Baba, bu gece halamlarda kalabilir miyim?
Tabi kızım, yarın görüşürüz
Hangi yarın?
Bu gece damat bey ve gelin hanım bayağı bir neşeli
Hangi gece?
Anne, hemen gelecem
Nereye?
Namaza zor yetişti?
Hangi namaz?
Anne, rüya gördüm göklere yükseliyorduk
Hangi gök?
Bekleyin, mutlaka bizi kurtaracaklar
Nerede kaldılar?
Poşetiniz var mı?
Ne için?
Çocuğumu gömecek bir şey bulamıyorum
Sesimizi duyarlar
Hangi ses?
Sesimi duyan var mı?
Belki de sabaha az kalmıştı
Az kalan bir sabahın
Ömür boyu sürecek yürek sancısı
Belki de o sabah hiç gelmedi
Karanlıkta kaybolan bir umut
Sessizlikte yankılanan bir feryat
Kimi arayan, kimi bekleyen
Kimi de sonsuzluğa giden
Gözyaşları ıslatan toprağı
Ağlayanlar, susanlar, bekleyenler
Umudun bittiği yerde
Sessizlik hüküm sürüyor
Belki de bir gün...
Belki de hiç...
Bu yazı toplam 53 defa okunmuştur.