- Mardin32 °C
- Diyarbakır31 °C
- Batman30 °C
- Şırnak28 °C
- İstanbul27 °C
Basın Bayramı'nda gazeteciler Gercüş'te buluştu
Diyarbakır'da pazar esnafı: Vatandaş filesini dolduramıyor
Şırnak'ta tanker şarampole yuvarlandı: Sürücü yaralandı
Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
Cizre Müftüsü Süleyman Baran'a vefa ve veda programı
Beytüşşebap'ta suya düşerek kaybolan genci arama çalışmaları 3'üncü gününde sürüyor
Filistin'i 630 maddede ele alan sözlüğe Siirt Üniversitesinden katkı
Batman'dan LGS'de çifte Türkiye birinciliği
Batman-Diyarbakır kara yolundaki çalışmalar bir türlü tamamlanamıyor
Batman'da 50 yıl sonra görülen dağ keçisi koruma altına alındı
Sera üreticileri salatalık hasadından memnun
- 16:16 - MİDYAT'TA 4 MAHALLEYİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN GRUP YOLU YENİLENDİ
- 10:14 - VEFAT • Gülsüm Aksoy
- 22:15 - Batman Valiliğinden 3 kişinin öldürüldüğü saldırıya ilişkin açıklama
- 21:22 - Basın Bayramı'nda gazeteciler Gercüş'te buluştu
- 21:18 - Diyarbakır'da pazar esnafı: Vatandaş filesini dolduramıyor
- 21:15 - Siirt'te kaya parçasının altında kalan 4 çocuk babası hayatını kaybetti
- 18:58 - VEFAT • Mehmet Ali Önen
- 15:00 - MİDYAT KİLİSELERİ PAPAZI İSHAK ERGÜN'ÜN ACI GÜNÜ
- 14:21 - Sürücü Akademisi Kavşağı'nda kaza: Işıklandırma ve tedbir çağrısı
- 14:16 - Mardin'de iki otomobil çarpıştı: 2'si çocuk 3 kişi yaralandı
- 11:24 - Şırnak'ta 90 kilo uyuşturucu ele geçirildi
- 10:23 - Şırnak'ta tanker şarampole yuvarlandı: Sürücü yaralandı
- 17:04 - YİNE MOTOSİKLET KAZASI! MİDYAT'TA İKİ MOTOSİKLET ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 12:06 - VEFAT • Nevzat Çetin
- 09:08 - VEFAT • İshak Ergün
Sadullah GÜNEŞ / Yazar


İSTEDİĞİNİ SÖYLEYEN İSTEMEDİĞİNİ İŞİTİR
Bir zamanlar, hayatın sadece zâhirinde takılı kalmayan, hadiselerin görünen kısmından ziyâde, derûnundaki hakikatleri temâşâ etme gayretiyle hareket eden, hikmet ehli, yaşlı bir tahta oyma ustası yaşarmış.
Bu ustanın da, hayata dâimâ karamsarlıkla bakmayı huy edinmiş, her şeyden şikâyet eden ve hiçbir zaman memnun olmayan ham bir çırağı varmış. Öyle ki, ustası ne kadar güleryüzlü ise, çırak o kadar abus çehreli; ustası ne kadar cömert ise, çırak o kadar cimri; ustası ne kadar yardımsever ise, çırak da o kadar bencilmiş.
Günlerini, dünyaya gelişin imtihan hikmetine binâen olduğunun idrâkinden uzak olarak geçiren bu çırak, başına gelen en küçük sıkıntıda bile yüzünü buruşturup şikâyet edermiş. Hayat onun için sanki sırf kötülüklerden, sıkıntılardan, acılardan, dertlerden ve mutsuzluklardan ibâretmiş.
Hikmet ehli olan ustası, bir gün bu çırağına güzel bir ders vermek istemiş. Onu, bakkala tuz almaya göndermiş. Âdeti olduğu üzere çırak da söylene söylene denilen şeyi yapmış. Ustasının yanına geldiğinde “şimdi tuzun ne gereği vardı ki sanki!” gibisinden bir tavırla tuzu ustasının önüne koymuş.
Usta, çırağını bir müddet süzdükten sonra, sert bir üslûb ile bir avuç tuzu bir bardak suya döküp karıştırmasını söylemiş. İşin nereye varacağını henüz anlamayan çırak, yine suratı bir karış asık bir şekilde söyleneni yapmış. Ustası üslûbunu biraz daha sertleştirerek; “Şimdi de yanımda çırak olarak devam etmek istiyorsan o suyu iç!” diye emretmiş. Çırak önce şaşırmış. Sonra kaşlarını çatmış. “Bir bardak tuzlu su nasıl içilir ki usta!?” diye söylenmiş. Lâkin ustasının daha evvel hiç görmediği sert bir yüz ifâdesiyle kendisine hitâb etmesinden dolayı, zorlanarak da olsa bardaktan az bir yudum almış. Almasıyla da yüzünün şeklinin değişmesi ve suyu tükürmesi bir olmuş. Bu hâdise üzerine ustasının da yüzündeki sertlik, birden tatlı bir tebessüme dönüşmüş. Sonra çırağına sormuş:
“–Tadı nasıldı?”
Çırak, kızgınlıkla şöyle cevap vermiş:
“Tuzlu, hem de çok tuzlu! Zehir gibi…”
Usta, tebessümüne devam ederken elinden tuttuğu çırağı bu defa köyün kenarındaki tatlı su gölünün kıyısına götürmüş. Az evvelki yaptığını burada da yapmasını söylemiş. Çırak da bir avuç tuzu göle atıp sonra da gölün tatlı suyundan kana kana içmiş. O, ağzının kenarlarından akan suyu eliyle silerken ustası tekrar sormuş:
“–Tadı nasıldı?”
“–Bal gibi tatlı!” diye karşılık vermiş çırak. Ustası devamla:
“–Peki, tuzun tadını hiç alabildin mi?” diye sorunca çırak şöyle cevaplamış:
“–Hayır! Tuzun tadını almadım. Tuz sanki gölün içinde kayboldu.”
Bunun üzerine hikmet ehli usta, suyun yanında diz çökmüş olan çırağının yanına oturmuş ve ona ömrü boyunca unutamayacağı şu dersi vermiş:
“–Pek değerli evladım! Hayatımızdaki dertler, sıkıntılar, ıztıraplar tuz gibidir; ne azdır ne de çok. Bunların miktarı hep aynıdır. Ancak, bu sıkıntıların kişiye ne kadar tesir edeceği, onun neyin içine konulacağına bağlıdır. Bir sıkıntın, ıztırabın olduğunda yapman gereken şey gönül dünyanı genişletmek ve duygularını zenginleştirmektir. Bardak olmayı bırakıp göl olmaya çalışmaktır. O anda göremesen bile, o sıkıntıların sonucundaki güzellikleri görebilmektir.”
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
Vermek (Mahbo) ve Almak (Masbo): Anlayış ve BilinçYusuf BEĞTAŞ
BİR BİLİM İNSANINA VEFA, BİR MİLLETİN GELECEĞİNE VEFADIRHalil EL
HAYAT KİTABIMIZIN YENİ SAYFASI: DOĞUM GÜNÜMine KAPI
ŞİDDETİN GÖLGESİNDE ŞİFA VERMEKSadullah GÜNEŞ
AYNI GÖĞÜN ALTINDA Neşe ÜNAL
ÖĞRETMENLER BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİAbdulaziz ALTEKİN
AVZERMahabat İskenderoğlu
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






