

Eğitim-Bir-Sen Batman Şube Başkan Vekili Güler: Aksa Tufanı bir milat olmuştur
Siyonist işgal rejiminin Gazze'ye yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan insani kriz devam ederken, Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde Filistin meselesi yeniden dünya kamuoyunun gündemine taşınıyor.
Eğitim-Bir-Sen Batman Şube Başkan Vekili Zeyneddin Güler, 7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı operasyonunun üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Filistin meselesine ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Zeyneddin Güler, Aksa Tufanı'nın Filistin meselesinde ve dünya kamuoyunda bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Operasyonun siyonist işgal rejiminin "yenilmezliği" algısını sarstığını, Filistin'deki direnişin savunmadan taarruz aşamasına geçtiğini ve dünya genelinde adalet, vicdan ve insan hakları tartışmalarını etkilediğini belirtti.
Güler, Filistin halkının ağır bedeller ödediğini ancak direniş ruhunun devam ettiğini ifade ederek, uluslararası toplumun insani ve ekonomik destek vermesi, diplomatik girişimlerin sürdürülmesi ve gençlerin Filistin konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Filistin meselesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir mesele olduğunu vurgulayan Güler, adil bir çözüm bulunmaması halinde bölgenin ve dünyanın daha büyük bir kaosa sürüklenebileceği uyarısında bulundu.

Zeyneddin Güler
"Aksa Tufanı operasyonunu varoluşsal bir hamle olarak nitelendirebiliriz"
Güler, Aksa Tufanı'nın başlangıcına ve operasyonun ortaya çıkardığı sonuçlara ilişkin şunları söyledi:
"7 Ekim 2023 sabahı 06.30'da HAMAS'ın silahlı kanadı İzzeddin El-Kassam Tugaylarının İsrail'e karşı başlattığı operasyon 'Aksa Tufanı' olarak adlandırılmaktadır. Aksa Tufanı operasyonunu varoluşsal bir hamle olarak nitelendirebiliriz. Bu operasyon dünya gündeminde birçok şeyi değiştirmiş; insanlığın vicdanını, küresel adaleti, küresel söylemleri ve akademik dünyadaki fikir yapılarını derinden etkileyerek yeni düşüncelerin doğmasına neden olmuştur.
Aksa Tufanı bir milat olmuştur. Peki, neden bir milat oldu? Hegemonik güçlerin insanlık üzerinde inşa ettiği 'İsrail'in yenilmezliği' mitinin gerçek olmadığı ve İsrail'in aslında kâğıttan bir kaplan olduğu ortaya çıktı. Tepeden tırnağa silahlarla donatılmış, istihbaratın A'dan Z'ye kendi kontrolünde olduğunu düşünen ve en küçük bir hareketi bile uzaydan takip ettiğini iddia eden İsrail; HAMAS'ın silahlı kanadı karşısında çaresiz kalmış ve ciddi kayıplar vermiştir."
"Filistin'deki İslami direniş ekseni o gün itibarıyla taarruza geçmiştir"
Aksa Tufanı'nın Filistin'deki direniş açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Güler, şöyle devam etti:
"Tabii ki bu durumu bir direniş, bir başkaldırı ve varoluşsal bir gerçeklik olarak adlandırabiliriz. Bunu söylememizin sebebi; o güne kadar sadece savunma pozisyonunda olan Filistin'deki İslami direniş ekseninin o gün itibarıyla taarruza geçmiş olmasıdır. Bu gelişmeyi bir milat olarak değerlendirmemizin temel nedeni de budur. Hem İsrail'in yenilebileceğinin anlaşılması ve tartışılır hâle gelmesi hem de Filistin'deki İslami güçlerin, özellikle HAMAS'ın taarruza geçmesi tarihi bir dönüm noktası olarak algılanmaya başlanmıştır."

"Bu durum, bölgedeki İslami grupların sebepsiz bir saldırısı değildir"
Operasyonun geçmişte yaşanan gelişmelerden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Güler, Filistin'de uzun yıllardır yaşananlara şu sözlerle dikkat çekti:
"Şüphesiz ki bu durum, bölgedeki İslami grupların sebepsiz bir saldırısı değildir. Aksine, 75 yıl öncesine ve daha da gerisine dayanan küresel boyuttaki soykırım ve katliamlara bir tepkidir. Çocukluğumuzdan beri kanıksadığımız, her Ramazan ayında 'İsrail yine bir katliam başlatacak' korkusuyla toplumsal bir söyleme dönüşen bu sistematik katliamlara verilmiş bir karşılıktır. Hepimiz televizyonlarda zeytin ağaçlarının ve tarlaların yok edildiğini, evlerin yıkıldığını, küçücük çocukların ellerindeki taşlarla bu zulme engel olmaya çalıştığını gördük.
O gün itibarıyla bu duruma karşı bir başkaldırı gerçekliği ortaya çıkmış ve dünya gündemi tamamıyla değişmiştir. Peki, Aksa Tufanı insanlığa ne gibi dersler verdi? Çok önemli dersler sundu; hakiki bir toplumsal tepkinin ve hareketin neler başarabileceğini gösterdi. Bütün İslam ülkelerine, mazlumların ve ezilmişlerin yanında yer alan insanlara şunu kanıtladı: Gerçek anlamda bir direniş ve başkaldırı gösterildiğinde, en büyük güçler dahi darmadağın edilebilir."
"Bir ruh yıkılmadı; o ruh var olmaya devam etti ve günden güne güçlendi"
Filistin halkının yaşadığı kayıplara da değinen Güler "Evet, bunun karşılığında Filistin ağır bir bedel ödemedi mi? Şüphesiz ödedi. Önemli liderlerini şehit verdi, evleri yıkıldı; kadın, çocuk demeden halkı katledildi. Ancak bir ruh yıkılmadı; o ruh var olmaya devam etti ve günden güne güçlendi. Bugün hâlâ HAMAS ve Filistinli Müslümanlar o topraklarda yaşıyor, direnmeye devam ediyor. Bu duruş ve tepki de uzun yıllar boyunca sürecektir." dedi.

"İnsanlığın vicdan ortak paydasında bir araya gelebileceğini gösterdi"
Aksa Tufanı'nın dünya kamuoyunda oluşturduğu etkiye ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Güler, şunları söyledi:
"Burada şu önemli soruya yanıt aramamız gerekir: Filistin ve Aksa Tufanı dünyaya nasıl bir mesaj verdi? Özellikle küresel söylemlerin iflas ettiğini, adaletin belirli otoritelerin emrine girdiğini ve küresel güçlerin her zaman haklının değil, güçlünün yanında yer aldığını açıkça ortaya koydu. Buna karşın, insanlığın vicdan ortak paydasında bir araya gelebileceğini gösterdi. Nitekim Batı'da ve tüm dünyada milyonların katıldığı yürüyüşlere hep birlikte şahit olduk. Bu bilincin diri tutulması, mazlum tarafın aslında ne kadar güçlü olduğunu ve hegemonik güçlerin eninde sonunda bu savaşı kaybedeceğini işaret etmektedir."
"İnsanlık, bu kontrolsüz saldırganlığı durdurmak ve adil bir barış yolu bulmak için ortak bir çaba içine girmelidir"
Filistin konusunda insani, ekonomik, diplomatik, akademik ve kültürel çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirten Güler, şöyle konuştu:
"Tüm dünyanın insani ve ekonomik anlamda destek vermesi, konunun akademik mecralarda tartışılması ve kültürel araçların etkin şekilde kullanılması gerekir. İsrail'in ve arkasındaki hegemonik güçlerin kültürel alanda da yenilebileceği gösterilmeli; insanlık, bu kontrolsüz saldırganlığı durdurmak ve adil bir barış yolu bulmak için ortak bir çaba içine girmelidir.
Genç nesillerin okullarda ve sosyal alanlarda bu konuda bilinçlendirilmesi, diplomatik girişimlerin ise aksatılmadan sürdürülmesi gerekir. Bu mesele insani bir meseledir, vicdan meselesidir. Eninde sonunda adil bir çözüme kavuşturulmalıdır; aksi takdirde bölgemiz ve dünyamız derin bir kaos girdabına sürüklenecek ve bundan tüm insanlık zarar görecektir."

Batman'da Aksa Tufanı yürüyüşü düzenleniyor
Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Batman'da düzenlenecek yürüyüşe de değinen Güler, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde, Batman dâhil Türkiye'nin dört bir yanında insani sivil toplum kuruluşları çeşitli etkinlikler ve eylemler düzenlemektedir. Yarın Batman'da Özel Batman Yaşam Hastanesi önünden Gülistan Caddesi'ne kadar bir yürüyüş gerçekleştirilecektir. Temennimiz ve duamız, Filistinli kardeşlerimizin bir an önce bu zulümden ve esaretten kurtulması yönündedir." (İLKHA)
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA























