Ay ışığı vurmuş karanlık sokaklarına.
En tepede inci tanesi gibi parlıyor,
Sıra sıra evler dizilmiş eteklerine.
Büklüm büklüm yolları,
Taşlarına tökezletir ayakları.
Hurrilerin, Mitannilerin gözdesi;
Evliya Çelebi’yi büyüleyen bu manzaraları.
Çarşısı sabun kokularıyla dolu,
Atları halay çeken bir şehir.
Sürmesi dillere türküler söyleten,
Kara gözlü, kara kaşlı sevdalar diyarı.
Yokuş yukarı sürükler, geriye baktırmaz;
Yıldızlı geceleri rüyalara daldırır.
Süryani çöreğinin kokusuna kapılıp,
Kilise çanlarında kaybolur, Mardin’i izlersiniz.
Cami minarelerine hayran kalır,
En derin, en eski tarihe yolculuk edersiniz.
Lal dudaklar gül rengine bürünür,
Aşıkları hasret bırakır Mardin’de.
Üşüyor Mardin’in ruhu;
Tarih üşüyor… Türküler taşlara işleniyor.
Bu yazı toplam 1118 defa okunmuştur.