- Mardin23 °C
- Diyarbakır19 °C
- Batman20 °C
- Şırnak19 °C
- İstanbul16 °C
- 09:17 - VEFAT • Edip İş
- 23:00 - İlahiyatçı Yenigün: Gazze'deki 2 milyon kardeşimiz 2 milyar Müslümana çok şey öğretti
- 22:58 - Batman'da 22'si hafız 49 öğrenci icazet aldı
- 22:53 - Şanlıurfa'da sağanak alarmı: Valilikten önemli uyarı
- 22:44 - Ömerli’de Sadece Bir Gün Değil, Her Gün Yaşlı ve Hastalar Yalnız Bırakılmıyor.
- 22:21 - MARDİN TSO’DAN BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI
- 20:54 - Parmağına sıkışan yüzük itfaiye ekiplerince çıkarıldı
- 20:16 - VEFAT • Zeyni İleri
- 18:56 - Şanlıurfa Şehir Hastanesi'ne ulaşımda yeni dönem: 9 hat hizmet verecek
- 14:27 - MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI VEYSİ ŞAHİN’DEN CAN DOSTLARINA ANLAMLI ZİYARET
- 19:39 - Mardin TSO seçimlerinde kazanan Hatip Çelik oldu
- 18:27 - SOSYAL TESİSLERDE ÇALIŞMALAR HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR
- 15:35 - AK Parti Midyat Kadın Kolları’ndan Yetim Ve İhtiyaç Sahibi Çocuklara Destek
- 14:59 - Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla ilçedeki yaşlı vatandaşları evlerinde ziyaret
- 13:51 - MARDİN VALİSİ AKKOYUN, GAZETECİLERLE BULUŞTU
Sadullah GÜNEŞ / Yazar


MÜSLÜMAN YILBAŞI KUTLAMAZ
Milletleri ayakta tutan millî ve manevî değerlerdir. Bu değerler, milletlerin birlik beraberlik ve toplumsal dayanışma içerisinde yaşamasını ve milli kimliğiyle tarih sahnesinde yer almasını sağlamaktadır. Milletler, söz konusu değerleri gelecek kuşaklara aktardığı oranda varlıklarını sürdürürler. Tarih, bize milli ve manevi değerlerine sahip çıkmayan ve başka milletleri körü körüne taklit edip milli şahsiyetlerini kaybedenlerin dünya coğrafyasından silinip yok olduklarını göstermektedir. Bu yüzden, bir toplumu içten yıkmak isteyenler, inanç, ahlak ve milli değerleri yok etmeyi ilk hedef olarak seçmektedirler.
Yüce dinimizle milli kültürümüz adeta bütünleşmiş ve dinimizin güzel prensipleriyle yoğrulmuştur. Sevgi, saygı ve fedakârlığın geliştirilmesinde, toplum hayatımızın ahenkli ve sağlam bir şekilde devam ettirilmesinde, gençlerimizin ve çocuklarımızın yetiştirilmesinde, manevi değerlerimizin ve milli kültürümüzün katkısı büyüktür. Özellikle genç kuşakları bu değerler çerçevesinde eğitmek ve yetiştirmek oldukça önemlidir. Çünkü gençlerin dini ve ahlaki değerlerden uzaklaşmaları, örf ve adetlerimize uymayan davranışları benimsemelerine, zararlı akım ve alışkanlıkların tuzağına düşmelerine yol açmaktadır. Bu itibarla geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi, milli, manevî ve kültürel değerlere uygun yetiştirmek, anne-baba eğitimci ve toplum olarak hepimizin görevidir. Nitekim Yüce Allah, dini ve ahlakî prensiplere sahip çıkarak kimlik ve şahsiyetimizi korumamızı emretmiş ve şöyle buyurmuştur: "İşte bu din, benim dosdoğru yolumdur. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar, sizi parça parça edip, doğru yoldan ayırır. İşte bunları, sakınasınız diye Allah size emreder"
Sevgili Peygamberimiz de bizleri ahlakî çöküntüye neden olabilecek, birlik ve beraberliğimizi bozacak başka milletlerin örf ve adetlerini benimsemekten sakındırmıştır.
Bugün, toplumumuzda yılbaşı kutlaması adı altnda düzenlenen eğlence ve toplantılar kültürel ve geleneksel bir temele sahip değildir. Bu tür eğlencelerde aklı ve sağlığı tehdit eden içki içmeyi, aile bütçesini sarsan kumarı ve israf boyutundaki harcamaları milli ve dini değerlerimizle bağdaştırmak asla mümkün değildir. Ayrıca milli ve manevi değerlerimize ters bu tür eğlence ve adetler, kültürel tahribata yol açmakta, bizleri millî kimliğimizden uzaklaştırmaktadır. Bunun için kültürel mirasımızdan, dini anlayış ve heyecanımızdan kaynaklanan değerlerimizi yaşatmaya gayret edelim ve bu değerlerimizi genç kuşaklara aktarmaya çalışalım. Dini ve milli değerlerimizle çelişen başka kültürlerin örf ve adetlerini körü körüne taklit ve özentiden kaçınalım.Yılbaşı kutlamalarını vesile edinerek Allah ve Resulünün razı olmayacağı tavırlar yerine, geçmiş senelerde yaptıklarımızı gözden geçirerek ve gelecek yeni yılda hayatımıza daha iyi nasıl yön verebileceğimizi düşünelim.
İşte böyle bir gece, biz müminlere duvara astığımız takvimin tükenip bir yenisinin konulacağını hatırlatmaktan başka hiçbir şeyi ihtar etmemelidir. Bir mü'minin bu gece niyetiyle normal günlük yaşayışına ilaveten en küçük bir değişik davranışta bulunması iman, inanç ve itikad noktasından büyük tehlike arz etmektedir.Bu sebeple şuurlu mümine bu gecede düşen vazife; yemesinde içmesinde, giyim ve kuşamında en küçük bir değişiklik yapmayıp, sadece Ümmet-i Muhammedin bu gecenin şerrinden, zulmetinden emin olmaları ve hakiki iman ve hidayet üzere hayatlarını tamamlamaları için Cenab-ı Hakka çokça dua ve iltica etmektir.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
“PARA MI, İNSANLIK MI?”Mine KAPI
EVİMİZ TERTEMİZ, PEKİ DÜNYA NEDEN KİRLİ?Halil EL
SOSYAL MEDYA AHLAKISadullah GÜNEŞ
ARAFTANeşe ÜNAL
Ruhun İnşası ve Hayatın KalitesiYusuf BEĞTAŞ
YOKSULLUĞUN EN SESSİZ HÂLİ: BİR ÇİFT AYAKKABIMahabat İskenderoğlu
SİZ KİMSİNİZ?Abdulaziz ALTEKİN
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA











