kapı dolaşamayacağına göre dükkân falan bakındı. Mahallenin sonunda anca küçük bir büfe ve büfenin yanında emlakçi gördü.
Önce emlakçiye girdi. Hastasını tarif ettikten sonra tanıyıp tanımadığını sordu. Emlakçı tanımadığını söyleyince oradan çıkıp büfeye girdi.
Aslında niyeti su almaktı. Çünkü emlakçı tanımadıysa büfeci de tanıyamazdı. Her ne kadar umutsuz olsa da suyu alırken sordu.
-Tarık beyi mi arıyorsun?
İsimden çok sondaki unvan dikkatini çekmişti. O gariban adama biri bey diyordu. Büyük ihtimalle aynı kişilerden bahsetmiyorlardı.
-Emlakçıya sor o daha iyi tanır Tarık beyi. Hem evini kiralığa çıkaran o.
Az önce yanındaydı. Kendisine yalan söylemişti. Bunun hesabını sormak için teşekkür edip tekrar emlakçının yanına gitti.
Tarık bey bir yıl önce kaza geçirmişti. Kazada kendisi yaralı kurtulurken eşi ölmüştü. O olaydan sonra aklı uçup gitmişti.
Tanımamazlıktan gelme sebebi geride kalan mal varlığıydı. Akrabası falan yoktu. Evi, arsası, arabası ve daha ne varsa hepsi sahipsiz kalmıştı. Kendisine yardımcı olma için evini kiraya vermeye karar vermişti emlakçı. Arabasını da tamirden alıp onun için evinin bahçesine koymuştu. Tamamen insanlık namına hiçbir menfaat gözetmeden iyilik yapıyordu.
Deniz, eşi miydi?
Değildi. Tek yakını olan eşini kazada kaybetmişti. Ve Deniz adında kimse oturmuyordu mahallede.
Evine bakmak istedi doktor.
Beraber eve geçtiler. Bahçede araba falan yoktu. Emlakçının bir yalanı daha çıkmıştı ortaya. Ama şu an ilgilendiği tek şey Deniz’di.
İki katlı bir evdi. Her şey özenle seçilmiş olmalıydı ve fazla kullanılmamıştı ki henüz yeni gibiydiler.
Girişte oturma salonu, mutfak, misafir odası, lavabo, banyo falan vardı. Duvarlarda ise resimler. Burada bir şey bulamadılar. Üst kata da bakıp dönmeye karar verdi doktor. Belki çoktan adam ölmüştür hem ölmediyse bile ne aradığını dahi tam olarak bilmiyordu. Boşa kürek çekiyor gibiydi.
Üst katta yatak odası, misafir odası ve kapalı bir oda vardı.
Ne yatak odasında ne de misafir odasında hiçbir ipucu bulamadılar. Bir tek kapalı oda kaldı.
-Burda ne var?
-Bilmiyorum. Daha önce girmedim.
-Açabilir misin?
Anahtarları teker teker denediler. Nihayet üçüncüsünde buldular. Emlakçı kapıyı açıp kenara çekildi.
Çok güzel bir çocuk odasıydı!
Pencere kenarında duran sehpanın üzerinde bir not ve doğum kontrol çubuğu vardı: Hoş geldin Deniz!
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım

BAŞKAN ŞAHİN AYAĞININ TOZU İLE KAR TEMİZLEME ÇALIŞMALARINA KATILDI
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
TURİZMİN GELECEĞİ AYRINTIDA GİZLİDİRHalil EL
Kızılötesi Güneş Mardin’in GerdanındaNeşe ÜNAL
Yüksek BilinçYusuf BEĞTAŞ
GÜLÜMSEMEMine KAPI
AVZERMahabat İskenderoğlu
KADINLARA ANCAK İYİ KİMSELER İYİ DAVRANIR;ONLARA ANCAK KÖTÜ KİMSELER KÖTSadullah GÜNEŞ
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
MODERN DELİ DUMRULAbdulaziz ALTEKİN
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






