• Mardin16 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Batman15 °C
  • Şırnak18 °C
  • İstanbul14 °C

Rıfat Direkçi / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ENGELLERE, GELİN BİRLİKTE ENGEL OLALIM

15 Mayıs 2020 Cuma 10:27

Başta ülkemizde ve bütün dünyamızda engel tanımayan, engellerini bahane etmeyerek yaşamın her anında varlığını hissettiren dostlara selam olsun.

Malumunuz 10-16 Mayıs tarihleri arası dünyada engelliler haftası olarak kutlanmaktadır.

Değerlerini bir haftaya değil bir ömre sığdıramayacağımız bütün engelli kardeşlerimize özel bu hafta için ne yazsam diye çok düşündüm. Tüm kalbimle engelli kardeşlerimizin üzerimizde hakları olduğuna inanıyorum. Onun için haklarını ve onlara karşı görevlerimizi bir yazıyla dile getirmek istiyordum.

Nasıl eşin, dostun, akrabanın, yetiminin, komşunun hakkı varsa engelli kardeşlerimizin de üzerimizde hakları olduğu ve toplum olarak onlara karşı vazifelerimizin olduğu kanaatindeyim. Mesela bir yetime şefkat gösterirsin, merhamet edersin, sadaka niyetine güler yüzlü olursun. Aynı şekilde komşuna, yolcuya yardımcı olursun, ikramda bulunursun. Akrabana iyilikte bulunursun. Bütün bunlar bir haktan doğan sorumluluklarımızdır. Aynı şekilde hayatındaki bir eksiklikle mücadele eden engelli kardeşlerimiz için de görevlerimiz söz konusudur. Onlarla dayanışma içinde bulunmamız bir sorumluluğun gereğidir.

SEVGİ DOLU KALPLER

Engelli kardeşlerimiz özel insanlardır. Mesela sevgi yaklaşımları diğer insanlardan daha fazla ve gerçekçidir. Yazar Stefan Zweig ,‘‘Acımak’’ isimli eserinde bunu çok güzel ifade ediyor:

"Hastalar, engelliler, bedensel bakımdan düşkünler, tam tersine mutlu ve sağlıklı insanlardan çok daha büyük bir hırs ve şiddetle severler. Sevgileri çok aşırı, çok koyudur. Bu umutsuz insanların hırsından daha güçlüsü yoktur. Bunlar SEVGİYİ YAŞAMANIN TEK NEDENİ SAYARLAR. Yaşama arzusunun asıl çığlığı, derin umutsuzluk uçurumundan en hırslı şekilde yükselir. "

Sevgi, başarı, dürüstlük, sadakat, özveri, azim, sahiplenme, doğruluk, güven, nezaket, inanç, tatlı lisan vs… Sevgi ve sevginin vesile olduğu bütün güzel duygular,  köklü bir şekilde engelli kardeşlerimizin yüreğinde mevcuttur. Diğerlerinde olmayan bir kalbe sahipler. Acıma beklemiyorlar. Kendilerine güven duyulmasını ve onlarla güçlü bir dayanışma içinde olunmasını istiyorlar. Kalpleri ve özel yetenekleri ile insanlık halkasının en güçlü yanı olduklarını haykırıyorlar. Ve bizlere çağrıda bulunuyorlar: ‘‘Var mısın, birlikte engellere engel olmaya?’’

ENGELSİZ YARINLAR İÇİN BİREYSEL, TOPLUMSAL VE KURUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ

Toplumda engelli vatandaşlarımıza karşı maalesef bazen olumsuz davranışlar sergilenmektedir. Şiddete varan olumsuz eylemlerin yanı sıra güvensizlikten dolayı onlara sorumluluk vermeme, toplum içinde onları aşağılama, rahatsız edici bakışlarla onları taciz etme… gibi birçok olumsuz yaklaşım sıralayabiliriz. Halbuki engelli kardeşlerimiz, sorumluluk almaktan zevk alan, kendileri ile barışık, topumla kaynaşmak isteyen ve ruhsal sağlığı gayet sağlam bireylerdir. Toplumun engelli bireylere yönelik bu olumsuz davranışlarını değiştirmesi gerekmektedir. Onları bu toplumun normal bir ferdi gibi düşünmeliyiz. Onlarla temastan,  iş birliğinden, görev paylaşımından, arkadaşlık kurmaktan utanmamalı ve kaçınmamalıyız.

Bireysel ve toplumsal sorumluluklarımız yanı sıra kurumlarımızın da engelli vatandaşlarımıza yönelik önemli görevleri vardır.

İlgili devlet kuruluşları veya sivil toplum örgütleri halkın engellilere bakış açısını değiştirmekle işe başlayabilirler. İnsanların onları hor görmesini engelleyecek projeler üretebilirler. İnsanların onları kabullenmesini sağlayarak engelli vatandaşlarımızın üzerindeki psikolojik baskıyı sonlandırabilirler. Ayrıca engelli vatandaşlarımızda ve ailelerinde meydana gelen toplum baskısından kaynaklı psikolojik ve sosyolojik sorunların çözümü için de uzman kadrolardan yararlanılarak engelli bireylerimizin ve ailelerinin yaraları sarılmalı.

Yine resmi veya sivil toplum kuruluşlarının projeleri ile engelli vatandaşlarımızın toplum içinde görünürlüğü de artırılmalı. Böylece toplumla yüzleştirilerek halkın onları benimsemesi ve onlarla kaynaşmaları daha hızlı olacaktır. Ayrıca başta okullarda ve toplum içinde sevgi ve saygının bir sosyal sorumluluk olduğunu vurgulayan tanıtıcı ve eğitici videolar, filmler ve görsellerin sergilenmesi toplumsal kaynaşmayı daha da artıracaktır.

Engelli vatandaşlarımızın kişisel gelişimi sayesinde de toplum içindeki varlıkları kuvvetlenecektir.  Halk Eğitim Merkezleri veya başka ilgili kurumların engelli vatandaşlarımıza yönelik mesleki çalışmalar yürütmesi onların özel yeteneklerini ortaya çıkaracaktır. Böylece öz güvenleri gelişmiş, topluma faydalı bireyler olarak yetişeceklerdir. Fırsat verildiği takdirde engelli kardeşlerimizin diğerleri gibi başarılı olacaklarına inancım sonsuz.

Engelli vatandaşlarımızın haklarını kanunla güvence altına alan birtakım yasal düzenlemeler de şarttır. En basitinden hastaneden rapor almanın kolaylaştırılması gibi. Ama daha önemlisi  özellikle ruhsal buhran yaşayan bazı kişiler tarafından  hakaret, şiddet, istismar, öldürmeye teşebbüs hatta cinayete kurban olma durumlar için ciddi caydırıcı yasalar gerekmektedir. Bunun için de TBMM’ye önemli görevler düşüyor.

Dünyada yaşayan her insanın bir engelli adayı olduğunu aklımızdan çıkarmadan yüce dinimiz İslam’ında bir gereği olarak engelli kardeşlerimize karşı dayanışmamızı, dostluğumuzu, muhabbetimizi her zaman sürdürelim

Yazıma son verirken bütün engelli kardeşlerimizin Engelliler Haftasını kutluyorum. Sizleri canı gönülden kocaman sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Sevginiz her zaman coşkulu ve sıcacık olsun.

 

#RIFAT DİREKÇİ

#ENGELLEREENGELOLALIM

 

Bu yazı toplam 1957 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Midyat'ta neyin eksik olduğunu düşünüyorsunuz ?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2020 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA