- Mardin37 °C
- Diyarbakır36 °C
- Batman39 °C
- Şırnak35 °C
- İstanbul26 °C
Geriİleri
Mardin’de bir evde bulunan sülün yetkililere teslim edildi
Cizre'de "Girişimci kütüphanesi" programı düzenlendi
Siirt'te günlük 5 bin koli yumurta üretiliyor
Cizre'de eğitim yıl sonu değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi
Şanlıurfa'da fıstık bahçesinde hastalık ve zararlı incelemesi
Mereto Dağı'nda nadir görülen Anadolu Benekli Semenderi görüntülendi
Vali Canalp: Uyuşturucuyu dağıtmaya devam edeceklerse gidecekleri yer hapishane olacaktır
Batman'da ilk mercimek hasadı başladı: Çiftçiler verimden umutlu, maliyetlerden şikâyetçi
Beytüşşebap Kaymakamlığından sosyal medyadaki iddialara yalanlama
Batman'da 377 iş yerinde vergisel yükümlülük kontrolü yapıldı
Batman'da 662 girişimciye tavuk desteği
Ceylanpınar'da koruma çalışmaları sonuç verdi: Ceylanlar çoğalıyor
Kayapınar'da 35 yıllık belediye binası yenileniyor
Hafız adayları: Hafızlık sanıldığı kadar zor değil
Şırnak’ta bin 800 polisle “Huzur Şırnak” uygulaması yapıldı
- 14:38 - AŞKAN ŞAHİN’DEN VALİ AKKOYUN’A ANLAMLI HEDİYE
- 14:32 - MİDYAT’TA GENİŞ KATILIMLI MUHTARLAR TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 14:30 - VEFAT • İbrahim Bayval
- 14:12 - OYAK Çimento, yeşil dönüşümle sektöre yön veriyor
- 23:42 - Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Acar: Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor
- 23:40 - 12 yaşındaki hafıza bisiklet hediyesi
- 23:39 - Batman'da anız yangınlarına karşı biçerdöver denetimi
- 23:38 - Ebu Zeyd: Hicret yalnızca bir göç değil, zorlukları fırsata dönüştüren ilahi bir eğitim sürecidir
- 23:35 - Mardin’de çıkan yangında 500 dönüm buğday ekili alan yandı
- 23:34 - Şırnak’ta atıl araziler TAKE Projesi ile kırmızı mercimek üretimine kazandırıldı
- 23:32 - Şanlıurfa'da "Çağımızın Kerbelası Gazze" programı düzenlenecek
- 23:29 - Mardin’de bir evde bulunan sülün yetkililere teslim edildi
- 23:04 - MİDYAT SANAYİ SİTESİ YÖNETİMİNDEN KAYMAKAM KAYA'YA ANLAMLI ZİYARET
- 22:57 - ESNAFIN DOSTU BAŞKAN VEYSİ ŞAHİN'E, MİDYAT SANAYİ SİTESİ YÖNETİMİNDEN ZİYARET
- 18:44 - Şırnak'ta uyuşturucu ve asayiş operasyonları: 29 kişi hakkında işlem yapıldı
23 Haziran 2026 Salı
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


Kahfurto veya İçsel Kafes
18 Kasım 2025 Salı 20:58
malfono1321@gmail.com
Süryanicenin Surayt lehçesi, içsel kafes konusunda şöyle bir veciz söz vardır: “Nufkina mi kahfurtaydan – Kahfurto’muzdan çıkalım.”
İnsan sosyolojisinin derin katmanlarında saklı duran bu veciz söz, binlerce yıllık bir hakikatin yankısını taşır. Çünkü darlık da, tıkanmışlık da, sığlık da önce insanın iç ikliminde başlar. Zira içsel kafesinden çıkamayan biri için dış dünyanın bütün ufukları daralır; özgürlüğün anlamı gölgelenir. Kadim bir hikmetin dediği gibi: “İçini aydınlatmayanın dışı genişlese de fayda etmez.”
İçsel kafes, insanı daraltan; düşüncenin kanatlarını kısaltan; ruhu görünmez duvarlarla sıkıştıran bir hâlin adıdır. Süryanicede işte bu hâl “kahfurto’dan çıkmak” olarak ifade edilir. Çünkü iç dünya genişlemeden dış dünyanın darlığı genişlemez; sığlık, derinliğe dönüşmez. Bu nedenle “kahfurto’muzdan çıkmalıyız.” Yani bizi daraltan içsel hâlden daha geniş bir varoluş hâline geçmeliyiz.
Bu hâl, insanın kendi iç ışığını kısmaya başladığı yerde filizlenir; kişinin hem kendisiyle hem hayatla kurduğu bağı örseler. İnsan, içindeki bu kafesi kırmadan hakikatin genişliğine açılmaz; dünyayı bütünlüğüyle göremez. Çünkü özgürlük, dışarıda başlayan bir hâl değil, içeride uyanan bir sırdır.
Kahfurto, balçıktan yapılmış bir kap gibidir: Dar, sığ ve ağır. Ve kim bu kabın içindeyse, dışarıda özgür olduğunu sanması sadece bir yanılsamadır. Mecazi anlamıyla ‘‘Kahfurto’’, ruhun sıkışmış hâlidir; düşüncelerin, duyguların, umutların ve korkuların iç içe geçip oluşturduğu kişisel bir hapishanedir. Ondan çıkmadan insan ne geniş düşünebilir, ne derin hissedebilir, ne de gerçek bağlar kurabilir. Kendini bulma ümidiyle yola çıkanların bu gerçeği göz ardı etmemesinde fayda vardır. Çünkü gerçek yolculuk, önce kendi kahfurto’muzdan çıkmakla başlar. İçimizdeki dar alan genişlemeden dış dünya genişlemez.
Ama bazıları kendini bulma ümidiyle yola çıkar ve… kahfurto’dan çıkmak yerine onu taşır başka bir pencereye. Bir öğretiye tutunur, bir rehbere sarılır; “Artık kendim olacağım” derken aslında kendisi olmayan şeylere dönüşür. Bulunduğu pencereden çıkmak isterken, bu kez başka bir pencereye hapsolur. Çerçeveleri değiştirip özgürleştiğini zanneder; oysa sadece hücre değiştirmiştir.
Kendini bulma yolculuğunda bulduğu şey; daha dar bir hayat, daha kırılgan bir ruh, daha kapalı bir kalp. Yani başka bir kahfurto—ama bu kez daha kirli olur.
Ve zamanla fark edilir ki; kendini bulma arzusuyla öyle bencilleşmiştir ki tanınmaz hâle gelmiştir. Öyle kırıcıdır ki, ona selam vermeyen herkesi düşman sanır. Öyle alıngandır ki, en küçük söz bile kavga sebebidir. Öyle kopmuştur ki, bağ kurmayı özgürlüğe tehdit görür. Öyle daralmıştır ki, hayatı tek bir görüşün içine sıkıştırır. Öyle küçülmüştür ki, bir gölge gibi dolaşır; en çok da kendisine zarar verir. Öyle kapanır ki, herkesi dışarıda bırakmayı olgunluk sanır. Öyle kasılır ki, en ufak eleştiriyi ihanet kabul eder. Öyle yabancılaşır ki, “kendini bulma” adı altında herkese karşı dışlayıcı bir tutuma bürünür.
Ve insan içinden istemsizce şu soruyu fısıldar: “Eğer kahfurto’dan çıkmak buysa, keşke hiç çıkmasaydın.”
Çünkü bazıları kendini bulma yolunda büyümesi gerekirken küçülür;
genişlemesi gerekirken daralır; derinleşmesi gerekirken yüzeyselleşir.
Hayatın bütün boyutlarından beslenmek yerine tek bir pencereye sığınırlar. O pencere zamanla bir duvara, o duvar bir hücreye dönüşür.
Sonunda ise, mutlu olmak isterken herkesi tüketen; huzur ararken herkesi yoran; “kahfurto’dan çıkacağım” derken kahfurto’ya daha çok sıkışan; “kendim olacağım” derken kendine bile yabancılaşan doymak bilmez bir kişiliğe dönüşür.
Oysa kendini kaybetmenin en hızlı yolu, aydınlanma adıyla karanlık bir çukura inmektir. Gerçek dönüşüm; insanın kendini büyütürken kimseyi küçültmemesi, bağlarını koparmadan özgür olması, kendisi olurken kendine zarar ermemesidir.
Ve en önemlisi: Bir pencereye değil, hayata açılmaktır. Kahfurto’sundan samimi bir farkındalıkla çıkabilenler, gerçek özgürlüğe ve derinliğe ulaşanlardır.
Yusuf Beğtaş
Bu yazı toplam 1414 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım

BAŞKAN ŞAHİN AYAĞININ TOZU İLE KAR TEMİZLEME ÇALIŞMALARINA KATILDI
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
BABA DER SUSARIMNeşe ÜNAL
TURİZMİN GELECEĞİ AYRINTIDA GİZLİDİRHalil EL
Yüksek BilinçYusuf BEĞTAŞ
GÜLÜMSEMEMine KAPI
AVZERMahabat İskenderoğlu
KADINLARA ANCAK İYİ KİMSELER İYİ DAVRANIR;ONLARA ANCAK KÖTÜ KİMSELER KÖTSadullah GÜNEŞ
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
MODERN DELİ DUMRULAbdulaziz ALTEKİN
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






