• Mardin31 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Batman30 °C
  • Şırnak26 °C
  • İstanbul19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Obeziteyi tetikleyen faktörlere dikkat!
12 Ağustos 2022 Cuma 09:03

Obeziteyi tetikleyen faktörlere dikkat!

Obezite, vücutta aşırı miktarda yağ birikmesi sonucu meydana gelen bir yeme davranışı bozukluğu ve aynı zamanda kronik bir hastalıktır.
Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Arslan konu hakkında önemli bilgiler verdi.
 
Obezite sadece fiziki görünüş açısından problem oluşturmaz; aynı zamanda kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet, eklem problemleri ve kanser gibi diğer sağlık sorunlarına neden olan tıbbi bir problemdir. Bazı kişilerin kilo vermekte zorluk çekmesinin birçok sebebi vardır. Obezite genellikle kalıtsal, fizyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birleşmesi sonucu meydana gelir. Sağlıksız ve düzensiz beslenme de bunlardan biridir.
 
Aşırı ve yanlış beslenme ile fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli en büyük nedenlerinin başında gelir. Yaş, cinsiyet, hormonal ve metabolik etmenler, psikolojik sorunlar, sık zaman diliminde çok düşük enerjili diyetler uygulamak, bazı ilaçlar gibi birçok faktör obeziteye neden olur.
 
Obezite nedeniyle kanda artan şeker, kolesterol ve başka metabolitler damarlara çökerek kalpte ciddi damar tıkanıklığına sebep olabilir. Bu durumda da ani ölümlere neden olabilmektedir.
 
‘Tüp mide’ olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatı günümüzde dünyada en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir. Diğer ameliyat yöntemlerine görece daha kolay bir yöntem olup karın bölgesinden yaklaşık 1 cm’ lik 4-5 adet delikten laparoskopik olarak yapılmaktadır. Ameliyat süresi yaklaşık 1-1 buçuk saat kadar sürmektedir. Bu yöntem ile midenin normal fizyolojik yapısı korunmakta, mide şekil itibari ile tüp şekline getirilmekte ve böylece erken doyma sağlanmaktadır.
 
Bu ameliyat ile bir yıl içinde fazla kiloların yaklaşık yüzde 80-90’ ı verilmektedir. Bu ameliyatın avantajları sindirim sisteminin fizyolojisinin değişmemesi, mide ile barsak arasında anastomoz (yeni bağlantı) olmaması, ömür boyu vitamin kullanma ihtiyacı olmaması, ameliyat süresinin daha kısa sürmesi, revüzyonunun daha kolay olması, diyare ve dumping sendromunun görülmemesi sayılabilir. Dezavantajları arasında ise yüzde 20-30’ lara varan yeniden kilo alımının olması, bazı hastalarda reflü şikayetlerinin artması sayılabilir.
 
Doç. Dr. Ufuk Arslan, ''Sonuç olarak; obezite gibi ciddi bir hastalıktan öncelikle korunmak, eğer mümkün olmamış ise sağlıklı bir şekilde kendiliğinden kilo verilmesi ilk etapta önerilen yöntemdir. 6 aylık diyet ve yaşam tarzı değişikliğine rağmen kilo veremeyen hastalarda günümüzde cerrahi yöntemler çok düşük risklerle uygulanmaktadır. İlk tercih edilecek yöntem olmasa da unutulmamalıdır ki kilo vermenin en etkin yöntemi obezite cerrahisidir.'' dedi. (İLKHA)
Bu haber toplam 186 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
  • Kuraklığa karşı yer altı barajları inşa ediliyor
  • Erbaş: Peygamber Efendimizin gelişi; insanlık için kurtuluş umudu olmuştur
  • DENEYAP Uygulama Sınavı 42 ilde başladı
  • Sofralık zeytin ihracatı 110 bin tona ulaştı
  • Togg: Spekülatif haberlere itibar edilmesin
ANKET
Bu Pazar Genel Seçim Olursa Hangi Partiye Oy Verirsiniz ?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2022 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA