• Mardin24 °C
  • Diyarbakır28 °C
  • Batman25 °C
  • Şırnak19 °C
  • İstanbul29 °C

Rıfat Direkçi / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KURBAN BAYRAMI (ÎDÜ’L -ADHÂ)

30 Temmuz 2020 Perşembe 07:29

ALLAH’A KARŞI GÖSTERİLEN BÜYÜK SADAKATİN KARŞILIĞI OLAN KURBAN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN

Bayram namazının kılınması ile birlikte bayram başlar. Kurbanlar bayram namazından sonra kesilmesi gerekir.

Bayramlar; toplumun manevi bir zenginliği olup, birlik ve beraberliği perçinleyen, insani vasıfları öne  çıkaran,aile bağını yenileyen güçlendiren, dostluk, kardeşlik ve dayanışma duygularının en yükseğe çıktığı çok özel ve maneviyatı çok olan  günlerdir.Büyüklerin ve sevdiklerimizin bu özel günlerde hatırlamak, ziyaret etmek, bir araya gelmek ve muhabbetin yenilenmesi için bir fırsattır.

Pandemi salgını Kovid-19 nedeniyle, Ramazan bayramından sonra Kurban bayramı da buruk bir hüzün içinde kutlanacak.

2019 da çin'de baş gösteren salgın hastalık Kovid -19 ülkemize 2020 Mart ayında baş gösteren, pandemi salgını Kovid-19 tehlikesi ve tedbirleri altında bir Kurban bayramı yaşamaya çalışacağız. Ama en üzücü yanı Kabe-i Muazzama bu yıl milyonlarca misafirini ağırlamayacak. Arafat'ta hacılar vakfe duramayacak. Hz.İbrahim, Hz. Muhammed ve Hz. İsmail ziyaret edilmeyecek.

Ülkemizde yılda 80 ila 100 bin  arasında  kişi hacca gitmekteydi. Dünyada ise 3 ila 4 milyon müslüman hacca gitmekteydi.

Bu sene hac ibadeti pandemi sebebiyle Suudi devleti tarafından iptal edildi. Sadece sembolik olarak hali hazırda Suudi de ikamet eden diğer ülke vatandaşlarının katlımı ile yerine getirileceği söylenmektedir.

Bu yıl Türkiye’den 83 bin Müslüman haccı adayı gideceği aktarılmıştı. Gelecek yıl bu haccı adaylarının öncelikli olacağı kamuoyuna duyuruldu.

Bizleri birbirine yaklaştıran, yardımlaşma ve dayanışma duygularının zirveye ulaştığı Mübarek Kurban Bayramına bu sene  buruk ve üzgün bir şekilde kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz.

Bayramlarda; dargınlık ve kırgınlıkları unutturarak, dayanışma ve yardımlaşmayı arttırarak kardeşlik duygularımızı güçlendirmeli, bayramlarımızı günün anlam ve önemine uygun olarak kutlamalıyız.

Gönlünüzü sevgiye, güzelliklere açın.

unutmamalıyız ki sevinçler ve mutluluklar paylaştıkça artar, üzüntüler ve acılarda paylaşıldıkça azalır. Toplumumuzda önemli bir yeri olan bu mübarek günlerin bizlere hatırlattığı en önemli unsur; kavga, öfke ve nefret gibi duyguların bir kenara bırakılarak, paylaşım, hoşgörü, kardeşlik ve sevgi gibi duyguların yaşanabilmesine vesile olmasıdır.Gelin bu bayramı çevrenizle, arkadaşlarınızla ve herkesle ilişkilerinizi bir kez daha gözden geçirin.Sevgiden, dostluktan, iyilik, güzellik ve anlayıştan  yana yüreğimize kumanda edelim. Kendimiz ve  yakın aile ve dostlarımız ile  barışık mıyız…?

Kendi üzerimize düşeni layıkıyla yerine getiriyormuyuz.?

Gelin bu bayram arifesinde ve idrak edilecek mübarek bayram gününde hayatınızı bir kez de bu açıdan gözden geçirin ve kendinizi muhasebeye çekiniz.

Bu duygu ve düşüncelerle yapılan ibadetlerin hayırlı, kesilen kurbanların kabul olması dileğiyle  tüm vatandaşlarımızın mübarek Kurban Bayramını  Kutlar, insanlık ve İslam âlemine huzur ve barış getirmesini, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Bayramda sevdiklerimiz için, insana saygı için Sosyal mesafeyi! Maske takmayı! Tokalaşmamaya ve hijyen kurallarına uyalım.

TARİHTE YAŞANMADI BÖYLESİ BİR KISITLAMA

2020 yılında Müslüman alemine ayrı bir hüzün ve burukluk var.İslamın  beş şartından biri olan Hac ibadetine bu sene sadece sembolik bir sayı ile yapılması ve yıllarca kura kendisine çıkmasını bakleyen hacı adayları ayrı bir hüzünlü, aileleri ile birlikte üzgün . Suudi Arabistan ve Diyanet yetkilileri açıklamasına göre " Elbette hac yapılacaktır" , yani bazı Müslüman ülkelerden Arafat’ta vakfe durulacak, Kabe-i Muazzama’nın etrafında ziyaret tavafı yapılacaktır. Bu rakam kaç kişi ile  olur, onu Allah bilir;  2019’da ve öncesindeki geçen yıllarda olduğu gibi o muhteşem kalabalığı, Kabe-i Muazzama’da görme imkanımız olmayacak. Teşrk tekbirleri Arafat’ta yer yüzü ve gökyüzünde "Allahu ekber Allahu ekber; "Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber"; "Allahu ekber velillâhi'l-hamd " tekbirleri  yankılanmayacak 3-4 milyonluk o muhteşem kalabalık insan grubunu Arafat’da bulamayacağız  . 2020 haccının Suudi Arabistan makamlarının kendi vatandaşları arasından belirleyeceği kişiler tarafından yapılması görüşülmekte . Çünkü onlarda da malum olduğu üzere, hala şu anda Kabe-i Muazzama, Kovid-19’un yayılmasını engellemek amacıyla temsili Cuma namazları kılınmakta  ve temsili namazlar kılınmak suretiyle eda edilmektedir. Yani bütün vatandaşlara açık bir namaz," Harem-i Şerif 'te" şimdilik yoktur.Rabbim gelecekteki yıllarda bir daha bu türden hadislerden hac ibadetleri durmasın inşallah. Rabbim beterinden korusun.

KURBAN BAYRAMI ( îdü’l-adhâ)

İslâm dininde ramazan ve kurban olmak üzere iki bayram vardır. Arapça’da îdü’l-fıtr ve îdü’l-adhâ şeklinde adlandırılan her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Esasen ramazan orucu ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren müminler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama ramazan bayramı veya bayramdan önce fitre (fıtır sadakası) verildiği için fıtır bayramı denilmiştir. Türkiye’de bazı çevrelerde muhtemelen bayramda şeker, lokum ve tatlı ikramı şeklinde öteden beri var olan gelenekten dolayı buna şeker bayramı da denilmektedir. Bayramların esas isimleri ile anılması ve çağın arzusuna bırakılmamalıdır. Ancak Hz. Peygamber’in uygun olmayan bazı isimleri değiştirmesi ve özellikle dinî terim ve kavramların muhafazası konusunda hassasiyet göstermesi, bu şekilde bir adlandırmanın doğru olmayacağını göstermektedir. Hicrî takvimin son ayı olan zilhiccenin onunda başlayan ve dört gün devam eden kurban bayramı ise bu günlerde kurban kesildiği için bu adla anılmıştır. Hac ibadeti hicretin 9. yılında farz kılınmakla birlikte kurban kesilmesi ve kurban bayramı namazı, oruç ibadeti ve ramazan bayramı gibi hicretin 2. yılında teşrî‘ kılınmıştır. Ramazan bayramında müminler bir önceki ayı ibadetle geçirmenin ve Allah’ın rahmetine nâil olma ümidinin sevincini taşırlar. Kurban bayramı ise Hz. İbrâhim’in oğlu İsmâil’i kurban etmek istemesi ve İsmâil’in de buna razı olması, nihayet Allah’a karşı gösterilen büyük sadakatin karşılığı olarak hayvan kurban edilmesinin hâtırasını taşımakta ve müminler bu günlerde kurban kesmek suretiyle bu iki peygamberin Allah’a karşı verdikleri başarılı imtihanın sevincini yaşamaktadırlar. Özellikle hacca gidenler ifa ettikleri hac ibadeti sırasında bu hâtıraları diğerleriyle de takviye ederek kurban bayramının sevincini daha büyük bir heyecanla tadarlar. Ayrıca bu iki bayramın, İslâm toplumunun eski dönemlerin izlerinden arınması ve müstakil bir kimliğe bürünmesinde de rol oynadığını söylemek gerekir. Nitekim Medine’ye hicret ettikten sonra, Bura'nın sakinlerinin İran’dan alınma Nevruz ve Mihricân bayramlarını kutladıklarını gören Hz. Peygamber, “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle, kurban ve ramazan bayramlarıyla değiştirmiştir” (Müsned, III) meâlindeki hadisiyle İran menşeli bu iki bayramın kutlanmasını yasaklamıştır.

“Bu günümüzde(Bayram günlerinde) yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır” (Buhârî, “ʿÎdeyn”) meâlindeki hadise dayanarak ramazan ve kurban bayramlarının bayram namazının kılınmasıyla başladığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte kurban bayramına ait arefe gününün ayrı bir fazileti vardır; çünkü haccın en önemli rüknünü oluşturan vakfe bu günde yapılmaktadır. Bir hadiste de bayram gecelerini ihya etmenin ayrı bir fazileti olduğu ifade edilmiştir (İbn Mâce ). Kurban bayramında namazdan sonra ayrıca şartlarına sahip olan kimseler tarafından kurban kesilir. Müslümanlar bu günlerde birbirlerini ziyaret eder, bayramlaşır, yer, içer ve meşrû bir şekilde eğlenerek günlerini neşe ile geçirmeye çalışırlar. Hz. Peygamber, “Arefe günü, kurban günü ve teşrîk günleri biz müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir” buyurmuştur. Bu sebeple ramazan bayramının ilk günü, kurban bayramında da dört gün oruç tutmak Hanefîler’e göre tahrîmen mekruh, Şâfiî ve Hanbelîler’e göre haram kabul edilmiştir. Bu konuda Şâfiî ve Hanbelîler’in görüşünü paylaşan Mâlikîler ise kurban bayramının dördüncü gününde oruç tutmayı haram değil mekruh saymışlardır. Tebrik şekli olarak da ashabın birbiriyle karşılaştıklarında, “Allah bizden de sizden de kabul etsin” (تقبل الله منا ومنكم) dedikleri rivayet edilir (İbn Hacer, V, 119).

Bayramlara önceden hazırlanılması, bu günlerde temiz ve güzel elbiselerin giyilmesi, gusledilmesi, dişlerin fırçalanması, güzel kokular sürülmesi, güler yüzlü olunması, namazdan önce ramazan bayramında hurma vb. tatlı bir şey yenilmesi, kurban bayramında ise ilk olarak kurban etinden yenilmesi, namaza mümkünse yürüyerek gidilmesi ve dönüşte başka bir yolun kullanılması, çokça sadaka dağıtılması, fitrenin namazdan önce verilmesi, namaza giderken tekbir getirilmesi menduptur. Kurban bayramında farz namazlardan sonra teşrik tekbiri getirilmesi Hanefîler’e göre vâcip, Hanbelî ve Şâfiîler’e göre sünnet, Mâlikîler’e göre ise menduptur. Hanefî ve Hanbelîler’e göre arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar yirmi üç vakit, Mâlikîler’e göre ise bayramın birinci günü öğle namazından dördüncü günü sabah namazına kadar on beş vakit tekbir getirilir. Şâfiîler’de bu iki görüş de bulunmakla birlikte uygulamada daha çok ilk görüş benimsenmiştir.

Kaynak:Kurban Bayramı bilgisi islam ansiklopedisi

" Virüs salgınına karşı  alacağımız tedbirlerle ve  Allah’ın yardımıyla yeneceğiz. Sosyal mesafe - maske kullanımı - Tokalaşmadan selamlaşmak - Hijyen temizliğine dikkat etmek hayati önem arz ediyor."

Tekrardan bütün Müslüman kardeşlerimizin KURBAN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN. (ÎDÜ’L -ADHÂ)

 

 

Bu yazı toplam 1692 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Türkiye'nin en iyi ve en güven veren lideri kim?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2020 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA