Karakter boyutu :



10 Şubat 2012 Cuma 02:10
Yalan ve hileleri bitmek bilmedi!
Diyarbakır İçkale’de restorasyon çalışmaları sırasında bulunan kafatasları ve kemiklere ilişkin Adli Tıp Kurumu uzmanlarının yaptığı “İlk izlenimimize göre, en az 50 yıllık ve mezarlık kemikleri” şeklindeki açıklama tepki çekti.
SEVGİM DENİZALTI/BİRGÜN
Diyarbakır İçkale’de restorasyon çalışmaları sırasında bulunan kafatasları ve kemiklere ilişkin Adli Tıp Kurumu uzmanlarının yaptığı “İlk izlenimimize göre, en az 50 yıllık ve mezarlık kemikleri” şeklindeki açıklama tepki çekti. İnsan hakları savunucuları, açıklamayı inandırıcı bulmadıklarını söylüyor. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Av. Raci Bilici, “Adli Tıp’a güvenmiyoruz. Kültür Bakanlığı’na bağlı çalışan uzmanlar bize bizzat söylediler, mezarlık olsaydı farklı bir prosedür işletilirdi” diyor.
“ARKEOLOGLAR ‘MEZAR DEĞİL’ DİYOR”
ATK’nin açıklamaları insan hakları savunucuları ile kayıp yakınlarına inandırıcı gelmiyor. Bu kemiklerin mezarlık kemiği olamayacağını belirten İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, şöyle diyor: “Kazı çalışmasına katılan Turizm ve Kültür Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne bağlı arkeologların bize bizzat söyledikleri şuydu: ‘Bunlar mezar olsaydı eğer, biz mezar açma usulüne göre işlem yapardık ve çalışmamızı sürdürürdük. Pek çok yerde karşımıza mezar çıkıyor, mezar açma prosedürümüze göre bu mezarları taşıyoruz, fakat bu mezar olmadığı için savcılığa ve emniyete başvurmak zorunda kaldık.”
“ATK’YE GÜVENİMİZ YOK”
Daha önce verdiği şaibeli raporlar ve kararlar nedeniyle ATK’ye güvenlerinin kalmadığını söyleyen Bilici, kurumun hasta mahkumlarla ilgili raporlarını örnek gösteriyor: “Ölüm döşeğindeki mahkumlara pek çok üniversite ‘Hiçbir şekilde cezaevi koşullarında tedavi edilemez” dediği halde, ATK ‘cezaevinde tedavisi mümkündür’ diye rapor verdi. Bu insanlar cezaevlerinde yaşamını yitirdi. Daha önce gönderdiğimiz insan kemiklerine de hayvan kemiği dediler. Bu yüzden ATK’nin bağımsızlığına ve güvenilirliğine inanmıyoruz.”
Kemiklerin 50 yıl öncesine ait olup olmamasının Türkiye’deki kayıplar gerçeğini değiştirmeyeceğini ifade eden Bilici, “50 yıl önce bu katliam yapıldıysa, elbette bunun da hesabını soracağız. Failler açığa çıkarılmalı, cezalandırılmalıdır, bu mümkündür” diyor.
‘GİZLİLİK KARARI KALDIRILMALI’
Kazıların tüm itirazlarına karşın gizlilik kararı içinde yürütüldüğünü, bu nedenle yeterince bilgi alamadıklarını dile getiren Bilici, şöyle devam ediyor: “Şimdi kepçeyle rastgele kazıyorlar. Biz gizlilik kararının kaldırılmasını, bağımsız bir kurul tarafından kazı işleminin sürdürülmesini istedik. Taleplerimizi inatla reddediyorlar.”
‘NE GEREKİRSE YAPACAĞIZ’
Kazı yerine giden her siyasetçinin ağız birliği etmişçesine aynı şeyleri söylediğine de dikkat çeken Bilici, “Bakanlar, milletvekilleri, hepsi de ‘Bu kemikler çok eskilere ait izlenimi veriyor’ diye açıklama yaptı. Bu olayın üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz” diyor.
NE OLMUŞTU?
Diyarbakır İçkale’de, eski JİTEM karargahının bahçesinde 12 Ocak’ta yapılan restorasyon kazılarında 30’a yakın insana ait kemiklerin bulunması, kayıp yakınları için umut oldu. Yaklaşık 60 aile, DNA tespiti için Diyarbakır İHD’ye başvurdu. İnsan hakları savunucularının tüm itirazlarına rağmen hala gizlilik kararıyla sürdürülen kazılarda bulunan kemikler 36 torba halinde Adli Tıp Kurumu’na (ADK) gönderildi. Basına yansıyan haberlere göre, ADK Kemik ve Diş İnceleme Şubesi’nden uzmanlar, yaptıkları ön incelemede kemiklerin “mezarlık kemiği ve en az 50 yıllık oldukları” değerlendirmesinde bulundu.
‘Kimse bize masal anlatmasın’
Hükümet yetkililerinin İçkale’deki kazıları örnek göstererek kayıplar konusunda gerekeni yapıyormuş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştığına değinen Bilici, bunun kabul edilemez olduğunu belirtiyor: “Diyarbakır’daki kazılar hükümetin isteğiyle başlatılmış kazılar değil. Bu kazı tesadüfen çıktı; hükümet, ‘Burası JİTEM karargahı, gidelim kazalım, belki delil buluruz, itirafçıların beyanları var, İHD’nin iddiaları var’ demedi, bunların açığa çıkarılması için atılmış en ufak bir adım yok.”
Diyarbakır İçkale’de restorasyon çalışmaları sırasında bulunan kafatasları ve kemiklere ilişkin Adli Tıp Kurumu uzmanlarının yaptığı “İlk izlenimimize göre, en az 50 yıllık ve mezarlık kemikleri” şeklindeki açıklama tepki çekti. İnsan hakları savunucuları, açıklamayı inandırıcı bulmadıklarını söylüyor. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Av. Raci Bilici, “Adli Tıp’a güvenmiyoruz. Kültür Bakanlığı’na bağlı çalışan uzmanlar bize bizzat söylediler, mezarlık olsaydı farklı bir prosedür işletilirdi” diyor.
“ARKEOLOGLAR ‘MEZAR DEĞİL’ DİYOR”
ATK’nin açıklamaları insan hakları savunucuları ile kayıp yakınlarına inandırıcı gelmiyor. Bu kemiklerin mezarlık kemiği olamayacağını belirten İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, şöyle diyor: “Kazı çalışmasına katılan Turizm ve Kültür Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne bağlı arkeologların bize bizzat söyledikleri şuydu: ‘Bunlar mezar olsaydı eğer, biz mezar açma usulüne göre işlem yapardık ve çalışmamızı sürdürürdük. Pek çok yerde karşımıza mezar çıkıyor, mezar açma prosedürümüze göre bu mezarları taşıyoruz, fakat bu mezar olmadığı için savcılığa ve emniyete başvurmak zorunda kaldık.”
“ATK’YE GÜVENİMİZ YOK”
Daha önce verdiği şaibeli raporlar ve kararlar nedeniyle ATK’ye güvenlerinin kalmadığını söyleyen Bilici, kurumun hasta mahkumlarla ilgili raporlarını örnek gösteriyor: “Ölüm döşeğindeki mahkumlara pek çok üniversite ‘Hiçbir şekilde cezaevi koşullarında tedavi edilemez” dediği halde, ATK ‘cezaevinde tedavisi mümkündür’ diye rapor verdi. Bu insanlar cezaevlerinde yaşamını yitirdi. Daha önce gönderdiğimiz insan kemiklerine de hayvan kemiği dediler. Bu yüzden ATK’nin bağımsızlığına ve güvenilirliğine inanmıyoruz.”
Kemiklerin 50 yıl öncesine ait olup olmamasının Türkiye’deki kayıplar gerçeğini değiştirmeyeceğini ifade eden Bilici, “50 yıl önce bu katliam yapıldıysa, elbette bunun da hesabını soracağız. Failler açığa çıkarılmalı, cezalandırılmalıdır, bu mümkündür” diyor.
‘GİZLİLİK KARARI KALDIRILMALI’
Kazıların tüm itirazlarına karşın gizlilik kararı içinde yürütüldüğünü, bu nedenle yeterince bilgi alamadıklarını dile getiren Bilici, şöyle devam ediyor: “Şimdi kepçeyle rastgele kazıyorlar. Biz gizlilik kararının kaldırılmasını, bağımsız bir kurul tarafından kazı işleminin sürdürülmesini istedik. Taleplerimizi inatla reddediyorlar.”
‘NE GEREKİRSE YAPACAĞIZ’
Kazı yerine giden her siyasetçinin ağız birliği etmişçesine aynı şeyleri söylediğine de dikkat çeken Bilici, “Bakanlar, milletvekilleri, hepsi de ‘Bu kemikler çok eskilere ait izlenimi veriyor’ diye açıklama yaptı. Bu olayın üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz” diyor.
NE OLMUŞTU?
Diyarbakır İçkale’de, eski JİTEM karargahının bahçesinde 12 Ocak’ta yapılan restorasyon kazılarında 30’a yakın insana ait kemiklerin bulunması, kayıp yakınları için umut oldu. Yaklaşık 60 aile, DNA tespiti için Diyarbakır İHD’ye başvurdu. İnsan hakları savunucularının tüm itirazlarına rağmen hala gizlilik kararıyla sürdürülen kazılarda bulunan kemikler 36 torba halinde Adli Tıp Kurumu’na (ADK) gönderildi. Basına yansıyan haberlere göre, ADK Kemik ve Diş İnceleme Şubesi’nden uzmanlar, yaptıkları ön incelemede kemiklerin “mezarlık kemiği ve en az 50 yıllık oldukları” değerlendirmesinde bulundu.
‘Kimse bize masal anlatmasın’
Hükümet yetkililerinin İçkale’deki kazıları örnek göstererek kayıplar konusunda gerekeni yapıyormuş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştığına değinen Bilici, bunun kabul edilemez olduğunu belirtiyor: “Diyarbakır’daki kazılar hükümetin isteğiyle başlatılmış kazılar değil. Bu kazı tesadüfen çıktı; hükümet, ‘Burası JİTEM karargahı, gidelim kazalım, belki delil buluruz, itirafçıların beyanları var, İHD’nin iddiaları var’ demedi, bunların açığa çıkarılması için atılmış en ufak bir adım yok.”
İHD üzerindeki baskılara da dikkat çeken İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, şöyle diyor: “Bütün İHD yöneticileri hakkında davalar var, kimi tutuklu kimi tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya. Kimse bize masal anlatmasın. Tek gayret gösterdikleri konu, faili meçhuller için mücadele eden, toplu mezarları ortaya çıkaran İHD’lileri içeri tıkmaya çalışmaktır. Bu konuda son derece gayret içindedirler.”
Bu haber toplam 250 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2012 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 222 2436 / Faks : 0482 4641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA
Tel : 0542 222 2436 / Faks : 0482 4641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA






















































