• Mardin3 °C
  • Diyarbakır8 °C
  • Batman10 °C
  • Şırnak5 °C
  • İstanbul6 °C

Rıfat Direkçi / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

2021 YILINDA İŞSİZLİK AZALTILMALI, İSTİHDAM ARTTIRILMALIDIR!

09 Şubat 2021 Salı 11:08

Tarih yazanlar, 2020 yılını Covit-19 yılı olarak kayda geçeceklerdir. Herkesi olumsuz etkilemesini de tesir gücü olarak ilave edeceklerdir.  2021 yılın ilk ayı geçti, ikinci ayı da yarıladık gibi. Günler başladı mı, gidişi kolay oluyor. Gelen gidiyor; giden gelmiyor. 2019 yılını bitirirken 2020 için planladığımız birçok husus oldu. Bir kısmı belki yapılabildi ama bir kısmı da yapılamadı. Bunun çeşitli nedenleri olsa da, en büyük etken dünyayı kasıp kavuran asrın salgın hastalığı oldu.

Çok seveceğimiz hadiselerden bazıları olsa bile, salgın karşısında sevinç çok “cılız” kaldı. İnsan sağlığının her an tehlikede olması, kişisel hürriyetlerin kısıtlanması ve ekonomik sıkıntılar insanlığın yaptığı planları alt-üst etti.  Ataların tabiri ile “gençleri ihtiyarlattı!”

2020 COVİT-19  YILI OLDU

Çin'in Hubei eyaletinin başkenti Wuhan şehrinde 17 Kasım 2019 ortaya çıkmasına rağmen, ancak 1 Aralık 2019 da görüldüğü ifade edilen ve ilk Ölümün 9 Ocak 2020 tarihinde gerçekleştiği halde, dünyaya duyurulmayan Covit-19 salgını bir süre saklandı. O yüzden Çin dışında ölümlere de neden oldu. Taki Çin dışında ilk ölüm 1 Şubat 2020 günü Filipinler de görülmesinin ardından dünya duyar gibi oldu. Asıl duyurmayı ise hekimliğinde duyarlı 34 yaşındaki Çinli bir doktor olan Li Wenliang salgını daha önce sosyal medyada meslektaşlarına duyurmuş ve 31 Ocak 2020 de hastalandığı paylaşıldıktan sonra, 4 Şubat 2020 tarihinde Covit-19 dan dolayı çalıştığı hastanede öldüğü(!?) dünyaya duyurulmuştu.

Böylece Çin hükümetinin salgını gizlemesi deşifre olmuştu. 2020 yılı Ocak ayına yeni girdiğimiz günlerde ciddiye alınmayan bir  "EPİDEMİ " ile ifade edilerek genel manada salgın olarak algılandı. Ama kim bilirdi ki, küresel salgın olduğunu ve dünyayı kasıp kavuracağını...

" Covid-19" salgını karşısında tüm dünya bir şaşkınlık içine girmişti. Hızla yayılan virüs kısa zamanda dünyanın birçok devletine yayıldığı gibi, ülkemize de Avrupa’dan gelen bir iş adamında, 11 Mart 2020 de görüldü ve ilk ölüm 19 Mart 2020 de gerçekleşti.

ABD devlet başkanı Trump “Çin işi” derken; Çin hayvan pazarına “ABD'lilerin laboratuvar virüsü bıraktıklarını” iddia etti ise de, iki tarafta ciddi manada tezlerini ispatlayamadı ama bir hakikat vardı; Wuhan kentinde, hayvan pazarından yayıldığı söylenen bulaşıcı virüs tüm dünyaya ulaşmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şaşkınlığından bocaladı.

Virüsün en dehşetli tarafı, kimde olabileceği bilenmediği ve solunum sistemiyle bulaşmasının çok kolay olması idi.

Böylece 2020 yılı, bütün dünyanın Covit-19 ile tanışma yılı oldu.

Ölümler 2020 yılı sonu itibari ile dünyada 100 binleri geçerken, ülkemizde de 15 bine yakın insanın vefatına neden oldu. Hızla yayılarak milyonlarca insana bulaştı.

ABD ve Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkeler, bu küçük virüs karşısında “çaresiz” kaldı, sağlık sistemleri çöktü. Bu “acziyet”  tüm dünyada hissedildi:

Devletler kapılarını dünyaya kapattı. Her gün yüzlerce uçakların indiği hava meydanlarında kuşlar piste cirit attı. Turizm sektörü çöktü. Ulaştırma hizmetleri en  asgari seviyede yapıldı.

Dünyada ve ülkemizde günlerce sokağa çıkma yasağı uygulandı. Caddeler, meydanlar, çarşılar boşaldı; şehirler ölüm sessizliğine büründü. Evlat babaya, bacı kardeşe gidemez oldu. Salgından dolayı kimi zaman, vefat eden insanların cenazelerini bile, ailelerinin defnetmeleri mümkün olmadı.

2020 YILI TİCARİ HAYAT EKONOMİK YARA ALDI

Hizmet sektörleri ciddi manada yara aldı.

Yatırımlar büyük oranda durdu.

Üretim düştüğü için istihdam oldukça azaldı. 2019 yılının son aylarındaki işsizlik oranı 2020 de daha yukarılara çıktı.

Bazı sektörler parladı, bazıları zar zor kendini idare etti ama bazıları ise dibe vurdu.

Döviz ve altın en yüksek seviyeye çıktı. Başta konut ve araç olmak üzere fiyatlar “uçtu”. Gıda ve tüketim malzemelerindeki bu “fahiş” artışlara karşı hükümet, müdahale etmede çok etkili olamadı.

Küçük esnaf ise çok daha mağdur oldu. Birçok işyeri kapandı.Kredi ile borçlanarak açılan işletmeler istikrarsız olur.

Türkiye birçok ülkeye tıbbı malzeme ve tıbbi gereç yardımı gönderdi.

Aşı çalışmalarında Türkiye dâhil olmak üzere birçok ülke çaba sarf etti.

Hükümetin kısa çalışma ödenekleri ve yatırımcıyı destekleyen yardım paketlerine rağmen şirketlerin çoğu olumsuz etkilendi.

Neticede Covit-19,  2020 yılında teknolojisi ile zalimleşen insanlığı “dize” getirerek baş köşede yerini aldı.

“Dünya büyük bir burhan” geçirdi. Virüs ve ekonomik kriz sayesinde birçok insan sağlığından, işinden, sermayesinden ve sevdiklerinden oldu. Ölüm haberleri günlük konuşmaların içinde en çok kullanılan kelimeler arasında yer aldı.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sağlık Bakanı Koca olmak üzere, hükümetin aldığı tedbirler sayesinde ülkemiz gelen bu virüs seline karşı en az zararla geçiştirmeye gayret etti. Devletin birçok bakanlığı, direkt ve dolaylı olarak “salgınla mücadelede” rol aldı.

Sağlık çalışanları özveri ile çok büyük fedakârlıklar yaptı. “Sağlık seferberliği” ilan edildi; Sağlık Bakanlığında izinler ve emeklilikler askıya alındı. Cumhurbaşkanı “sağlık fonuna” yardım kampanyası başlattı.

Kısacası 2020 yılı birçok alanda “seferberlik” ilan edilen yıl oldu.

Virüsün sağlık ve ekonomideki olumsuzların yanında, birde ciddi manada kuraklık yaşandı. Adeta Cenab-ı Hak, insanlığı hem maddi ve hem de manevi olarak “ikaz” etti.

2020'NİN TECRÜBELERİNDEN DERS ÇIKARMAK

Virüsün mutasyona uğrayarak yeni bir boyut alması ve daha hızla yayılması 2021 yılında 2020 gibi ekonomik krizlere sürükleyeceği anlaşılıyor. Bu durumda kobiler kapsamındaki, küçük esnafın işi daha da zorlaşacak demektir.

2020’in tecrübelerinden ders alıp, 2021’de ona göre hareket edilmelidir. Sağlık konusunda hükümet gerek tedavi, gerek izolasyon ve gerekse aşı çalışmaları ve aşılama hususlarında çok büyük gayret gösteriyor. İktisadi manada da aynı gayret olmalıdır. Aksi halde toplum ciddi manada sıkıntılar yaşayacaktır.

Hükümetin verdiği teşviklerden yararlanmak için rahmetli Özal döneminde olduğu gibi bazı işletmeler kâğıt üzerinde açılsa bile; fiili manada istihdam oluşturmayacağı için, ekonomiye de bir katkısı olmayacaktır.    

Bunun için yapılması gereken tedbirler; hız kesmeden ele alınmalı ve sağlık kurallarını ihlal edilmeden, ekonomik hayatı canlandırmanın yolları belirlenmelidir.

Aksi halde mutfaklardaki yangın, söndürülmezse toplum çok büyük rahatsızlık yaşayacaktır. İşveren konumundaki küçük esnaf; iş arayacak duruma düşecek, el sanatları gerileyecek, işsizlik oranı daha da yükselecektir.

Covit-19’a mağlup olan 2020 yılının tüm olumsuzluklarına rağmen, 2021’e umutla bakabilmek dileğiyle!

Temizlik, maske ve sosyal mesafe tedbirlerini elden bırakmadan gelecek yazıda görüşünceye kadar Allah’a emanet olun, sıhhat ve sağlık dileklerimle, iyi çalışmalar, hayırlı ve bereketli kazançlar dilerim.

Rıfat DİREKÇİ

 

 

Bu yazı toplam 3426 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
Türkiye'nin en iyi ve en güven veren lideri kim?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2021 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA