• Mardin9 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Batman5 °C
  • Şırnak5 °C
  • İstanbul5 °C

Mine KAPI / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“KRİTERLERİMİZ UYMUYOR”

08 Kasım 2026 Pazar 21:52
 
 
 
 
“Kriterlerimiz uymuyor” sözü, hayatın pek çok alanında karşımıza çıkan bir ret cümlesidir. İlk bakışta soğuk, mesafeli ve tamamen teknik bir uyumsuzluğu ifade ediyor gibi görünse de özünde insan ilişkilerinin, beklentilerin ve toplumsal kabullerin derin dinamiklerini barındırır.
Bir insanı ya da bir fikri yalnızca mevcut şablonlara göre değerlendirmek, gelecekte doğabilecek büyük başarıların, derin dostlukların ve ikili duygusal ilişkilerin önünü tıkamaktadır. İnsanlar artık karşılarındakini tanımak, ruhuna dokunmak yerine kafalarındaki “ideal eş” veya “ideal duygusal arkadaşlık” listelerindeki kutucukları işaretlemekle meşguldür.
Boyu, mesleği, sosyal statüsü ya da hobileri beklentilere uymadığında; “Telefon ettim, cevap vermedin”, “Mesaj yazdım, açıp okumadın ya da okuduğun hâlde cevap vermedin”, “Neredesin, beni haberdar etmedin” gibi sitemler dile getirildiğinde veya “Doktora gittin mi?”, “İlacını alıyor musun?” gibi sorular yöneltildiğinde, bunların ardındaki duygu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.
Çünkü bu tür sözler bazen karşı tarafa duyulan ilginin, alakanın, sevginin ve verilen değerin bir göstergesidir. Ancak hayatı boyunca bu tür bir ilgi, sevgi ve değer görmemiş bir insan, kendisine gösterilen bu yakınlığı anlamakta güçlük çekebilir. Hatta bu ilgiden rahatsızlık duyabilir. Böyle durumlarda kişinin taşıdığı sevgi potansiyeli ve samimiyeti hiç önemsenmeden ilişki, “kriter uyumsuzluğu” gerekçesiyle sonlandırılabilmektedir.
İnsan ilişkileri bile artık duyguların, samimiyetin ya da emeğin değil; önceden belirlenmiş formüllerin, listelerin ve maddelerin süzgecinden geçmektedir. İşte tam bu noktada karşımıza çıkan “Kriterlerimiz uymuyor” cümlesi, bireyin yalnızca bir “dosya” ya da “profil” olarak görüldüğünün en net ilanıdır. Kriterlerin bu denli kutsallaştırılması, insanı mekanikleştirmekte ve toplumdaki empati duygusunu köreltmektedir.
Bir yere veya bir kimseye kriter olarak uymamak, sizin eksik ya da kusurlu olduğunuz anlamına gelmez. Bu durum yalnızca sizin varlığınızın ve yeteneklerinizin, karşı tarafın dar kalıplarıyla veya mevcut beklentileriyle örtüşmediğini gösterir.
Bir yapboz parçasını düşünelim. Her parça benzersizdir ve kendi başına bir bütünü tamamlayan değere sahiptir. Ancak yanlış bir yere yerleştirilmeye çalışıldığında oraya uymaz. Bu, o parçanın çirkin veya hatalı olduğunu değil, yalnızca ait olduğu yerin orası olmadığını gösterir. İşte “Kriterlerimiz uymuyor” cevabı da tam olarak budur: Size ait olmayan bir alanı terk etmeniz ve kendi yerinizi bulmanız için verilmiş bir işaret...
Oysa “Uymadı” denilen an, başkalarının kalıplarına girmekten vazgeçip kendi kriterlerimizi belirlemeye başladığımız andır. Bu reddedilişler, insanı derin bir öz eleştiriye ve ardından kendini yeniden inşa etmeye yönlendirir. İnsan, başkalarının kriterlerine uymak için kendi özgürlüğünden ödün vermeye başladığında kimliğini kaybeder. Sürekli başkalarını memnun etmeye, onların standartlarını yakalamaya çalışmak, insanı yıpratan bir köleliktir.
“Kriterlerimiz uymuyor” sözü bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Bizi sınırlandıran, kendi doğamızdan uzaklaştıran kalıpların dışına itilmek, uzun vadede bir kazançtır. Hayatta her ret, aslında daha doğru bir kabulün habercisidir. Önemli olan, başkalarının standartlarına uyum sağlayamadığımız için üzülmek değil; bizi biz yapan benzersiz özelliklerimizle kendi yolumuzda gururla yürüyebilmektir.
“Kriterlerimiz uymuyor” diyerek kestirip atmak yerine uyumsuzlukların içindeki uyumu aramak, potansiyele şans vermek ve insanı insan yapan soyut değerleri de denkleme dâhil etmek gerekir. İnsanları katı kurallardan ibaret görmek, toplumu yalnızlığa ve tekdüzeliğe sürükler.
Hayat, şablonlara sığmayacak kadar geniş ve sınırlandırılamayacak kadar değerlidir. Unutulmamalıdır ki her reddedilişin ardında yeni yollar, yeni ufuklar ve beraberinde getirdiği bir özgürlük vardır.
MİNE KAPI

 

Bu yazı toplam 16 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA