Mezopotamya’nın buram buram kokusunu senden aldım.
Ey Mezopotamyam, ey asırlara mahkûm sevdam,
Doğan günün ilk ışıklarıyla
Tarihe ışık tutan gülümsemende ısındım.
Mürdüm renklerini mozaiklere işledin,
Renkleri aşina kıldın zamana.
Taşlı yollarında yürüdük mü senin,
Çamurlu tarlalarına bata çıka vardık mı?
Yeşermeden sararan otlarını geçtik mi,
Gökkubbende yıldızın parladı mı Mezopotamyam?
Gökkubbene talipken, durma, dön benimle.
Uzaklardan izlerim seni, diyarlarını keşfe çıkarım gizlice.
Döndür beni semana, döndür de baygın eyle,
Antik kentine, bir de gökkubbene talibim ben.
Bu yazı toplam 353 defa okunmuştur.