- Mardin10 °C
- Diyarbakır5 °C
- Batman8 °C
- Şırnak5 °C
- İstanbul9 °C
Geriİleri
BESO Başkanı Çiftçi, kantinci esnafının sorunlarını kurumlarla paylaştı
Kış aylarında çocuklarda enfeksiyona karşı bağışıklık uyarısı
Şanlıurfa dahil 29 ilde uyuşturucuya büyük darbe: Yüzlerce şüpheli yakalandı
Şanlıurfa’da din görevlileri için mezuniyet töreni düzenlendi
Psikolog İlhan: Toplumsal gerilim artıyor çünkü yalnızlaşıyoruz
Şırnak Üniversitesi Rektörü Alkış, STK temsilcileriyle buluştu
Motosiklet ekipmanı zorunluluğu satışları artırdı: Satıcılar stok yetiştirmekte zorlanıyor
Kasım ayının en yüksek sıcaklığı Cizre’de kaydedildi
Öğrenciler Kur'an'ı Kerim öğreniyor
Şanlıurfa’da kaçak elektrik kullanan gizli kripto üretim tesisi tespit edildi
BESO Başkanı Çiftçi'den esnafa büyük destek: Uygun fiyatlı araç siparişleri teslim edildi
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çocuklarda 'Konuşma gecikmesi'ne dikkat çekildi
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Tekdemir: Ücretli öğretmenlik son bulmalı, atamalar artırılmalı
Şırnak'ta "Nuh'un Ambarı Gastronomi Merkezi" projesi için sözleşme imzalandı
Yetimler Vakfı’ndan bağışçılara teşekkür mesajı
- 19:53 - Midyat’ta çömlekçilik sanatı yeniden canlanıyor
- 19:48 - Kazakistanlı Öğrenciler Midyat’ta Kültürel Yolculuğa Çıktı
- 19:42 - Ömerli’de Öğrencilerin Barınma Sorununa Çözüm: Protokol İmzalandı
- 15:55 - BESO Başkanı Çiftçi, kantinci esnafının sorunlarını kurumlarla paylaştı
- 15:53 - Mardin'deki feci kazada hayatını kaybeden 4 kişi toprağa verildi
- 15:52 - Kış aylarında çocuklarda enfeksiyona karşı bağışıklık uyarısı
- 15:51 - Şanlıurfa dahil 29 ilde uyuşturucuya büyük darbe: Yüzlerce şüpheli yakalandı
- 15:50 - Şanlıurfa’da din görevlileri için mezuniyet töreni düzenlendi
- 15:49 - Almanya–Hırvatistan arasında 1,48 milyar euroluk 44 Leopard tankı için imzalar atıldı
- 15:47 - Siirt’te ilk kez iki çocuğa insülin pompası takıldı
- 09:26 - Midyatlı İş İnsanı Mehmet Aksoy’dan Eğitime Büyük Destek
- 21:48 - KORUYUCU AİLE TANITIM ETKİNLİĞİNE YOĞUN İLGİ
- 21:45 - MİDYAT’TA ANLAMLI MORAL ZİYARETİ
- 21:42 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 16:46 - Vali Akkoyun Dargeçit’te Muhtarlarla İstişare Toplantısı Gerçekleştirdi
13 Aralık 2025 Cumartesi
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar


İYİLİĞİN SINAVI
24 Kasım 2025 Pazartesi 00:01
malfono1321@gmail.com
İyiliğin Sınavı
İyilik, salt bir ahlaki tercih değil, insanın yaratılışındaki saf özdür. O, hem bugünü arındırır hem de geleceği besler. Varoluşu parlatan bir ışık, kalbi canlandıran bir nefes ve insana insanlığını anımsatan gerçekliktir. Onsuz kalp atmaz; hayat anlamını yitirir.
Hakiki benlik yalnızca kötülükten kaçınmakla değil, bilinen iyiliği yapma cesaretiyle olgunlaşır. İyilik, tercihten çok bir zorunluluktur; kalbi diri tutan, onu katılıktan koruyan bir soluk gibidir. İyiliği dışlamak ise ruhun inceliğini körelten bir taşlaşmadır. Ruh iyilikle canlı kalır; insan akıldan önce vicdanıyla insandır. Vicdanın susması kişiyi kendi özünden uzaklaştırır. Bu yüzden iyiliği bilip yapmamak sadece bir eksiklik değil; varoluşsal bir yabancılaşmadır. Nitekim kutsal metinlerde şöyle yazılmıştır: “Dünyasal varlığı olup da kardeşini ihtiyaç hâlinde gören ve ona acıma duygusunu kapatan kişide Tanrı sevgisi nasıl barınabilir?” (1. Yuhanna 3: 17).
İyilik önemsenmediğinde kaybedilen yalnızca bir fırsat değil, insanın içsel aydınlığıdır. Aziz Mor Efrem (306–373) bu gerçeği şöyle ifade eder: “İyilik fırsatı güneşin ışığı gibidir; doğduğunda onu kabul etmezsen, kaybolduğunda karanlık kalırsın.”
Bu nedenle “iyi olanı bilip de yapmamak günahtır” (Yakup 4: 17) diyen Mesihi bilinç, bilgiyi eyleme dönüştüren tutarlı pratiği kutsar. Çünkü iyilik düşüncede ve niyette kaldığında, ruhun ışığını gölgeler; yaşam sevincini yaralar. Kötülük kimi zaman eylemsizlikten doğar. İyilik ise insanın yüreğinden çıkan harekette görünür olur. Ruhun büyüklüğü, başkalarına dokunan iyilikle ölçülür. Kadim Süryani hikmeti bu durumu şöyle özetler: “Işığı görebilen göz yalnızca bakmaz; gördüğünü eyleme dönüştürür.”
Ninovalı Mor İshak (7. yüzyıl), iyiliğin ihmalini ruhsal bir kayıp olarak tanımlar: “İyiliği bildiği hâlde yapmayan kişi, yalnızca kardeşine değil, kendi ruhuna da zulmeder. Çünkü ihmal, kalpte taş kesilmiş bir duyarsızlık doğurur.”
Bu söz, zulmün sadece kötülük yapmak olmadığını hatırlatır. İnsan, bildiği hâlde yapmadığı iyilikten de sorumludur. Zira yapmamışsa, yanlış yapmış olur. Çünkü iyilik bir görevden ziyade ruhun nefesidir; geleceğe bırakılan manevi bir mirastır. Ekilmeyen iyilik, gelecekten çalınmış bir berekettir. Mor Narsay (399–502) bunu şöyle dile getirir: “Yüce Tanrı insana iyiliği bir tohum gibi verir. Onu toprağa ekmeyen, hasadını göremez.”
Bu nedenle insan bazen yaptığı iyiliklerle, bazen de yapmadıklarıyla sınanır. Özdeşleşme ruhunu yansıtan Mesih’in şu sözleri bu sınavın açık bir göstergesidir: “Açtım, bana yiyecek vermediniz; susuzdum, su vermediniz. Yabancıydım, beni içeri almadınız. Çıplaktım, beni giydirmediniz. Hastaydım, cezaevindeydim, beni görmeye gelmediniz” (Matta 25: 42-43).
Ne var ki yaşam tecrübesi gösteriyor ki, iyilik her zaman göründüğü kadar basit değildir. Karşı tarafın bencil arzularını, içsel pazarlıklarını hesaba katmayan iyilik, yapanın ruhunu ağırlaştırabilir. Sınırı aşan merhamet zarar verebilir; ölçüsüz fedakârlık yorabilir. İyi niyet, kötü güdülere hizmet etmeye başladığında huzuru bozabilir. Bu nedenle iyiliğin uyanık bir bilinçle yapılması esastır. Yüksek farkındalıktan uzak bir iyilik, farkında olmadan hem yapanı hem de muhatabı incitebilir. İçsel gürültünün yoğun olduğu bir sosyal gerçeklik içinde, kişinin kendi değerini ve merhamet gören kişinin onurunu gözeterek sunduğu iyilik çok daha anlamlıdır. Çünkü sınırlar korunduğunda hem huzur hem de ruhsal yücelme ortaya çıkar.
Bu bağlamda yazar Stephen R. Covey’in (1932–2012) şu değerlendirmesi oldukça kıymetlidir: “Başarılı insanların, başarısızların hoşlanmadığı şeyleri yapmak gibi bir alışkanlıkları vardır. Onlar da bu işlerden hoşlanmıyor olabilirler; ancak hedefe varma arzuları, hoşnutsuzluklarını yenmelerini sağlar.”
Burada “başarılı insanı” aynı zamanda “iyi insan” olarak da düşünebiliriz. Çünkü kötülük ve fitneyle örülü bir dünyada iyi kalabilmek, belki de en büyük başarıdır.
Aristoteles’in şu tespiti dairesel bir bütünlük kurar: “Sürekli yaptığımız şey ne ise biz oyuz. O hâlde mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Buradaki mükemmelliğe, kadim geleneğin ifadesiyle ahlaki olgunluğa erişmiş “kâmil insan olmak” da denebilir.
Yusuf Beğtaş
Www.karyohliso.com
Bu yazı toplam 965 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

Ömerli’de Öğrencilerin Barınma Sorununa Çözüm: Protokol İmzalandı

Midyat’ta çömlekçilik sanatı yeniden canlanıyor

Kazakistanlı Öğrenciler Midyat’ta Kültürel Yolculuğa Çıktı

MİDYAT’TA OKUL KANTİNLERİNE SIKI DENETİM
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
Bir Milletin Bekâsı AiledirHalil EL
Bilginin Pusulası: Adalet ve ŞefkatYusuf BEĞTAŞ
Midyat'ın Gizemli Sokaklarında Şahmeran'ın İzindeNeşe ÜNAL
DENİZ!Abdulaziz ALTEKİN
YORGANSIZ DAMATMecit Akgül
YAĞMUR YAĞMADAN ISLANDIM, ERKEĞİN SESİZ YÜKÜNÜN HUKUKİ HİKAYESİMahabat İskenderoğlu
İSLAMIN ÇALIŞMA HAYATINA GETİRDİĞİ İLKELERSadullah GÜNEŞ
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2025 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






