• Mardin15 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Batman14 °C
  • Şırnak10 °C
  • İstanbul17 °C

Halil EL / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Amedspor Kazandı… Peki Kim Rahatsız

08 Mayıs 2026 Cuma 13:50
 
 
 
 
Oldu?
Önce hakkı teslim edelim…
Amedspor’u yürekten tebrik edelim.
Çünkü bu başarı, yalnızca bir üst lige yükselme hikâyesi değildir. Bu başarı; emeğin, sabrın,
inancın sahaya yansıyan hâlidir. Sahaya çıkan yalnızca bir futbol takımı değildi. Bir şehir
yürüdü o sahaya… Bir bölge umutlandı… Belki de uzun zamandır aynı sevinç etrafında
buluşmayı özleyen milyonlar aynı duyguda birleşti.
Diyarbakır’da başlayan sevinç kısa sürede Anadolu’nun dört bir yanına yayıldı. Çocuklar
sevindi… Gençler umutlandı… Yaşlılar yılların özlemiyle gözyaşı döktü. Çünkü bazen futbol
yalnızca futbol değildir.
Futbol; toplumun aynasıdır.
Kimi zaman küçümsenir:
“Top peşinde koşan 22 kişi…”
Oysa mesele bundan çok daha derindir.
Futbol; sosyolojidir, psikolojidir, ortak heyecandır. Bir gol olur, binlerce insan aynı anda
ayağa kalkar. Aynı anda sevinir, aynı anda sarılır. İşte tam da bu yüzden futbol, görünmeyen
bağların en güçlü kurucularından biridir.
Amedspor’un başarısı da tam olarak bunu göstermiştir.
Evet…
Bir üst lige çıkmak önemlidir.
Ancak asıl önemli olan; bu başarının bir moral dalgası oluşturmasıdır. İnsan, kendini ait
hissettiği yerde güç bulur. Değer gördüğü yerde büyür. Bir şehir kazanırsa bir bölge
umutlanır; bir bölge umutlanırsa ülke nefes alır.
Fakat ne yazık ki her başarı herkesi sevindirmiyor.
Bu sevince mesafeli duranlar oldu…
Alkışlamak yerine susanlar…
Hatta rahatsız olanlar…
Oysa bir şehir seviniyorsa bundan huzursuz olmak, aslında ortak geleceğimizden huzursuz
olmaktır.
Çünkü başarı alkışlanmalıdır.
 
Başarı; teşviktir.
Başarı; umuttur.
Başarı; toplumun ileriye doğru attığı adımdır.
Bugün Diyarbakır kazanırsa yarın Türkiye kazanır. Meseleye böyle bakabilmek gerekir.
Bu ülke; 81 vilayetiyle birdir. 86 milyon insanıyla birdir. Her vatandaş bu toprağın eşit
sahibidir. Bir şehir sevinirken diğer şehirler susmamalıdır. Yanına gitmeli, omuz vermeli ve
“Ben de senin sevincinin yanındayım” diyebilmelidir.
Çünkü kardeşlik tam da böyle büyür.
Burada unutulmaması gereken önemli bir isim daha vardır:
Gaffar Okkan
Diyarbakır’da görev yaptığı yıllarda yalnızca bir emniyet müdürü değildi. Halkla devlet
arasında gönül köprüsü kuran bir isimdi. Sporun birleştirici gücünü gördü. Gençlerle yan yana
durdu. Tribünlerde güven duygusunu büyüttü. Devletin yalnızca otorite değil, aynı zamanda
şefkat olduğunu gösterdi.
Ve bize önemli bir gerçeği hatırlattı:
Devlet, milletin kalbine dokunursa gerçek güç ortaya çıkar.
Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur.
Çünkü bu ülkede uzun yıllar boyunca kırgınlıklar birikti. Yoruldu. Ayrıştı. Şimdi ise yeni bir
sayfa açmaya ihtiyaç var. Daha huzurlu, daha özgüvenli ve daha güçlü bir gelecek için…
Bu gelecek; sloganlarla değil, samimiyetle kurulur.
Baskıyla değil, empatiyle büyür.
Ötekileştirerek değil, birbirimizi anlayarak inşa edilir.
Amedspor’un başarısı işte bu nedenle yalnızca sportif bir başarı değildir. Aynı zamanda
toplumsal birlik adına önemli bir fırsattır.
Türkiye’nin futbol hafızasında Bursaspor neyse, Sakaryaspor neyse, Erzurumspor neyse;
Amed Sportif Faaliyetler de öyle bilinmeli, öyle anılmalı...
Bir şehrin heyecanıdır…
Bir çocuğun formasına duyduğu sevgidir…
Bir babanın oğluyla tribüne gitmesidir…
Bir kentin hafızası, rengi ve aidiyetidir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yeni tartışmalar değil, yeni köprülerdir. Yeni ayrılıklar
değil, yeni kucaklaşmalardır.
Tribünler öfkenin değil, kardeşliğin yankılandığı yerler olmalıdır.
 
Çünkü bazen bir gol, yıllarca kurulamayacak cümleleri kurar. Bazen aynı tribünde yükselen
bir alkış, siyasetin çözemediği mesafeleri kapatır.
Artık önyargılarımızı geride bırakmak zorundayız. Farklılıklarımızdan korkmayı değil, onları
birlikte yaşatmayı öğrenmeliyiz.
Çünkü Anadolu’nun bütün şehirleri aynı göğün altındadır.
Bursa’nın yağmuru ile Diyarbakır’ın güneşi aynı memleketin üzerine doğar.
Sakarya’nın coşkusu ile Erzurum’un vakarı aynı bayrağın gölgesinde büyür.
Çünkü mesele yalnızca futbol değildir.
Mesele; aynı ülkenin çocukları olduğumuzu yeniden hatırlayabilmektir.
Ve inanıyorum ki tribünlerde yükselen kardeşlik sesi büyüdükçe Türkiye’nin yarınları da
güzelleşecektir. Belki o zaman insanlar takımlar üzerinden ayrışmayı değil, ortak sevinçlerde
buluşmayı öğrenecektir.
İşte o gün…
Kazanan yalnızca bir takım olmayacaktır.
Kazanan, Türkiye olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle Amedspor futbolcu, yönetici ve taraftarlarını tebrik ediyorum…
 
Halil EL
halilelbey@hotmail.com
Bu yazı toplam 2 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2026 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA