Adalet tek taraflı değildir.Haklıya hakkı verilirken haksıza haddinin bildirilmesi adaletin gereğidir.Bir anlamda kurda merhmet kuzuya zulüm sayılır.Pek tabi öncelikle adalet denince akla otoriter kuvvet gelir.Ancak bu kavram sadece bu güç ile sınırlamak da adalet kavramına haksızlık olur.Adalet her hiyerarşide gereklidir.Amir memurları arasında,öğretmen öğrencileri,patron işçileri arasında bu prensibi sergilemeli,mümkün mertebe suyu getirenle testiyi kıran bir olmamalıdır.
Boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı,adalet terazisinin bir gün kurulacağı, zulme uğramış, hakkını ahirete bırakmış insanların teselli kaynağıdır.Bir an için her iki cihanda adalet duygusunun yok olduğunu farzediniz.Hayat felç olur.Hapishanesiz bir dünya belki idealdir,ama realitede hatalı ve haksız davranışların varlığı söz konusu olunca bu müessesnin mevcudiyetinde bir rahmet görürsünüz.
Yüce yaratıcının kendisine itaat eden kullarını cennet ile taltif etmesi ilahi adaletinin ve ihsanının bir gereği,isyankar kullarını da cehennem ile korkutması aynı anlayışın tezahürü olarak görülmektedir.Cezadan korkma ya da ödül alma maksadıyla yapılan her iş ahlaki değildir.Atasözümüz bunu"Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" ile ifade eder.İslam dininde ibadetlerin cennet sevdası ya da cehennem korkusuyla yapılmaması esastır.Yunus Emre bu durumu çok güzel izah eder."cennet cennet dedikleri,bir kaç köşkle bir kaç huri,isteyene ver onları,bana seni gerek seni."
Geniş halk kitlelerini motive etmenin yolu bir tür ödüllendirme yada cezalandırmaktan geçer.Bunu aşan ve buna alışan toplum zamanla ideale ulaşır.Belki bundan olsa gerek kutsal metinler ceza ve ödül mekanizmasını işletir.Allah adaleti emreder,peygamber; mazlumun bedduasından sakının der.Kimse kendi mutluluğunu bir başkalarının gözyaşı ve bedduası üzerine bina etmemelidir."Alma mazlumun ahını,çıkar aheste aheste" sözü bizi ikaz etmeye yeter sanırım.