• Mardin28 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Batman27 °C
  • Şırnak23 °C

Sıdkı Zilan / Hukukçu/Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİT, Hukuk ve Erdoğan

15 Şubat 2012 00:54

Kural var, istisna vardır. Umumun menfaati var, ferdin menfaati vardır. İstisna ile amel edilir ama bu durum istisnaidir, şazdır. Ferdin menfaati korunur ama umumun menfaatini haleldar etmeden.

Şahıslar için kural değiştirilemez, kural devam etmelidir. Erdoğan, siyasete geldiğinden beri bu konuda ilkeli davranmıyor. AKP Genel başkanlığının belli dönemlerle sınırlı olduğuna dair ilkeyi kendi eliyle bozup lehine düzenleme yaptı. Parti meclisinin yetkilerini ellerinden alıp kendisine verdi. Bunlar partisiyle ve parti içi demokrasiyle ilgili konular.

Bir de umuma bakan siyasetleri var. Cumhurbaşkanı olmak istedi, Allah kısmet etmedi, Başkanlık sistemi getirmek istedi kısmet olmayacağa benziyor. Oysa önceliğin resmi ideolojinin tasfiyesine ve tüm kesimlerin meşru taleplerinin karşılanmasına verilmesi lazımdı.

Çünkü Hak Allah'ın ismidir ve hiçbir mülahaza ile haklara dokunulmamalı, alacaklı olanların hakları verilmelidir. Bu bağlamda devlet zarar görür, insanlar tepkili gibi, hukukun geçersiz saydığı bahanelere sığınarak Kürdlerin, Alevilerin, Müslümanların ve diğer kesimlerin alacaklarını ötelemek, örtmek siyaset ahlakına sığmaz.

Ganimeti paylaşırken, emaneti tevdi ederken liyakat ve tüm halkın menfaatini düşünmeden hareket edilmesi de emanete ihanettir. Çok geniş bir yelpazeden oy alan Erdoğan ve partisi; bu velayeti hukuk ve adalet dairesinde ifa etmeliydi.

Tutturmuş, hiç öyle bir tehlike olmadığı halde, ameliyat yaptırmam diyor, çakıl taşı vermem diyor. Oysa muhatabın talebi bu değildir ve bunu bildiği halde saptırıyor, şamata ile alacaklıyı bezdirip, alacağın az bir kısmıyla yetinmesini veya tamamen alacağından vazgeçmesini umuyor. Oysa onurlu bir insanı bırak, kirli insanlar bile meşru olmayan alacakları için bile ölümü göze alıyor. Sen şamata yaptın diye, Zerdüşt dedin diye, terörist dedin diye koca bir millet-halk alacağından mı vazgeçecek.

İlahi hikmete bak, ameliyat yaptırmam diyen kişi; icap ettiği ve doktorlar başka çare bulamadığı için bir ay arayla iki defa ameliyat oluyor. Evet, kaçınılmazsa ameliyat olur ve ameliyatı yapanlar sana da danışmaz.

MİT Başkanı senin adamın diye; bundan sonra ne halt işlerse sen yol vermeden yargılanamayacak mı? Peki, senin iktidarda kalacağın, korumaya aldığın Fidanların solmayacağı ne malum. Bu kadar hukuk dışı bir kural olur mu? Haksızlığa uğradıysa bekle; belki tutuklanmaz, tutuklanırsa belki bırakılır. Bırakılmazsa yerine başkasını tayin et. Ya da Emniyet ve Savcıları hizaya çek mesele bitsin. Ama bunu yaparken de şeffaf ol, halk ile paylaş, neyi niçin yaptığını bilelim.

PKK-KCK ile mücadele ediyorsan; seçilmiş BDP'lilere hürmet et. PKK şiddetiyle savaşıyorsan bile Kürdlerin doğal haklarını bir takvime bağlayarak ver. Mesela; anadilde eğitimin ne mazereti var, tercihli Kürdçe dersinin ne mazereti var? Yok, eğer PKK bitmeden bu haklar yok diyorsan, biizm bekleyecek bir durumumuz yoktur. Bunlar PKK'nin hakkı değil, fert ve toplum olarak Kürdistan halkının haklarıdır. Bunu bile manipüle ederek halka anlatıyorsun.

YÖK ne oldu, Diyanet ne oldu? Arpalıklar (lojmanlar, bankalar, kurumlar, misafirhaneler, kamplar vs) ne âlemde? Kürdün parasıyla dış Türklere dil ve kültür hizmeti veriyorken, Alevinin parasıyla Sünni imama maaş veriyorken, Şafiilerin parasıyla Hanefileri finanse ederken, gavur kardeşlerimizin parasıyla diyanetin bütçesini hazırlıyorken adalet nerededir? Cemaatleri iki kısma ayırıp; akredite olan ve olmayan diye birini palazlandırırken, diğerlerine zırnık koklatmadan nasıl adalet olur. Cem Evi, Kilise, Havra, Cami adil muamele görmeden, Türkçe, Kürdçe, Arapça, Ermenice, Rumca, Lazca, Süryanice vs adil muamele görmeden hangi adalet.

Senin iktidarının oyuncağı mıyız? Ya da şahsi hesaplarının payandası mı? MİT gibi kirli bir yapının incelenmesi yasak ise TSK da bundan yararlanır, zaten yararlanıyor. Hani arşivler açılacaktı? Şeffaflık olacaktı? BBM nasıl TBMM oldu, 1921 anayasası nasıl buharlaştı? Mustafa Kemal'in telaffuz ettiği Kürdistan nasıl haritadan silindi. Bin yıllık bir kardeş nasıl isimsiz, evsiz, kimliksiz kaldı? Yirmi milyon, bilemedin 12 milyon yetim insanın dramı ne olacak? Bulgaristan'da Müslümanların ismi değiştiriliyordu, köylerinin isimleri. Biz bu gavurluğu onlardan önce yaşamamış mıydık?

Kural şu; ya hakkı söyle ya da sus! Kemalist olmak mı iyidir, yoksa Zerdüşt olmak mı? Kadın erkek beraber namaz kılamaz mı? Peygamber kılmadı mı? Yoksa beraberden kastın karışık kılıyorlar mı demek istiyorsun? Allah'tan utanman yok mu? İftira kebairden değil mi?

Türkçülüğü sen icat etmedin ama onu beslemek sana mı düştü? Sana bağlı medya güya İslami yayın yapıyor; Kemalist TSK askerine şehit, bizim garibanlara terörist diyor. Oysa bu kardeş kavgasıdır, kirli bir savaştır. Bunu söylemek çok mu zor? Askeri okullarda namaz kılmanın yasak olduğunu biliyor muydun, fiilen. Yoksa kimse enayi değil bunu duvara yazsın.

Bu bayrak hepimizin mi? O zaman niye Türk Bayrağı Kanunu? Bu ordu hepimizin mi? O zaman niye ismi Türk Silahlı Kuvvetleri? Yoksa herkes Türk mü? Buna siz mi karar vereceksiniz, yoksa biz mi? Adil bir gâvuru, zalim bir Müslüman'a tercih ederim. Önce gâvur yap sonra öldür kuralını çoktan yürürlüğe koymuşsunuz, yani seleflerin. Sen de bu oyunu devam ettiriyorsun.

Öyle garibanlar içerde ki her tarafı PKK-KCK olsa ne yazar diye söyleniyorum! Çocukları aç, perişan. Kendileri hasta, sıkıntıdadır. Bir de senin yüzünden İslam'a ve Müslümanlara gücenmelerine dayanamıyorum, isyanım bundandır. Ben rahat evde iken onun cezaevinde olması bana dokunuyor; tıpkı 28 Şubat'ta biz sıkıntıda iken (bu fakir de 312'den, 8.maddeden, 159'dan yargılandı. Halen de yargılanıyoruz. Hava atmak için değil, halden anlayan biri olduğumu anlatmak istiyorum), bazılarının keyif çatması, hanımlarımıza, kızlarımıza laf atması gibi.

Kocaman bir kitleyi nötr iken BDP'li yaptın, BDP'li iken KCK'lı yaptın, KCK'lı iken PKK'li yaptın. Her Allah'ın günü çocukların dağa gittiğinden haberin var mı? Bunların sorumlusu kim, hangi siyaset? Şair ne demişti; söyleyin anneme, ölecek çocuklar doğursun!

 
Bu yazı toplam 399 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
MAKALE
ANKET
Tek tercih hakkın olsa..... Kimi seçerdin?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2012 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 222 2436 / Faks : 0482 4641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA