- Mardin23 °C
- Diyarbakır20 °C
- Batman23 °C
- Şırnak20 °C
- İstanbul14 °C
Müftü Pinal: 4-6 yaş eğitimi geleceğe yapılan en kıymetli yatırımdır
Batman'da taşınmaz ticareti semineri düzenlendi
ÜNİVERSİTE YOLUNDAKİ ÇUKURLAR TEHLİKE SAÇIYOR!
Midyat ile Mardin karayolunda meydana trafik kazası meydana geldi.
Mardin’de petrol yüklü tanker duvara çarptı: 1 yaralı
Çiftçiler yağış nedeniyle ilaçlama yapamıyor
Gebelere hijyen uyarısı
Doç. Dr. Çakmak'tan "jinekolojik kanser" uyarısı: Belirtileri göz ardı etmeyin
Batman'da hava kalitesi iyileşti mi?
Batman Belediyesinden imar planı değişikliği açıklaması
Genç Nida Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışmasında bölge birincisi Diyarbakır ve Van oldu
Böbrek tümörü başka bir merkeze sevke gerek kalmadan Siirt’te başarıyla çıkarıldı
Diyarbakır'da eğitime teknoloji desteği
Sağlıklı toplum için eğitim ve koruyucu hizmetler yaygınlaştırılıyor
Batman'da Genç Sadâ Hafızlık Yarışması düzenlendi
- 14:31 - Şanlıurfa'da 17 yıl 6 ay hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı
- 14:27 - OYAK Çimento, Güneş enerjisi santralini devreye aldı
- 23:04 - İş İnsanı Mehmet Dursun’a anlamlı bir ziyaret
- 21:06 - Ömerli, Ekolojik Tarım Hamlesiyle Türkiye’ye Örnek Oluyor
- 11:08 - Midyatlı Siyasetçi ve İş İnsanı Seyfettin Alpsoy’dan Ezidi Vatandaşlara Bayram Ziyareti
- 23:23 - Müftü Pinal: 4-6 yaş eğitimi geleceğe yapılan en kıymetli yatırımdır
- 14:36 - Şanlıurfa'da aranan 2 hükümlü yakalandı
- 14:34 - Yenigün: Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olmasının zamanı gelmiştir
- 14:05 - Batman'da eğitimcilerden güvenlik sorunlarına karşı iş bırakma eylemi
- 14:04 - Şanlıurfa'da öğretmenlerden okulda şiddet protestosu
- 11:49 - VEFAT • İlyas Acar
- 00:49 - Cizre’de LGS öncesi rehberlik seminerleri başladı
- 00:36 - YENİ TARİFE 15 NİSAN’DA YÜRÜRLÜKTE
- 00:35 - VEFAT • Rahime Uzmen
- 00:02 - BİNLERCE SENTETİK HAP ELE GEÇİRİLDİ
Abdulaziz ALTEKİN


VARLIK İÇİNDE YOKLUK!
Hatırlıyorum da, bizim zamanımızda hiçbir şey yoktu. Ama mutluyduk. Kötülük bu kadar yayılmamıştı aramıza. İnsanlar namertçe yaklaşıp sırtından bıçaklamıyordu bizi. Çıkarsız, kara gün dostlarımız vardı. Aslında bir şeyimiz yoktu. Yine de her şeye sahiptik!..
Aradan çok zaman geçmedi. Fakat bir anda çağlar atladık. İhtiyarların anlamadığı gençler türedi, gençlerin anlamadığı ihtiyarlar zaten hep vardı. Orta yolu bulacak kimse yok. Zira öyle ani bir geçiş olduk ki yaşlar arasındaki bağ farkı elli, altmış, yetmişi buldu.
Düşünsenize, çocuğunuz bir şeyler diyor ve siz hiç oralı değilsiniz. Ağlıyor, gülüyor, oyun oynuyor ya da televizyon izliyor. Ne yaparlarsa yapsınlar onları asla anlamıyor ve anlamak için çaba sar etmiyorsunuz. Bizim için en rahat olanı seçiyorsunuz: Sorumluluktan kaçmak!
Kendi dünyamızda çok güzel bahanelerimiz var mesela; Yediği önünde yemediği arkasında, başını koyacak bir evi var daha ne istiyor, bizim zamanımızda bunlar olsaydı profesör olurduk… diye uzar gider.
Gerçek duygularımızı asla belli etmeyiz. Üzerinde yaşadığımız bu toprakların huyunu kapmışız herhalde. Bundan dolayı olsa gerek, toplum içinde veya dışında rahatça çocuklarımızı sevemiyoruz. Onlara olan sevgimizi; elbise ve ayakkabı alarak, parklara götürerek ve en acısı da döverek gösteriyoruz. Belli bir yaştan sonra, bu çocuk nasıl bu hale geldi diye dövünmeye başlıyoruz.
Bu sorunun çok basit bir cevabı var: Senin yüzünden!
Hiçbir çocuk anne ve babasından pahalı hediyeler almasını istemez. Tek istedikleri şey biraz sevgi ve ebeveynlerini güldürebilmek. Bunun için her şeyi denerler. Her yola başvururlar. Amaçlarına ulaşınca yerlerine otururlar. İşte çocuklarımız bu kadar değerli varlıklardır.
Varlık içinde onlara yokluğu yaşatıyoruz. Her şey ellerinin altında. İstedikleri her şeyi elde edebiliyorlar. Bu yüzden düşünmelerine ve çaba göstermelerine gerek kalmıyor. Alın terinin ne olduğunu bilmiyorlar. Sevginin s’sinden bihaberler. Babası sabahtan akşama kadar affedersiniz, eşekler gibi çalışsa umurlarında olmaz. Anı yaşayanların safında yerlerini alırlar, hepsi bu.
Bilerek veya farkında olmadan onların hayatlarını karartıyoruz. Yarına, düşünmeden yoksun bir gençlik bırakıyoruz. Sevgimizden mahrum bırakıyoruz. Kötülüğün pençesine kendi ellerimizle sunuyoruz.
Evet. Kıytırık bir kimlikte anne ve babası biz olabiliriz. Dünyadan sıkılıp kendi kabuklarımıza da çekilebiliriz. En kötüsü kendimize zarar verebiliriz. Ne olursa olsun. Hiçbir şekilde bu olanlar bize, çocuklarımıza kötülük yapma hakkı vermiyor.
Dünyanın bize tatlı gösterdikleri için sabahtan akşama kadar çalışırken, Yaradan tarafından bize verilen en kıymetli varlığı, çocuğumuzu ihmal ediyoruz. Ya kreşe yazdırıyoruz ya da dadı tutuyoruz. Daha da kötüsü bilmediğimiz derneklere gönderiyoruz.
Neden?
Sırf biraz daha dünya malı elde edebilmek için.
Çok geç olmadan uyanalım arkadaşlar. Dünyadaki hiçbir şey çocuklarınızın tırnağı etmez. Günlük meşgaleler sizi asıl amacınızdan alıkoymasın. Günlerce yolunu beklediğiniz o bebeğin asıl doğduktan sonra size ihtiyacı var. Dört bir yanda onu yemeye hazır binlerce aç kurtlar cirit atıyor. Sizin güvenli limanınız olmasa emin olun ya hırçın dalgalarda alabora olacaklar ya da bir kayaya çarpıp batacaklar. Her şey para demek değildir. Çocuğunuzu, “Seversem el âlem ne der.” diye düşünmeyin. Asıl çocuğuna sevgisini belli etmeyen el âlem utansın siz değil.
Şunu unutmayın!
Çocuğunuz kaç yaşına gelirse gelsin her zaman sizin ışığınızda aydınlanmak isteyeceklerdir. Onları bundan mahrum etmeyin. Vesselam…
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA

















