• Mardin13 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Batman11 °C
  • Şırnak12 °C
  • İstanbul13 °C

Abdulaziz ALTEKİN / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Günümüzden Bir Fotoğraf

27 Nisan 2018 Cuma 15:30

Programım gereği Mardin dışında üç farklı yer dolaştım nisan ayında. Ve gördüklerimden sonra anladım ki üç roman yeterli değilmiş.

Kitap fuarı için şubat ayında gittiğim Ankara ile başlayayım: Uçaktan iner inmez karşılaştım mutsuz maskeli yüzlerle. Otobüse yönelmişken çöpün hemen bir metre uzağında çömelen bir genç kız bir de kırklı yaşlarda bir bayan gördüm. Maskesiz yüzlerinden keder fışkırıyordu. İçlerine çektikleri sigaradan binlerce ah yükseliyordu göğe. Üstelik birbirlerinin yüzüne bakamayacak kadar küstüler. Otobüsteki yerimi aldım; ama aklım dışarıda kalmıştı. Hareket saati gelince baktım ikisi de önümdeki boş koltuklara oturdular. Hala birbirlerine bakmıyorlardı. Koca otobüste para toplamaya çıkan muavin dışında kimse konuşmuyordu. Bayan, genç kızın yüzüne bakmadan bozdu sessizliği. “Yanında para var mı kızım? Cüzdanımı evde bırakmışım.” Genç kız aynı şekilde cevap vermişti. “Evet anne. Ben öderim.”  Aralarında nedenini bilmediğim bir resmilik vardı. İçlerinde biriktirdikleri onca şeyi yarım saatin içine sığdırmışlardı. Veya benim şahit olduklarım sadece o kadar sürmüştü. Genç kız hamileydi. Evlilik vaadiyle kandırılmış ve sonra öylece ortada kalmıştı. Bunu öğrenen babası kızı hamile bırakanı değil eşini suçlu görmüş ve onu evden kovmuştu. Garibanın tek akrabası kızı olduğu için kızının yanına gelmişti ilk uçakla. Ve kısa zaman içinde bir iş bulup hem kızına hem de torununa bakacaktı. Kızını mutlu edebilmek için daha nice yalanlar söyledi.

İzmir ile devam edeyim. Yine kitap fuarı için yolculuk görünmüştü. Ertesi gün yolculuğum vardı ve bunun için hazırlanırken birden telefonum çaldı. Öğrencilerimden biri beyin kanaması geçirmişti. Aradan geçen zaman zarfında durumu her gün daha iyiye giderken birden rahatsızlanmış ve Gaziantep’e götürülmüştü. Programı iptal etmek için yayınevinin editörünü aradım. Lakin ulaşamadım. Vardır bunda bir hayır diyerek kızın abisini aradım. Kızın ciğerleri su toplamıştı. Fakat doktorların erken müdahalesiyle durumun ciddileşmesi önlenmişti. Sevindim. İzmir dönüşü Antep’te inip sürpriz yapma planları yaptım. Ertesi gün İzmir’e gittim. Ablam ile eniştem karşıladılar beni. Çok mutluydum. Eve ulaştıktan sonra uzanıverdim yere. Hasret gideriyorduk ki yine telefonum çaldı. Açtım öğrencim vefat etmiş. Sustum. Tüm gün boyunca sadece başımı salladım ve birkaç kelime dışında konuşamadım. Üzüldüm çünkü dünya işlerine o kadar dalmıştım ki bir buçuk yıl zarfında birkaç kereden fazla kendisini görmemiştim. Telefondan arayıp sormak yeter sanmıştım. Oysa yetmiyormuş. Akşam hava almak için dışarı çıktım. Denizi karşıdan gören bir tepe vardı. Oturup biraz dinleneyim dedim. Uçurumun kenarında oturun on beş yaşlarında iki genç vardı. Etraftan soyutlanmışçasına birbirlerine dolanmışlardı. Önümde yanan geleceğimi izlemek daha da çok sıktı içimi.

İzmir’den hemen sonra Konya’da imza günüm vardı. Geç saatleri bulmuştu varışım. Üniversitenin üst geçidinden karşıya geçtim. Üç erkek ile iki kız tartışıyorlardı. Yanlarına yaklaştım ve herhangi bir sıkıntının olup olmadığını sordum. Önce kız sonra erkek konuştu. Her ikisi aynı cevabı verdi.

Nesrin adlı romanı yazarken amacım: var olan kötülüğü ortadan kaldırmaktı. Mühürlü Kalpler Tufanı adlı romanımda ise başta Konya ve İzmir olmak üzere her yerdeki haksızlıkları gözler önüne sermek istedim. Bir Damla Aşk Düştü Yüreğime’de gençlerin içinde bulundukları yanlışlıkları düzeltme çabasına giriştim. Fakat imza günü ve fuarlar için gittiğimde şunu gördüm: Hem Nesrinler, Meryemler çoğalmış hem de Tarıklar ve Gazaplar. Günümüzden bir fotoğraf çektim size. Sizin de gördüğünüz üzere gençlerimiz maalesef batının oyununa kanmışlar. Ailenin temelini dinamitleyen batılı güçler gençlerimizi zina bataklığında boğmakta. Onların saf ve temiz duygularını yok etmekte. Günahsız ve masum bir şekilde göz açarlarken dünyaya birer canavar olarak terki diyar ediyorlar. Ve bizler sadece yanan ve neredeyse kül olacak olan geleceğimizi umarsızca seyrediyoruz.

 

Bu yazı toplam 539 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Türkiye'nin en iyi ve en güven veren lideri kim?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2021 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA