- Mardin27 °C
- Diyarbakır26 °C
- Batman29 °C
- Şırnak25 °C
- İstanbul24 °C
Şanlıurfa’da Neolitik Çağ izleri gün yüzüne çıkarıldı
Şanlıurfa’da MHRS’de yeni dönem başladı
Siirt’in Kurtalan ilçesinde bahçeye giren tilki doğaya bırakıldı
Mardin'de okul servisleri yüzde 50 zam ile eğitim-öğretim sezonuna başlayacak
Sason Merkez Camii inşaatında inceleme
Batman Üniversitesi Camii açılış için gün sayıyor
Batmanlı esnaflar İran'a ticari ziyarete gidiyor
Dr. Alkış: İnatçı sırt ve bel ağrıları myelom (kan kanseri) işareti olabilir
Türkiye'de her 10 kişiden 9'u internete erişiyor
UNICEF: Gazze'de 1,1 milyon çocuk psikolojik travma yaşıyor
Şırnak’ta asayiş ve uyuşturucu operasyonu: 35 gözaltı
Diyarbakır'da tarih yeniden yazılıyor: Yüzyıllık yanlış düzeltildi!
Uzmanlar uyarıyor: 2 yaşa kadar mutlaka bebeğinizi emzirin
Mardin'de "Hayat Namazla Güzeldir" programının finali yapıldı
Hasankeyf ve Gercüş’te deprem tatbikatı gerçekleştirildi
Memur zammı bu hafta belli olacak
2025 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı
Mescid-i Aksa'da tehlikeli provokasyon: Yahudiler şofar üfledi
Gazze'de okula dönüş yok: Yıllar geçiyor, nesiller bedel ödüyor
Fransa, ABD büyükelçisini "kabul edilemez" suçlamalar nedeniyle dışişlerine çağırdı
Diyarbakır’da 5 mahalle 20 yıldır köprü bekliyor
Elektrik faturaları vatandaşları bezdirdi: Katlamalı uygulama zulümdür
Nakliye ücretlerine tepki gösteren onlarca tır şoförü kontak kapattı
Kırtasiyelerde okul heyecanı başladı: Esnaf yeni sezona hazır
Gaziantep'te 31 yıl cezası bulunan şahıs yakalandı
Gazze'de yaralı çocuklar aynı yatağı paylaşıyor
Yurtta görev yapacak İŞKUR personeline psikoloji eğitimi
Bugün 21 Ağustos "Dünya Camiler Günü"
Batman'da madde bağımlılığı ve esnaf sorunlarına karşı ortak adım
Prof. Dr. Şener: Cilt kanserinde erken tanı hayati önem taşıyor
- 11:09 - Şanlıurfa’da Neolitik Çağ izleri gün yüzüne çıkarıldı
- 11:07 - Şanlıurfa’da MHRS’de yeni dönem başladı
- 11:05 - Siirt’in Kurtalan ilçesinde bahçeye giren tilki doğaya bırakıldı
- 10:57 - "Mardin Samancılık" yaz-kış saman tedarikini sürdürüyor
- 10:56 - Mardin’de geleneksel arı kovanı üretim projesiyle istihdam fırsatı
- 10:53 - Mardin'de okul servisleri yüzde 50 zam ile eğitim-öğretim sezonuna başlayacak
- 10:52 - Sason Merkez Camii inşaatında inceleme
- 10:50 - Batman Üniversitesi Camii açılış için gün sayıyor
- 10:49 - Batmanlı esnaflar İran'a ticari ziyarete gidiyor
- 10:47 - Mardin’de iki grup arasında taşlı sopalı kavga: 4 yaralı
- 10:41 - Dr. Alkış: İnatçı sırt ve bel ağrıları myelom (kan kanseri) işareti olabilir
- 10:40 - Türkiye'de her 10 kişiden 9'u internete erişiyor
- 10:38 - UNICEF: Gazze'de 1,1 milyon çocuk psikolojik travma yaşıyor
- 10:36 - Tır ile toplu taşıma aracı çarpıştı: 10 yaralı
- 10:31 - Şırnak’ta asayiş ve uyuşturucu operasyonu: 35 gözaltı
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar





Kolaylaştırmak
Kolaylaştırmak, zorlaştırıcı olmamaktan çok daha derin ve güçlü bir insani erdemdir.
Hayatta hepimiz bir yolculuktayız; bazen kolay, bazen ise zorlu yollardan geçeriz. Bu süreçte insan olmanın anlamını derinleştiren ve ruhu ısıtan güçlü bir erdem vardır: Kolaylaştırmak.
Kolaylaştırmak, bir işi yalnızca basitleştirerek yük taşımak değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesidir. Bu erdem, empati ve sorumluluk temeli üzerinde yükselir ve sevgi, şefkat gibi insani duygularla beslenir. Ancak içsel yolculuğun bir iç görüsü olan bu erdeme sahip olmak, zihin berraklığı ve yürek temizliği gerektirir.
Toplum, bireylerin birbirine destek olduğu ve yaşamın zorluklarını hafifleten bir yapı üzerine inşa edilir. Bu anlayış, insanları birbirine bağlayan görünmez bir köprü gibidir. Bu açıdan bakıldığında ‘kolaylaştırma erdemi’, görünmeyen bu köprüyü sağlamlaştıran bir temel işlevi görmektedir.
İhtiyaç halinde komşuya uzatılan bir el, zorlandığı bir konuda iş arkadaşına gösterilen anlayış ya da yolda kalmış bir yabancıya sunulan küçük bir yardım, bu erdemin somut örnekleridir. Bu basit gibi görünen hareketler, toplumun ruhunu canlandırır, dayanışmayı güçlendirir. Antakyalı Aziz Mor İgnatius (35-110) bu bağlamda şöyle der: "Sevgi, yüreği yumuşatır ve insanları birbirine bağlar. Eğer bir kişi kardeşinin yükünü taşımak için kendini adarsa, o kişi gerçek sevginin ve gerçek gücün anlamını keşfeder."
Buradan anlaşıldığına göre, kolaylaştırmak, başka bir insanın derdiyle hemhal olmak ve sorunları büyütmek yerine çözüm üretmek demektir. O, tüm iyiliklerin anahtarıdır; ancak sevgi ve şefkat gerektirir. Zira sevgi, birleştiren; şefkat ise başkasının acısını hissetmeyi sağlayan bir sıcaklıktır. Bir insan, karşısındakini kendisi gibi görmedikçe onun yükünü paylaşamaz. Sevgi ve şefkat, bu kapasitenin gelişmesini sağlar.
Süryani kültüründe sevgi ve şefkat, insanın özündeki ışığı yansıtan erdemler olarak açıklanır. Bu nedenle Süryani kültüründe kolaylaştırma bir tercih değil, bir yükümlülüktür. Aziz Mor Efrem (306-373) şöyle der: "İnsan, başkalarının yükünü taşıdıkça kendisi de hafifler. Yüreğindeki sevgi, diğerlerinin acılarını dindirir ve bu dünyaya gerçek huzuru getirir." Bu söz, yalnızca bir tavsiye değil, bir yaşam rehberidir. Bu anlayış, hayatın doğal akışına uyum sağlamayı ve başkalarının yolunu aydınlatmayı telkin eder.
Kolaylaştırmak, sadece bireyler arasında değil, toplumsal düzeyde de bir iyilik dalgası yaratır. Bu dalga, insanların daha huzurlu bir yaşam sürmesine katkı sağlar. Çünkü ruhu ısıtan ve ışıtan kolaylaştırma, insandaki bencilliği eritip, faydalı bir hizmet anlayışının aktifleşmesine katkı sunar.
Kolaylaştırmayı seçmeyen insanlar, genellikle karmaşık bir zihne ve şişik-ağır bir egoya sahiptir. Başkalarının sorunlarını önemsememek veya daha çok zorlaştırmak, toplumsal bağları zayıflatır. Bir iş yerinde zorlaştırıcı bir yönetici ya da ilişkilerde empati yoksunu bir tavır, karşılıklı güveni sarsar ve insanları bir arada tutan bağları koparır. Bu nedenle zorlaştırıcı olmak yani kolaylaştırmamak, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir soruna da kapı aralamaktadır.
Kolaylaştırmak, ruhanî ve toplumsal bir yolculuktur. Bir eylemden çok bir duruş, bir bilinç halidir. Sorumluluk yükleyen bu bilinç hali, insanı içsel ve dışsal bir yolculuğa çıkarır. İçsel dünyada bu erdemi geliştirdikçe insan kendi benliğini arındırır; başkalarının da yaşamını güzelleştirmiş olur.
Kolaylaştırmak, bazen bir tebessümle, bazen basit bir sözle, bazen de somut bir yardımla kendini gösterir. Ancak bu küçük eylemler, insanlar arasında güçlü bir bağ, toplumda ise kalıcı etkiler yaratır.
Sonuç olarak söylemek gerekirse, kolaylaştırmak, yaşamın doğal akışını desteklemektir. İnsan, bu erdeme sahip olduğunda hem kendine hem de çevresine bereket olur. Bu basit ama derin erdemi hayatımızın bir parçası haline getirdiğimizde, bireysel sınırlarımızın ötesine geçerek -toplumsal manada- bir iyilik çemberi oluşturmuş oluruz.
Unutulmasın ki, kolaylaştırmak, başka bir insanın yolunu aydınlatmak için bir ışık yakmaktır. Ama o ışık, önce ruhumuzu ve yolumuzu aydınlatır.
Yusuf Beğtaş
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA