Bir mizansen ama gerçek olması muhtemel;
Belediye hoparlöründen yükselen sesle irkiliyorum…
Saygıdeğer Midyat halkı!
Şehrimizin sokaklarında Leman dergisinden firar etmiş bir polis sivil halde dolaşmaktadır. Ortalıkta görenlerin dalaşmamaları önemle rica olunur… Görenlerin yüzlerini çevirmeleri aksi halde “ne çekiyorsun lan” cümlesiyle karşılaşabilecekleri şimdiden duyurulur…
* * *
Kim hangi gerekçeye dayanarak zorba polisleri aklamaya kalkarsa kalksın; bilmelidir ki, bunlar ya ajan ya da istibdat çöplüğünden beslenen zararlılardır...
Kendi halkına ihanet edenlerden bahsediyoruz…
Halka olayları haber veren, gerçekleri halka aktaran basın emekçilerine hakaret eden, “ne çekiyorsun lan” diyebilecek kadar vicdan ve ahlakı yere batırmışlardan bahsediyoruz…
Basın mensuplarına işgalciler gibi davranan polislerden bahsediyoruz…
17 Temmuz 2010 günü Midyat’ta yapılan bir gösteriyi görüntülemek isteyen M. Halis İş ve diğer gazetecilere yapılan çirkin müdahale insanlık ayıbıdır…
Görüntüleri tekrar tekrar izledim… Muhabire fiziki olarak müdahale eden sivil polise lütfen diyecek kadar naif sesiyle engel olmaya çalışan vatandaşın sesini duydum ilkin. O ses daha kulağımdayken hiçbir şey yapmadığı halde sivil polisin hışmına uğrayan muhabire yönelen üniformalı diğer bir polis olanca maslahatçılığıyla sesleniyordu; “arkadaşım tahrike gerek yok!!!”
Sivil polis “ne çekiyorsun lan” diyerek kamerayı muhabirin elinden almaya çalışıyor. Leman dergisinden fırlamış bir karikatür izlenimi veren sivil polis güneş gözlüğünü gömleğine iliştirmiş halde oldukça rahat tavırlarla sağa sola sataşarak emniyetin kapısına doğru ilerliyor…
Masum insanları korkutmuş, gazetecilere “lanlı lunlu” hakaretlerini sıralamış ve zafer kazanmış halde amirinin yanına gidiyordur muhtemelen…
Yazıklar olsun… Adına o tavırları ve zorbalıkları yaptığın her ne varsa yazıklar olsun….
Buradaki fütursuz zorbalık ve “ben devletim, o halde haklıyım, bana itaat edin” zihniyeti sivil üniformalı ayrımı yapmıyor…
Midyat’ın doğallığını, çok kimlikli, çok dilli renkliliğini kirleten böylesi zavallıların zorbalıklarına sessiz kalınmamalıdır…
Basın Kanunun 3. maddesinde “Basın özgürdür…” der. Anlaşılıyor ki birileri bu özgürlüğü emniyet müdürlüğünün kapısına kadar tanıyor ve kabul ediyor.
Saldırıya maruz kalan gazetecilere geçmiş olsun...
yamandemirci@yahoo.com