- Mardin34 °C
- Diyarbakır36 °C
- Batman36 °C
- Şırnak33 °C
- İstanbul28 °C
Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
Cizre Müftüsü Süleyman Baran'a vefa ve veda programı
Beytüşşebap'ta suya düşerek kaybolan genci arama çalışmaları 3'üncü gününde sürüyor
Filistin'i 630 maddede ele alan sözlüğe Siirt Üniversitesinden katkı
Batman'dan LGS'de çifte Türkiye birinciliği
Batman-Diyarbakır kara yolundaki çalışmalar bir türlü tamamlanamıyor
Batman'da 50 yıl sonra görülen dağ keçisi koruma altına alındı
Sera üreticileri salatalık hasadından memnun
Cizre'de 1. esnaf-oda buluşması gerçekleştirildi
KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL TAKLA ATTI, 1 YARALI
Ay: Amacımız gençleri yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, aynı zamanda üreten bireyler haline getirmek
- 20:54 - MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI VEYSİ ŞAHİN MİDYAT'IN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞIYOR...
- 20:51 - AK PARTİ'DEN MİDYAT'TA İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI
- 18:46 - VEFAT • Atiye Dündar
- 11:59 - KÂLO MEZARLIĞI'NDA DEFİN YERİ KALMADI!
- 10:04 - LGS ŞAMPİYONLARI BELEDİYE BAŞKANI VEYSİ ŞAHİN'İN KONUĞU OLDU
- 09:57 - VEFAT • M.Siraç KAHRAMAN
- 17:03 - VEFAT • Ahmet Deniz
- 22:28 - SAĞLIK-SEN MARDİN ŞUBESİ'NDE 6. OLAĞAN GENEL KURUL HEYECANI YAŞANIYOR!
- 18:26 - VEFAT • Münevver Atasoy
- 10:30 - VEFAT • SABAHAT AK
- 12:32 - VEFAT • Abdulkadir Yeşilyurt
- 15:02 - Şirvan'da maden ocağında iş kazası: İşçinin iki parmağı koptu
- 15:00 - Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
- 14:55 - Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
- 11:38 - İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mardin Valiliğini Ziyaret Etti
Abdulaziz ALTEKİN


BEKLENEN RAHMET
Kışın bereketini anlamak için insan olmak yetmez. Zira bundan, yeryüzünde var olan her canlı - cansız faydalanmaktadır. Başımıza gelenlerden yola çıkacak olursak, bu rahmet hepimiz için!
Haftalardır kuru soğuğun yanında yaz sıcaklarıyla birlikte dört bir tarafı saran hastalığın pençesinde kara kara düşünceler içerisindeydik. Din adamlarının bu alametleri günahların çoğalmasına yorması ve toplumun içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının giderek artmasının habercisi olan kuraklığın sürmesi, ister istemez hepimizi tedirgin ediyordu. Bilgili kişilerin bu konuda konuşmaması ve halkın arasında fısıltı gazetesi olarak adlandırdığımız dedikodunun yaygınlaşması, bu tedirginliği daha da arttırıyordu.
Din adamlarının sözlerini ilahi buyrukmuş gibi algılayan cemaat, artık söylenenlere tüm kalpleriyle inanmaya başlamışlardı bile. Başımıza gelen felaketlerin nedeni, imansızların işledikleri günahlardı. Onlar yüzünden bizler de helak oluyorduk. Toprak kısırlaşıyordu. Allah üzerimizdeki bereketi kesmişti. Algılar belli bir seviyeye ulaşınca artık leveli yükseltip namaz kılmayanlar, oruç tutmayanlar dövülmeli diyerek halkın içindeki öfkeyi harlamaya çalıştılar.
Oysa bu günlerin en büyük nedeni bizdik. İnsanoğlu, başına gelenler için sürekli karşıdakine atar suçu. Şu an olanlar gibi. Doğayı hunharca kirletiyoruz. Ağaçları bilinçsizce katlediyoruz. Denizlerin anasını ağlatıyoruz. Ekilebilir alanları sırf rant uğruna betona boğuyoruz. Sonra da çıkıp suçlu günahkârlar yok imansızlar.
Bu suçlamaların arkasında yatan sebep bilgisizlik değildir. Her gün yapılan duaların kendilerince kabul olmamasını bir yere bağlamaları gerekiyordu. Zira kendileri Yaratan’ın yeryüzündeki halifeleri olarak her ettikleri dua kabul edilecek gibi bir algı yer edinmişti zihinlerde. Bu beklenti karşılanmayınca suçu başkasına atmak en basit ve kesin çözümdü.
Neredeyse her namaz sonrası yapılan dualardaki yerini alan yağış, nihayet bugün başladı. Vatandaşın yüzü güldü. En çok da çocuklar sevindi. Peki, ne değişti. Günahlar mı azaldı? Ya da imansızlar imana mı geldiler? Bir kesimin içine ekilen kin ve nefret tohumlarının nedeni neydi? Bunlardan dolayı kimse sorumlu tutulacak mı? Yoksa ekilen nefret tohumları ta ki başka bir olaya kadar tekrar yeşertilmek üzere saklanacak mı?
Halkın bu konuda körü körüne araştırmadan inanması karşısında bizim de elimizden maalesef ki bir şey gelmiyor. Çünkü bir noktadan sonra cevap veremediklerinde kalkıp seni dinden aforoz edebiliyorlar. Nasıl olsa din kendi babalarının tekelinde. İstediklerini günahsız istemediklerini günahkar diye etiketleyebiliyorlar.
Bu konuyu daha fazla uzatmadan asıl meseleye dönmek istiyorum.
Toplum arasında yaygın olan inanışa göre hastalığın bitmesi ya da etkisinin kırılması için kışın yağmuru ve karı muhakkak yağmalı. Aksi halde son birkaç haftada olduğu gibi hastanelerde yoğunluk artar, alınacak randevu bulunmaz. Sokaklar kendilerini temizleyemez. Doğa, üzerindeki ölü deriyi değiştiremez. Ürünler yetişmediği için çiftçi zarar eder, çiftçi zarar edince vatandaşın cebi yanar.
Diğer yanda şairlere, yazarlara ilham gelmez. Kelimeler boğazlarında düğümlenir. Bembeyaz kağıda düşmeyen mürekkep özgürleşemez. Yazılar öksüz kalır.
Çok şükür böyle bir şey olmadı. Öğle ezanından hemen önce başlayan yağış, tane tane yüreklerdeki sevince yağmaya devam ediyor. Çiftçiyle birlikte dağlar taşlar tebessüm ederek seyrediyorlar birbirlerini. Bir sıcak kaçak çayla birlikte pencerelerin önünde oturacak yer bulamıyorsunuz. Sizden önce orasını başka bir aile ferdi kapmıştır çoktan.
Tüm bunların yanında muhakkak unutmamamız gereken bir şeye değinerek yazımı burada sonlandırmak istiyorum. Kışın bereketi ve rahmeti sadece cebi sıcak olanlar için olmamalı. Dışarıda yağan kar, evin içinde bulunanları sevindirirken dışarıdaki evsizlere cehennem azabı tattırmamalı. Zengin olanlar için söylemiyorum bunu. Zira zenginlerin gönlü genelde fakir olur. Bu yüzden dilenciler holdinglere, fabrikalara ya da villalara gitmezler. Durumu iyi olan vatandaşlara söylüyorum. Komşunuzu gözetin. Dünyadaki nimetlerden onlar da faydalansın. Birinin her şeyin sahibi olduğu diğerinin yoklukla ölüm kalım savaşı verdiği bu adaletsiz sistemde onları kaderleriyle baş başa bırakmayalım.
Karşımızdaki ister imanlı kardeşimiz olsun ister imansız kardeşimiz! Bizim görevimiz onları doğru kişi yapmak değil, onlara karşı saygılı olmak. Görüşleri ne olursa olsun bunun karşılığını bizim inancımıza göre Yaratan verecektir. Onları kafirlikle suçlayanları dinlemeyelim. Üç günlük dünyada birbirimizi kırıp öldürmektense özgürce huzur içinde beraber yaşayalım.
Yer ve gökten yağan bereketin, rahmetin tadını hep beraber çıkarabilmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla!..
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
BİR BİLİM İNSANINA VEFA, BİR MİLLETİN GELECEĞİNE VEFADIRHalil EL
HAYAT KİTABIMIZIN YENİ SAYFASI: DOĞUM GÜNÜMine KAPI
ŞİDDETİN GÖLGESİNDE ŞİFA VERMEKSadullah GÜNEŞ
AYNI GÖĞÜN ALTINDA Neşe ÜNAL
ÖĞRETMENLER BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİAbdulaziz ALTEKİN
Yüksek BilinçYusuf BEĞTAŞ
AVZERMahabat İskenderoğlu
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






