- Mardin20 °C
- Diyarbakır14 °C
- Batman15 °C
- Şırnak16 °C
- İstanbul17 °C
- 18:27 - SOSYAL TESİSLERDE ÇALIŞMALAR HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR
- 15:35 - AK Parti Midyat Kadın Kolları’ndan Yetim Ve İhtiyaç Sahibi Çocuklara Destek
- 14:59 - Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla ilçedeki yaşlı vatandaşları evlerinde ziyaret
- 13:51 - MARDİN VALİSİ AKKOYUN, GAZETECİLERLE BULUŞTU
- 13:18 - MİDYAT’TA REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ DEĞERLENDİRİLDİ
- 11:41 - HÜSEYİN YÜCEL’DEN YENİ OKUL YÖNETİCİLERİNE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
- 22:25 - MARDİN’DE KAÇAK TÜTÜN VE SİGARA OPERASYONU
- 00:13 - MİDYAT’TA YOLLAR DAHA GÜVENLİ VE KONFORLU
- 23:36 - MİDYAT BELEDİYESİ EK HİZMET BİNASI TAMAMLANDI
- 15:42 - AYLIK SÜPERVİZÖR VE BİRİM SORUMLULARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 14:45 - MİDYAT’TA SYDV TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 11:04 - MİDYAT’TA 2026 KPSS ÖN LİSANS SINAVI İÇİN KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 19:31 - TCC Group Holdings, Ukrayna’nın en büyük ikinci çimento üreticisi IFCEM Group’u bünyesine katıyor
- 23:32 - İnşaat Mühendisi Zengin: Depreme yapısal ve toplumsal olarak hazırlanmalıyız
- 23:28 - Çocuk Gelişimi ve Aile Danışmanı Aslan: Çocuklarda artan şiddet eğilimini tek bir nedene bağlamak mümkün değil
03 Ekim 2026 Cumartesi
Halil EL / Yazar


BEBEK SUSARSA YARINLAR YETİM KALIR
19 Ağustos 2025 Salı 13:23
hel24548@gmail.com
Bir milletin çöküşünü görmek için savaş meydanına bakmayın…
Bazen çöküş, bebek ağlamalarının sustuğu evlerde başlar.
Sokağın sessizliğinde, kapanan okul kapılarında, boşalan köy
meydanlarında kendini belli eder.
Ve bir gün gelir… O sessizlik, tarihin en gürültülü yıkılışlarına bedel olur.
Sessiz Bir Tehlike: Bebek Seslerinin Susması
Bir ülkenin geleceği, ne fabrikalarla başlar ne de gökdelenlerle.
Gelecek, bebek ağlamalarının yankılandığı evlerde başlar.
O ses azaldığında, o ülkenin kader çizgisi değişir.
Türkiye’de son yıllarda sessiz ama derin bir değişim yaşanıyor. TÜİK verileri,
doğum oranlarının hızla düştüğünü söylüyor. Nüfus artış hızımız, kendini
yenileme eşiğinin altına indi.
Bir milletin varlığını sürdürebilmesi için her ailenin ortalama 2,1 çocuk sahibi
olması gerekirken biz bu eşiğin gerisine düştük.
Bugün istatistik diye baktığımız bu tablo, yarın kapımıza dayanacak en büyük
meselelerden biri olabilir.
Annelik: İlk Öğretmenlik ve En Değerli Meslek
Annelik, dünyanın en kıymetli mesleğidir.
Çünkü her anne, çocuğunun ilk öğretmenidir.
İlk sözcükleri, ilk adımları, ilk sevgiyi… Hepsi annenin ellerinde şekillenir.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, bir çocuğun 0–6 yaş arası dönemi, kişiliğinin
ve bilinç düzeyinin temelini atar.
Bu yaşlarda alınan sevgi, güven ve eğitim; hayat boyu sürecek karakterin yapı
taşlarını oluşturur.
Bir annenin sarılması, şefkati, rehberliği; bir okul müfredatından çok daha etkili
olabilir.
Bu yüzden annelik yalnızca biyolojik bir rol değil; bir milletin geleceğini inşa
eden ilk eğitim kurumudur.
Annelik desteklenmezse, çocuk eğitimi eksik kalır. Çocuk eğitimi eksik kalırsa,
milletin geleceği eksik olur.
Tarihten Dersler
Roma İmparatorluğu… Gücünün zirvesindeydi. Topraklar Akdeniz’den
Britanya’ya, Mezopotamya’dan Ren Nehri’ne uzanıyordu. Ama refah, konfor,
gösteriş… Ailelerin çocuk sayısını azalttı. Şehirlerde eğlence hayatı arttı, aile
düzeni gevşedi. Doğum oranları düştü.
Asker yetiştirecek, tarlada çalışacak genç nüfus azaldı. Roma, sınırlarını
korumak için dışarıdan paralı asker tuttu. O askerler, imparatorluğun kalbine
yabancıydı. Sonra başka kavimler geldi. Roma, sadece surlarını değil, ruhunu da
kaybetti.
Bizans… Uzun savaşlar, salgınlar, ekonomik sıkıntılar… Doğum oranları düştü.
Şehirlerde ticaret can çekişti. Kırsalda topraklar ekilmez oldu. Azalan nüfus,
hem ekonomiyi hem de savunmayı çökertti. Yabancı akınlarına direnecek gücü
kalmayan imparatorluk, bir gün kapılarından içeri giren düşmana yenildi.
Sparta… Disiplinin, askerî gücün sembolüydü. Ama nüfus azaldıkça o ünlü
savaş düzeni çöktü. Ordular küçüldü, şehirler boşaldı, kültür eridi. Gücün kaybı
önce sessizdi, sonra bir anda oldu.
Han Çin’i… Son dönemlerinde aşırı vergi, savaşlar ve kıtlık doğum oranlarını
düşürdü. Köyler boşaldı, şehirlerde iş gücü kalmadı. İmparatorluk, kendi
topraklarında ayakta duramaz hale geldi.
Türkiye İçin Yaklaşan Riskler
Bu örnekler bize şunu söylüyor: Nüfus azalması, devletlerin sessiz çöküşüdür.
Gürültüsüz, patırtısız… Ama geri dönüşü zor bir yıkım.
Türkiye, işte bu eşiğin kıyısında. Bugün çocuk sayısının azalması, yarın iş
gücünün daralması demektir.
Fabrikalarda çalışacak,
Sınırda nöbet tutacak,
Toprağı ekecek insan sayısı azalacak.
Sosyal güvenlik sistemi çökecek. Çünkü emeklilerin maaşını ödeyecek genç
kuşak yetersiz kalacak.
Kırsal bölgeler boşalacak, köyler sessizliğe gömülecek. Kültürel aktarım zinciri
kırılacak; ninniler, masallar, gelenekler unutulacak.
Aile Kurumunun Kalkanı ve Hukukun Görevi
Aile, bir milletin temel taşıdır.
Medeni hukukun en öncelikli görevi, aile kurumunu korumak ve devamını
sağlamaktır.
Evliliği, anneliği, babalığı güçlendiren; boşanmaları azaltan, çocuk sahibi
olmayı teşvik eden politikalar… Bunlar bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük
yatırımdır.
Çocuğun yetişmesinde annenin rolünü güçlendirmek, aslında devletin yarınını
güçlendirmektir.
Çünkü ilk öğretmen güçlü olursa, gelecek de güçlü olur.
Bir Millet Nasıl Yaşlanır?
Peki…
Bir millet çocuk seslerinin sustuğu evlerde nasıl yaşlanır?
Okullar kapanırken mezarlıklar büyürse, yarın kimin bayrak taşıyıcısı olacağız?
Kimin elleri toprağa fidan dikecek, kimin gözleri ufukta bekçilik yapacak?
Bu sadece ekonomik değil, kültürel ve stratejik bir meseledir.
Çözümü yalnızca maddi teşvik değil; toplumsal zihniyet değişimidir.
Yarın Çok Geç Olabilir
Çocuk sahibi olmayı güçleştiren hayat pahalılığı, barınma sorunu, iş
güvencesizliği… Bunların hepsi çözülmeli.
Ama asıl mesele, toplumsal iklim.
Çocuğu bir yük değil, geleceğin emaneti olarak gören bir anlayış yeniden inşa
edilmeli.
Devletin ve toplumun birlikte uzun vadeli bir strateji kurması şart:
Annelik ve babalık onurunu yücelten politikalar,
Aile dostu sosyal düzenlemeler,
İlk öğretmen olan annenin güçlendirilmesi…
Ve en önemlisi, genç kuşaklara umut veren bir ülke hayali… Çünkü umut
olmadan doğum olmaz.
Tarihten Ders, Gelecekten Uyarı
Roma’yı, Bizans’ı, Sparta’yı ve Han Çin’ini dinleyelim. Onlar bize, nüfus
azalmasının nasıl bir çöküş getirdiğini anlatıyor.
Unutmayalım:
Milletler bazen savaşla yıkılır, bazen istilayla…
Ama en sessiz yıkım, bebek ağlamalarının sustuğu evlerde başlar.
Bugün önlem almazsak, yarın tarih kitaplarında bir sayfa daha açılır.
Ve o sayfada şu yazar:
“Bir ülke vardı… Evleri sessizdi, geleceği de öyle oldu.”
Halil EL
Migimar, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı,
Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı
Bu yazı toplam 1917 defa okunmuştur.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
EVİMİZ TERTEMİZ, PEKİ DÜNYA NEDEN KİRLİ?Halil EL
SİZ YALNIZ DEĞİLSİNİZ, BİZ BURADAYIZ: EN DEĞERLİLERİMİZ, BAŞ TACIMIZ YAŞMine KAPI
SOSYAL MEDYA AHLAKISadullah GÜNEŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
Ruhun İnşası ve Hayatın KalitesiYusuf BEĞTAŞ
YOKSULLUĞUN EN SESSİZ HÂLİ: BİR ÇİFT AYAKKABIMahabat İskenderoğlu
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
ANKET
En çok neyin kırıldı?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA











