- Mardin15 °C
- Diyarbakır13 °C
- Batman12 °C
- Şırnak12 °C
- İstanbul15 °C
- 19:58 - Şırnak’ta eczanelerde kış saati düzenlemesi
- 19:55 - Uzmandan ailelere diş sağlığı uyarısı: İlk dişle birlikte bakıma başlayın
- 19:52 - Yeni Hal Yasası gıda fiyatlarını düşürecek mi?
- 19:31 - "Emekliye enflasyon farkına ek yüzde 5-10 refah payı verilmeli"
- 19:30 - Emeklilerden maaş tepkisi: 23 bin 500 lira kime yeter?
- 14:59 - Siirt’te kendi üretim modeliyle bir milyar lirayı aşan tasarruf
- 13:21 - VEFAT • Haci Hikmet Dağ
- 11:50 - Şırnak’ta otobüs ile tır çarpıştı: Bir ölü, 14 yaralı
- 11:23 - MİDYAT’TA 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI RESMÎ KUTLAMA PROGRAMI DÜZENLENDİ
- 20:06 - Mardin Vekilisi Sayın Tuncay Akkoyun' un 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı
- 19:58 - MİDYAT’TA CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU: ESNAFA TÜRK BAYRAĞI DAĞITILDI
- 19:16 - MİDYAT’TA 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İÇİN ÇELENK SUNMA TÖRENİ DÜZENLENDİ
- 18:02 - MİDYAT’TA KAÇAKÇILIK OPERASYONU: 13 BİN 500 PAKET SİGARA ELE GEÇİRİLDİ
- 15:23 - MİDYAT ADALET SARAYI’NA HAYIRLI OLSUN ZİYARETLERİ BAŞLADI
- 13:30 - 29 EKİM CUMHURİYET KUPASI’NDA ŞAMPİYON BORSA İSTANBUL ANADOLU LİSESİ OLDU
Abdulaziz ALTEKİN


BU VEBAL KİMİN?
Eskiden büyüklerimiz bize, büyüyünce ne olmak istiyorsun? Diye sorduklarında gözlerimizin içi güler ve o an kendimize hedef olarak ya öğretmenleri ya da doktorları seçerdik.
Mutluyduk!
Gelecekten umutluyduk.
Ya şimdi?
Henüz ilkokul çocukları bile karamsarlığın esiri olmuş. Normalde çocukluklarının keyfini çıkarmaları gerekirken ne yazık ki yetmişlik dedeler gibi sürekli düşünüyorlar.
Yanlış anlaşılmasın. Düşünmeye karşı değilim. Ama onların düşüncesini şekillendiren bizleriz. Bizim de ne olduğumuz malum. Siyasetle oturup siyasetle kalkıyoruz. Böyle bir atmosferde korkarım ilerde duyacağımız hikayeler şu şekilde olacaktır:
Her şey çocukluğumla başladı!
Ailemin tek çocuğuydum. Şımarık büyütüldüm. Her istediğimi aldılar. Rahat etmem için ellerinden gelen her şeyin en iyisini yapmaya çalıştılar.
Çocukken, hayat bana başka yüzünü gösterdi. Baba sevgisinden uzak, anne şefkatinden yoksun, televizyon başında, çizgi filmlerle büyüdüm.
…
Okula başladığım ilk gün, benim için özeldi. Sonraki günler ise hiç unutamayacağım kadar berbat.
Öğretmenin penceresinden bakamıyordum dışarıya. Benim dört duvarımdaysa hiçbir pencere yoktu. Okulu bırakırken, dışarıyı göremiyordum.
Hiçbir zaman samimi dostluklar kuramadım. Okulu terk ettikten sonra sokak hayatının uzattığı elden tuttum ve kollarında kayboldum.
Yaşım neredeyse yirmi beş. Ailem, içinde bulunduğum durumu kabullenmek istemediler. Dert, keder, sıkıntı… ömrü kısaltırmış, onu öğrendim.
Arkadaşın uzattığı ilk sigarayı hiç unutmam. Erkeklik! Damarımın kabardığı andı o an. Sonra paket taşımaya başladım. En çok gurur duyduğum an ise arkadaşın sigarasını kendi ellerimle yaktığım andı.
Sigaradan sonra içkiye başladım. Sigara, içki derken eroine de sıra geldi. Zaman aktıkça ben, daha da batıyordum.
Ömrüm, içki masalarında geçti. Sokak başlarında kızlara az laf atmadık. Onlarda karşılık veriyordu bazen. Bu bizi cesaretlendiriyor, daha da ileri gitmemize sebep oluyordu. Soyduğumuz mekân sayısını ise hatırlayamıyorum.
Şimdi yaşım altmış. Evlenmedim, hiçbir zaman. Bekârlık işime geliyordu. Arkadaşlarım vardı. Takıldıkları kızların kötü niyeti olmasa da kötü niyetli olandım ben. Sigara uzatırken bile onlara, kafamda binlerce şey olurdu. Onlarla olduğumdaysa hiç pişmanlık duymadım.
Ölüm hafiften kapıyı araladı gibi. Düşünmek, biraz geç oldu!
Ailem, iyiliğimi düşünürken aslında, beni de yaktılar kendilerini de. Ben çizgi filmlerden öğrendim dünyayı alaya almayı. Onlara karşı saygı göstermemem bundandı.
Sigara bir şey değildi; ama içki masaları, ömrümden ömür çaldı. Eroin, içinde bulunduğum durumu daha da çıkmaza sokmuştu.
Sokak başlarında beklerken arkadaşlarla, hiç düşünmüyorduk şimdi arkadaşın bacısı, annesi geçse ve biz de laf atsak sonun ne olacağını.
Zevk meselesiydi her şey. Düşünmeden peşinden koştuğum anlık zevkler. Oysa kâinat bu anlık zevkler için mi kurulmuştu? Aciz bir bedenle yeryüzünde halife olmaya layık olan ben miydim?
Halbuki bir dine de tabi olabilirdim. Günde beş defa kurtuluşa çağırırken beni Yaradan, ben kızların arkasından koştum. Mahşerde utanmadan, sıkılmadan nasıl çıkarım huzura.
Şimdi düşünüyorum da her şey koca bir hiçle başladı ve yine arafta sonlandı...
Okurken akla gelecek ilk şey, güzel hikaye olacaktır. Ama başta da söylediğim gibi çok yakın zamanda bu bizim geleceğimiz olacak.
Emin misin?
Yüzde yüz!
Geçen gün pazarda eski bir öğrencimi gördüm. Şu an son sınıf. Neden sınava hazırlanmıyorsun? Diye sorduğumda cevabı velisi verdi. Okuyup ne olacak hoca. Zaten istediklerine iş veriyorlar, istemediklerinin ise diplomasını iptal ediyorlar!
Bir şey diyemedim. Çünkü haklı. Ve bunu gittiğim her ortamda sıkılmadan anlatmaya devam edeceğim.
Şimdi bu veli çocuğunu çalıştırmaya getiriyorsa kesin kötüdür gibi bir düşünceye kapılmayın. Bu coğrafyada nefes alan herkes, ataları ve çocukları için yaşar. Onlar için ölümü göze alır. Gerekirse aç kalırlar ama çocklarını yine el üstünde tutarlar.
Tüm bunlara rağmen o çocuk pazara gelmişse bilin ki artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Velilerin umudu tamamen tükenmiştir.
Konuyu uzatmaya gerek yok. Durum ortada. Bu noktada elimizden gelen tek şey her gün bıkmadan usanmadan tekrar tekrar sormak: Bu vebal kimin? Belki vicdanları sızlar. Vesselam...
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

ALMANYA’DAN MİDYAT’A MÜZİK KÖPRÜSÜ

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
FEDAKÂRLIKMine KAPI
DİJİTAL ÇAĞIN GÖRÜNMEYEN SALGINI: KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZLAŞMAKSadullah GÜNEŞ
GİRİŞİM DESTEKLENİRSE, GELİŞİM BAŞLARHalil EL
DERMAN GELMEYECEK YERDE GÖNLÜNÜ TEZGÂHA AÇMAMahabat İskenderoğlu
Süryanicede Yeni Bir Şiir KitabıYusuf BEĞTAŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA











