- Mardin39 °C
- Diyarbakır40 °C
- Batman39 °C
- Şırnak34 °C
- İstanbul29 °C
Araçta fenalaşıp hayatını kaybeden çocuk defnedildi
Ilısu Barajı'nda yaklaşık 50 yaban domuzu karşı kıyıya yüzerek geçti
Siirt'te açık kalp ameliyatları için geri sayım başladı
HÜDA PAR Şırnak il başkanı Yalçın: Kuşkonar Köyü sakinleri, köylerine dönmek istiyor
Batman Üniversitesinin 2026 YKS kontenjanı 2 bin 737'ye yükseldi
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Batman'da yerli tıbbi cihaz üreten fabrikayı ziyaret etti
Basın Bayramı'nda gazeteciler Gercüş'te buluştu
Şırnak'ta tanker şarampole yuvarlandı: Sürücü yaralandı
Şırnak'ta meşe ağaçlarından toplanan Gezu'dan pekmez yapımı başladı
Yaz Kur'an kursları çocukların buluşma noktası oldu
Şırnak’ta "Ezanı Güzel Okuma ve Etkili Hutbe Sunumu" yarışmaları düzenlendi
Mahalle sakinleri kendi sokağını temizledi
Sosyolog Günce: Sosyal medyada nefret dili toplumsal güveni zayıflatıyor
Cizre Müftüsü Süleyman Baran'a vefa ve veda programı
Beytüşşebap'ta suya düşerek kaybolan genci arama çalışmaları 3'üncü gününde sürüyor
- 00:02 - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
- 19:44 - Araçta fenalaşıp hayatını kaybeden çocuk defnedildi
- 19:43 - Ilısu Barajı'nda yaklaşık 50 yaban domuzu karşı kıyıya yüzerek geçti
- 19:42 - Hacıoğlu: UMKE ekipleri bilgi, cesaret ve fedakârlıklarıyla hayat kurtarıyor
- 19:08 - Siirt'te açık kalp ameliyatları için geri sayım başladı
- 19:08 - HÜDA PAR Şırnak il başkanı Yalçın: Kuşkonar Köyü sakinleri, köylerine dönmek istiyor
- 19:06 - Öter: Maneviyatı ve ahlaki yapıyı bozan en büyük olumsuzluklardan biri de sanal kumardır
- 18:06 - MARSU, Kabala Mahallesi'nin Yaklaşık 40 Yıllık Ana İsale Hattını Yeniliyor
- 18:14 - VEFAT • Mehmet Ata Baştuğ
- 13:14 - Mardin’de yangına müdahale eden itfaiye aracının altında kalan itfaiye eri öldü
- 13:13 - Başkan Genç, Şırnak'ta dönel kavşak çağrısını yineledi
- 13:07 - Bakan Memişoğlu: 500 yataklı hastanemizi 2027'nin ikinci yarısında hizmete açacağız
- 13:06 - Bitlis'te bir kişinin hayatını kaybettiği husumet barışla son buldu
- 13:05 - Öter: Çiftçinin kullandığı mazot, gübre ve ilaçtan ÖTV ve KDV alınmamalı
- 13:03 - Batman Üniversitesinin 2026 YKS kontenjanı 2 bin 737'ye yükseldi
Abdulaziz ALTEKİN


BU NEFRET NEDEN
Güllere dokunmayın. Belki farkında olmadan incitirsiniz onları. Solmasın kanatları. Boyunları öne eğilmesin. Hep sevgiyle coşup nefesimize hayat versinler.
Yaşadığımız coğrafya itibariyle erken tanıştık hayatın lanet yüzüyle. Duyduklarımız, gördüklerimiz, hakkında konuşamadıklarımız biriktikçe dilimizin beli büküldü. Ve sustukça vicdan azabı içinde günden güne erimeye başladık. Bir çare olarak sarıldık kalemimize. İstedik ki kanlı topraklar olmasın yaşadığımız bu cennet vatan. Lakin iblisin uşakları aramıza nifak tohumları ekmeye devam ediyor, hiç durmadan.
Ellerinde bulundurdukları tek güç: karşı tarafın acizliği. Birkaç asır öncesine gittiğimizde onların ne kadar güçsüz olduğunu net bir şekilde görebiliriz. Medeniyeti bizden satın almalarına rağmen bugünlerde kültürümüze yabancı, dna’mızı bozacak ne varsa bize onu dayatıyorlar. Peki, bu haksızlıklar karşısında biz ne yapıyoruz?
Mal mülk sevdasına düşmüş birbirimizin sırtından nasıl köşeyi dönebiliriz ona bakıyoruz. Kardeşlerimizin namuslarına göz koyup bütün gün ettiğimiz gıybeti bir rekât namazla silmeye çalışıyoruz. Yetimi hor görür helal kazancımızı haram olanla değiştiriyoruz. Tahammülsüzlükte sınır tanımıyoruz. En kötüsü de kendimize göre yeni fetvalar uydururuz.
Evet, Yaradan’ın rahmeti boldur; fakat azabı da çetindir.
Büyüklerimiz, ben küçükken bize nasihatlerde bulunurdu. O nasihatlerin gölgesinde büyüdük. Sevgi, saygı ve ahlak o zamanlar bizim hayat felsefemizin bir parçasıydı. Buna bağlı olarak merhamet duygusu kendiliğinden gelişirdi. Günümüzde bunlar olmadığı için merhamet de yok. O kadar düşmanın varlığı yetmiyormuş gibi ülke içindeki şucu bucu muhabbeti ortamdaki olumlu ne varsa hepsini yerle bir etmekte.
Selçuk üniversitesindeki ikinci yılımdı. Gece vakti edilen sohbete uyanmıştım. İkinci öğretim öğrencileri balkonda oturmuş kahkahalar içinde konuşuyorlar daha doğrusu bağırıyorlardı. Balkona çıkmadan seslendim. Beni duymadılar ya da duymazlıktan geldiler. Kalkıp yanlarına gittim. Bu kadar neşeli olmalarını sağlayan şeyi merak etmiştim doğrusu! Bana yolun karşısını gösterdiler. Dokuzuncu katta oturduğumuzdan aşağıda ne olup bittiğini tam olarak görmek zordu. Ama gürültüden dolayı sokak lambasının altında iki gölge seçilebiliyordu. “Ne oluyor orada.” diye sordum. “Hiç. Her zamanki şeyler işte.” Sırıtarak vermişti bu cevabı. Üstelik her zaman olan şeyleri bilmiyordum. Üsteleyince söylediler. Gariban kız birilerinin ağına takılmıştı. Ve onu yurdun karşısındaki gece kulübüne getirmişlerdi. Beraber geldikleri kişiler ortalıkta görünmüyordu. Çünkü kız karşılığında cüzi bir miktar alıp sabaha kadar o parayla eğleneceklerdi. Bir şeylerin ters gittiğini anlayan kız karşı koymaya çalışıyor ve sokak lambasının altından ayrılmamak için diretiyordu. Lakin ayakta zor duruyordu. Büyük ihtimal içkisine hap falan atmışlardı. “Polisi aradınız mı?” diye sordum. “Kızın bu saatte dışarıda işi ne? Hem arasak da kimse gelmez.” Şaşırmıştım. Bir insan bu kadar mı vicdansız olur? “Nereden biliyorsunuz gelmeyeceklerini?” Kendilerinden çok emin görünüyorlardı. “Bu gördüğün zorla alıkoyma yarım saattir devam ediyor. Ve neredeyse her akşam tekrar eden bir şey bu. Başta iki kişiydiler. Kızı karşıdaki boş ve karanlık dükkânların oraya götürmeye çalıştılar. Olmadı. Biri sen gelmeden ayrıldı. Muhtemelen arabayı getirmeye gitti. Benzinliğin yanındaki mobeseyi görüyorsun. Eğer isteseydiler çoktan gelirlerdi. Bu o kadar normalleşti ki biz de arada film izler gibi çıkıp buradan bu komediyi izliyoruz.” İkinci biri daha vardı. Zaman kaybetmemek için hemen polisi aradım. Sonra da adama laf atmaya başladım. Girişte duran bekçide silah vardı. Ona güvendim; ama adam yurda doğru ateş açtığında bekçi yerinden kımıldamadı. Hatta müdahale etmek bir yana kapıyı kilitleyip yurda kaçmıştı. Arkadaşların dediği gibi oldu. Yaklaşık on dakika sonra araba gelip önlerinde durdu. Kızı zorla araca bindirmeye çalıştılar. O arada on beş dakika geçti. Polisleri aramamın üzerinden toplamda otuz beş dakika geçmişti. Emniyet, hemen bizim yurdun arkasında olmasına rağmen tam otuz beş dakika. Kız arabaya bindirilip kaçırıldıktan hemen sonra.
Daha nice evlatlarımızın hayatları böyle söndürülürken bizi korumak için o kutsal göreve gelenlerin tam olarak ne işle meşgul olduklarını doğrusu hep merak edip durdum. Sonra aradan uzun bir süre geçmeden tam olarak cevabımı aldım. Üniversitenin hemen dışında öğrenciler toplanmış konuşma yapacaklardı. Nedenini bilmiyorum tramvaydan inip onları izledim tepeden. Polislerden biri avazı çıktığı kadar bağırdı. Hiçbir tarih hocası, bize savaşları anlattığında bu kadar aşka gelmemişti. Polisler gençlere saldırmaya başladı ve darbeler üst üste indi. Yere yığılanlara bu sefer yerde vuruluyordu. Sanki babalarının düşmanlarına vurur gibi vuruyorlardı. Çığlıklar bir nebze olsun titretmedi vicdanlarını. Vurdukça vurdular. Ta ki yorulana kadar. Kaçanlar kurtulmuştu. Kalanlar ise kan içinde kelepçelenip polis araçlarına bindiriliyorlardı.
İki farklı olay! Neden bu kadar kinle dolmuşlardı bir türlü anlayamadım. Zalimler ellerini kollarını sallaya sallaya zülüm ederken seslerini çıkarmıyor, gariban gençleri kan içinde bırakıyorlardı. Konuşmaları ister legal ister illegal olsun ben ona bakmıyorum. Kolluk kuvvetlerinin kendi vatandaşına karşı onları bu kadar dolduruşa getiren sebep ne? Biz bu halde ne düşmana galip gelebiliriz ne de onlarla savaşabiliriz. Ve onların istedikleri gibi bir hayatın içinde birer kukla oluruz.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı

BAŞKAN ŞAHİN, ORTACA’DA KARŞILANDI

KAYMAKAM SAZ ÇALDI, EŞİ TÜRKÜ SÖYLEDİ! İZLEYENLER HAYRAN KALDI!

Başkanı Altındağ’dan Yaşlı ve Hasta Vatandaşlara Gönül Desteği

Minik Kalplerden Miraç Kandili’nde Anlamlı Paylaşım
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
TÜRKİYE’YE ÇAĞDAŞ EDEBİYAT ALANINDA BİRİNCİLİKHalil EL
KISKANÇLIKMine KAPI
KÜLLERDEN DOĞAN SORGUNeşe ÜNAL
BİR ELMANIN İKİ YARISISadullah GÜNEŞ
Vermek (Mahbo) ve Almak (Masbo): Anlayış ve BilinçYusuf BEĞTAŞ
ÖĞRETMENLER BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİAbdulaziz ALTEKİN
AVZERMahabat İskenderoğlu
TAVUKLAR İŞLERİNİ İHMAL EDİNCEMecit Akgül
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






