• Mardin14 °C
  • Diyarbakır19 °C
  • Batman16 °C
  • Şırnak17 °C
  • İstanbul19 °C

Rıfat Direkçi / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SAĞLIKTA BAŞARILI BİR ÜLKEYİZ

02 Eylül 2020 Çarşamba 09:06

AMA PANDEMİ SÜRECİNDE İHMAL EDİLEN KRONİK HASTALAR!

Sağlıkta bütün enerjimizi salgın için kullanmamalıyız."

2019 'da Çin’de baş gösteren Kovid-19 Virüs salgını dünyaya çok hızlı bir şekilde yayıldı. Ölümlü bir virüs olduğunu bütün dünya kısa sürede gördü. 2020'nin Mart ayında Dünya Sağlık Örgütü başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus bir açıklama yaparak Kovid-19 virüsünü "Pandemi salgını" olarak ilan etti. Çin'de, ABD'de, İtalya'da, İspanya'da İran'da derken dünyanın birçok yerinde pozitif vakalar, entübe olan hasta insanlar (kendi kendine nefes alamayan yüz üstü sedyede yatan ve oksijen tüpü ile nefes alabilen hasta) artmaya ve her gün yüzlerce ölüm vakası haberleri yayınlanıyor. Türkiye'de ilk vaka 10 Mart 2020 'de sağlık bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından kamuoyuna TV' de canlı yayında paylaşıldı. Sonrasında kurulan pandemi bilim kurulu tarafından kararlar alınmaya başlandı. Ne gibi tedbirler alınmalı sorusuna cevap arandı. İlk ölümlü vaka 15 Mart’ta Dr. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından duyuruldu. Artık radikal kararlar almak için bilim kurulu değerlendirmelerini yapıyor. Andemi salgını Türkiye’de sosyal, ekonomik, iktisadi, idari, dinî ve kültürel alanlarda olumsuz etkilere neden olan bir salgına dönüştü. Bunun neticesinde radikal kararlar alınmasına neden oldu. Ülke genelinde eğitim kurumlarında (ilk, orta ve ortaöğretimde) eğitim-öğretim askıya alınırken,

Üniversitelerde ikinci dönem dersleri iptal edilerek sınavlar ertelendi. Diyanet İşleri Başkanlığı başta cuma namazı olmak üzere cami ve mescitlerde cemaatle namaz kılınmasına ara verildiğini duyurdu. Tüm restoranlar, kafeler, müzeler, dershaneler, kurslar, alışveriş merkezleri, oteller, kuaför ve güzellik merkezleri, kahvehaneler, spor salonları, konser mekânları, gece kulüpleri, dernek lokalleri ve düğün ve nişan salonları, kapatıldı etkinlikleri geçici süreliğine yasaklandı. Bütün vatandaşların ormanlarda, park ve bahçelerde piknik ve mangal yapmaları yasaklandı. En çok Vaka İstanbul, Ankara, Konya, İzmir ve Kocaeli de görüldü. Bu tedbirlerin yansıra ülkedeki bütün futbol lig faaliyetleri ertelendi ve tüm spor müsabakaları bir açıklamayla iptal edildi. Millî Savunma Bakanlığınca askerî kışlalarda tüm celp, sevk ve terhis işlemleri bir ay boyunca ertelendi. Salgının cezaevlerine sıçraması ve oluşabilecek kamu düzeninin bozulması riski ile cezaevlerindeki doluluğu azaltmak amacıyla infaz indirimini öngören yasanın mecliste kabul edilmesiyle yaklaşık 90 bin mahkûm ve tutuklu tahliye edildi. Hâkimler ve Savcılar Kurulu tutuklu, acil işler ve zaman aşımı davaları dışındaki tüm duruşma, müzakere ve keşiflerin 15 Haziran'a kadar durdurulduğunu açıkladı. Bu gibi tedbir amaçlı önlemler İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bildirimler 81 ilde uygulandı. Okullar uzaktan eğitimle 31 Ağustosta başlayacak, yüz yüze eğitim 21 Eylül'de başlayacak. 24.8.2020 itibariyle birçok ilde ek tedbirler alındı. Mardin Valiliği tarafından halka sesli duyuruda düğün, taziye, gibi toplu etkinlikler yasaklandı. Bölgemizde sağlık alanında geniş hizmet veren komşu il Batman’da vaka sayısı artışı nedeniyle bölge hastanesi ve özel hastaneler, yoğun bakım hastalarının bir kısmını Gercüş Devlet Hastanesine gönderdiği bilgisi paylaşılıyor.

İşte durum bu Özetlemek için yeterli olmasa bile durum bu şekilde yürütülmektedir.

Bir hasta yakının dile getirdiklerini birlikte dinleyelim:

Kanser hastası olup tedavi gören teyzem, pandemi tedbirleri içinde ilk üç ay boyunca sağlıklı tedavi göremedi. Teyzem Haziran ayında vefat etti. "Evde kal- Evde hayat var." gibi sözlerle sorun çözülmüyor.

Salgın dışındaki hastalar ihmal edildi. Poliklinikler hizmet vermemeye veya %50 kapasite ile hizmet vermeye başladı. Doktor var hizmet yok. İnsanların anatomisini en iyi bilen hekimler doktorlardır. Hekimler ellerini vicdanlarına koyup sürece daha fazla destek olmalıdır. Bir karşılaştırma: Siz arızalanan bir aracınızı tamirciye götürdüğünüzde tamir servisi, size evde aracınızı siz tamir edin derse ne yaparsınız, mantığı nedir?

Salgının teşhisini ve tedavisini yapacak olan sağlık kurumları ve hekimlerdir. Evde kal, Evde hayat nasıl olmalı? Salgından korunmak için tüketilmesi gereken gıdalar ve sıvılar nelerdir? Hastalıkta mücadele edecek olan bağışıklık sistemine dikkat çekilmekte fakat Bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirileceği ile ilgili bir uzman hekim tarafından bilgilendirilme yapılması gerekmiyor mu?

Vatandaşın tecrübesi bilgisi ne kadar sağlıklı olur?

Bir de yılda bir Dünya Engelliler Gününde hatırladığımız Engeli bireylerimizin mağduriyeti. Sosyal devlet olmanın gereği olarak onlara hizmet vermek gerekir. Haftada iki saat olmak üzere ayda toplam sekiz saat eğitim sağlıklı bir gelişim ve yaşam için çok ama çok yetersiz Şunu herkes bilir tedavide süreklilik önemlidir. Tedavi gören birey haftada 2 saat değil haftanın her günü bireyin hangi engeli varsa (beden, zihin, konuşma, görme... vb.) saat sınırlaması olmadan ihtiyacı doğrultusunda tedavi görmelidir. Şimdiki uygulama okulda çocuğa sadece bir tek ders verip onu eve yollamaya benziyor. Tüm bu eksende Sağlıklı bir gelişim göstermek isteyen engelli bireylerin hali ne olacak? Diyorum. Aracı olmayan veya olsa da geliri tedavi masrafları için yetersiz olan aileler için gelir düzeyine bakılmadan hizmet sunulmalıdır. Nitekim merhum Sakıp Sabancı engelli oğlu Metin ile ilgili anısını anlatırken ağlayarak anlattığını hepimiz TV ekranlarından, sosyal medyadan gördük. Devlet kurumları tıpkı diyaliz hastaları ve yoksul okul öğrencileri gibi bunlara gerek şehir içi gerekse de şehir dışı tedavi işlemlerinde servis olanağı sağlanmalı. Kamu kurumları ile yerel yönetimlerin araçları bu konuda koordineli hizmet verilebilir. Bu bireyler için Sosyal Devlet olmanın gereği olarak Devlet bu bireylerin tedavi işlemlerini anne ve babaya bile bırakmadan kendisi öncelikle üstlenmeli ve bu bireylerin ailelerine de gerekli psikolojik destek ve eğitim verilmelidir. Engelli bireylerin kederli aileleri günlerce, aylarca, yıllarca sabahtan akşama kadar hastane koridorlarında tedavi işlemleri için bekleyip daha da yıpranmasınlar. Medikal malzemelerin fiyatlarının yüksekliği de sıkıntının cabası. Rehabilitasyon Merkezleri hakkıyla denetlenerek materyal eksiklikleri giderilmeli, Bu kurumların fiziki şartları iyileştirilmeli, isteyen herkes Rehabilitasyon Merkezi açmamalıdır. Bunlar da para kazanmaktan çok tıpkı Devlet okulları gibi eğitim veren kurumlar olduğunu unutmayalım.

Çözüm sahada, Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü, İlçe Sağlık Başkanlıkları, üniversitelerin ilgili bölümleri, kamu kurumları, Tabipler ve Eczacılar, Sivil Toplum Kuruluşları hep birlikte çözümler geliştirilmelidir.

Denetimler eksik: İl Sağlık Müdürlükleri evleri gezip test yaparak gerekli bilgilendirmeleri yapmalı, sözlü ve görsel bilgilendirmeler yapılmalıdır. Çarşıda esnaf ve diğer vatandaşların ateşleri ölçülmeli varsa bir olumsuzluk müdahale edilmelidir. Sahada tedbir alınırsa daha reel bir şekilde salgın yayılım hızı azaltıla bilir. İllerde Valilik emri ile il ve ilçe bünyelerinde uzman hekimler ve sağlıkçılardan oluşturulan bir ekip kurulmalı sürekli ve habersiz bir şekilde mahalle, sokak, cadde, kurumlar gezici ekipler tarafından denetimlerle kontrol edilerek salgının yayılım hızının önü kesilebilir.

En önemlisi: Psikolojik destek ihmal ediliyor. İhmal edilmeden toplumun öncelikli yaş gurubu seçilerek psikolojik destekler çocuklar ve yetişkinler 50 yaş ile üstü 8 yaş ve üstü için programlar birebir görüşülmeli. Ruhsal sıkıntılar baş göstermekte mutlaka bunun için destekleyici görüşmeler ve programlar yapılmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, "Ruh sağlığıyla ilgili hizmet veren sağlık kuruluşlarının bazılarının, Kovid-19 hastalarının tedavilerinin yapılması için kapatıldığını belirterek, Akıl sağlığı zaten dünya çapında ihmal edilen bir sağlık sorunuydu. 1 milyara yakın insan, ruhsal bir bozuklukla yaşıyor. "  Ghebreyesus.

DSÖ başkanın bu sözleri yabana atılmamalı.

Ghebreyesus, yeni tip korona virüsün (Kovid-19) neden olduğu kaygı ve korkunun, milyonlarca insanın akıl sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.

SAĞLIKLI DENETİMLER VAR MI?  Sağlıklı ve ciddi denetimler yapılmıyor. Denetimler habersiz olmalı, halk sağlığı için reel denetimler yapılmalıdır.

Asıl büyük sıkıntı hastalığını gizleyen kesim. Bunlar halkın içinde geziyor. Maske ulaşılmaz bir tıbbi malzeme iken, Devletimizin ve Cumhurbaşkanımızın sayesinde sabit bir ücretle 1 ₺ ile her yerde halkın ulaşılabildiği bir tıbbi malzeme hâline geldi. Kimi kurumlar ise hala ücretsiz maske dağıtımı yapmakta ama kimi kurumlar personellerine temin edemediği görülmekte. Kovid-19 virüsü salgınına karşı bağışıklık güçlendiren gıdalar ihtiyaca göre uygun fiyat ile sunulmalıdır.1992 - 1997 yıllarında okullarda öğrencilere ücretsiz gıda dağıtılırdı. Kuru üzüm, fındık vb. faydalı takviye gıdalardı.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN GIDALAR HALKA DAĞITILMALI

Bugünde okullarda, çarşıda, evlerde, kurumlarda,  salgına karşı bağışıklığı güçlendiren gıdalar ücretsiz dağıtılmalı. Maske konusunda başarılı olundu. Bağışıklık sistemini güçlendirmek tedaviden daha faydalı olacağına inanıyorum.

MİDYAT SAĞLIK HİZMETİNİ VEREN KAÇ KURUM VAR?

Midyat'ta sadece Devlet Hastanesi ve Aile Hekimleri, Mardin'de Devlet Hastanesi, Kadın ve Çocuk hastalıkları Hastanesi, Aile Hekimleri ve bir tanede özel hastane  vardır. "Verem savaş dispanserleri, dönüştürülerek Kovid-19 savaş dispanseri adıyla donatılarak dönüştürülmesi hizmet vermesi öneriyorum. Bu kurum 1918 yılında Prof. Dr. Besim Ömer Paşa tarafından kurulan “Veremle Mücadele Osmanlı Cemiyeti

Peki, bunlar salgının yayılmaması için yeterli mi? Bu alternatifsiz kuruma ulaşımda aksaklık olmamalı. Hekime ve sağlık kurumuna ulaşımda engel olmamalı.

Sağlık Bakanlığımız, İl Sağlık Müdürlüğümüzü konunun vahamiyeti için uyarıyoruz. Kış ayının gelmesi ve soğuk algınlığı meydana gelmesi Kovid-19 salgın vakaların artmasına sebep olacaktır. Daha fazla tedbirler, denetimler ve önlemler alınmalı. Halkın daha fazla bilgilendirilmesi gerekir. Eğitici bilgilendirici etkinlikler yapılmalı.

Pozitif denetimler yapılmalı, amaç halkın sağlığını korumak. Bu günlerdeki denetimler resimlerle medyada yer buluyor. Amaç cezai işlem olmamalı, gaye halkın salgına karşı bilincini artırmak ve tedbir alımını öğretmek olmalıdır. Sosyal mesafe ve maske kullanma tedbirleri ile daha ne kadar sürer bu durum.

KIŞ MEVSİMİNİN GELMESİ VE SALGININ ARTMA TEHLİKESİ

Tekrar dile getirmek isterim, kış mevsiminin gelmesiyle birlikte Kovid-19 virüs salgını anormal bir artışa sebep olabilir. Çünkü yaz mevsiminde güneş var. Sıvı tüketimi, meyve ve sebze tüketimi yeteri kadar var. Yaz ayında su başta olmak üzere sıvı tüketimi çok daha fazladır. Güneş, meyveler ve kırmızı et vitamini; incir, üzüm, kavun, karpuz, armut, vs. içindeki D vitamini, etin içindeki B12 vitamini daha fazla bulunmakta olduğunu uzmanlar dile getiriliyor. Kış mevsiminde insanlar sıvı ihtiyacı azalmakta, soğuk algınlığı artmakta, güneş ışınlarının azalması insanoğlunun D vitamini ihtiyacını karşılayamamaktadır. Kış geçişlerinde vücudun ani sıcaklığın düşmesi ile birlikte grip, nezle gibi hastalıklar artmakta bu da Kovid-19 salgını daha fazla toplum sağlığına zarar vermesi büyük muhtemeldir. Durumun en kötü durum olasılığı üzerinden tedbirler alınmalı.

Ama önemli bir kesim hala salgının varlığına inanmamakta, bir kesim rakamların gerçek rakamlar olmadığına inanmakta, kimi de yaşlılara karşı bir nüfusu dengeleme projesi olduğuna inanmakta, kimi hekimler, kimi tanınan simalar, yazarlar, bunun varlığını kabul etmeyen veya bu salgının bir sentetik biyolojik bir virüs bir "mikrob (ajan) sentetik biyolojik olarak" isimlendirilmektedir. Bu da halkın kafasında karmaşıklığa, sağlıklı değerlendirmeye, ilgili kurumların tedbirlerine uymakta tereddütte düşürmektedir.

PEKİ, MARDİN İL VE İLÇELER OLARAK GEREKLİ TEDBİRLER ALINDI MI?

- Toplu etkinliklerde bulaşma yoğunluğu nedeniyle, önlem ve engel olundu mu?

- Kronik hastalar ve kovid - 19 virüsü öncesi hastalar ihmal edildi mi?

- İl Sağlık Müdürlüğü pandemi sürecinde halka bilgilendirme amaçlı yeterince çalışmalar yaptı mı?

-İl Sağlık müdürlü sosyal medya, bilgi mesajları, billboardlarla yoğun hizmet veren kurumlarda halk bilgilendirildi mi?

-İl Sağlık Müdürlüğü tarafından devlet hastanelerinde eksiklikleri tespit ve tedarik için girişimler yapıldı mı?

-Hastanelerde hizmet veren sağlık personelleri ve hastaların zaruri ihtiyaçları temin edildi mi?

-İl Sağlık Müdürlüğü Başhekim ve satın alım ile sorunsuz iletişim kuruluyor mu?

Mart 2020 tarihinden buyana sağlık hizmetini alamayan kronik hastalar, kanser hastaları, diyabet, kadın hastalıkları doğum haneler gibi hastalar sağlık hizmeti sunuluyor mu?

-Halkın Kovid-19 virüsü dışında hizmete ulaşımında eksiklik var mı?

-İl Sağlık Müdürlüğü hekim, hemşire, sağlık personeli eksiklik vardır. Bu eksikliğin giderilmesi için bakanlık nezdinde taleplerde bulunuldu mu?

-İl Sağlık Müdürlüğü pandemi sürecinde Ankara'dan gerekli destek alıyor mu?

-İl Sağlık Müdürlüğü Bakanlık ilgili birimler eksiklikler bina, tıbbi malzeme, araç, personel, ilaç vs. gibi eksiklikleri il merkez ve ilçelerin taleplerini tesbit ve talep etti mi?

- Doğu ve Güneydoğu bölgesinde hekimlerin mecburi görev yapmak olan "şark"  görev süresi uzatılmasını istiyoruz. Terhis bekler gibi ay ve gün sayılıyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN zatıâlinizden bu konuda destek olmanızı istirham ediyoruz.

Salgının en kısa zamanda bitmesini ve bilgin çınarlarımıza uzun bir ömür diliyor, sağlıklı günler dilerim. Yaşlı bilgin çınarlarımıza sahip çıkalım, onları salgına karşı koruyalım. Yetkililerin uyarılarına hassasiyetle uyalım, uymayanları uyaralım.

Maske kullanalım - sosyal mesafe ve tokalaşmamaya özen gösterelim - Hijyen temizliğine dikkat edelim.

DUYARSIZ VE DUYARLI OLMAK

Sorunların çözümüne destek olmalıyız. Bizler duyarsız olmamalıyız. Hz. Lut'un kavminden azgın ve iğrenç davranışlarda bulunan sadece 33 kişi varmış. Bu yanında 80.000 kişi ise teheccüdde olduğu aktarılmış. (Teheccüd namazı, yatsı namazını kılıp bir miktar uyuduktan sonra kalkılıp gece kılınan nafile bir namazdır.) Evet, 80.000 kişi 33 kişinin cezasını çekti. Cebrail (a.s)"Ya Rabbim, bu insanlar (80.000)teheccüdde helak emrini uygulayım mı yine de." der. Allah (c.c)'da "onlar teheccüddeler ama o edepsizliği yapanları engelleyecek kudretleri olduğu halde onlar engellemiyorlar, helak onlarda gelecek, buyuruyor.

Not: 28 Ağustosta 2020 de 94.Sağlık Devlet Hizmet Yükümlülüğü kurasında MARDİN İlimiz için 99 pratisyen hekim ve 21 uzman doktor ataması ilimize yapılmış olduğunu. Ayrıca ilimizde ilk defa Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı da göreve başlayacağı haberini Mardin Milletvekilimiz sayın Cengiz DEMİRKAYA tarafından duyuruldu.

"SALGIN VÜRÜS TEHLİKESİ DEVAM EDİYOR BİTMEDİ, TEDBİRLERE UYALIM." 

 

Bu yazı toplam 5552 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Türkiye'nin en iyi ve en güven veren lideri kim?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2020 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA