

Kaplan: Çözüm yolu müzakeredir
ANKARA – BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, hükümetin bilinçli bir şekilde İmralı’da sürdürdüğü ağır tecrit koşullarının Türkiye’ye zarar verdiğini belirterek, “Aslında orada tecrit altında tutulan sadece Öcalan’ın kendisi değildir. Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru orada tecrit altındadır. İmralı’ya yaklaşım, Türkiye’nin geleceğine olan yaklaşımdır” dedi. Kaplan ayrıca TBMM’de bulunan bütün siyasi parti temsilcilerinden oluşan heyetin İmralı’ya giderek PKK Lideri Abdullah Öcalan ile konuşmasını istedi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getiriliş günü olan 15 Şubat’a ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Kaplan, “Bugün 15 Şubat. Uluslararası hukuksuzluğun-komplonun yıl dönümü” diyerek başladığı konuşmasına binlerce insanın meydanlarda komployu kınadığını, diyalog ve müzakere istediğini kaydetti. Kaplan, 15 Şubat operasyonunun sonuçlarını iki açıdan değerlendirmek gerektiğini belirterek, halkın özgürlük, barış ve demokrasi taleplerinin bastırılamadığını ancak Türkiye’yi uluslararası güçlere daha fazla bağımlı hale getirmeyi amaçlayan yönünün ise gerçekleştiğini söyledi.
‘Türkiye uluslararası tekellerin pazarı oldu’
Aradan geçen 13 yıllık süreçte, uluslararası güçlerin Türkiye’yi siyaseti, ekonomisi ve sosyo-kültürel boyutlarıyla teslim aldığını belirten Kaplan, “Mavi akım projesinden silah ihalelerine varıncaya kadar Türkiye uluslararası tekellerin, uluslararası silah tüccarlarının çok açık bir pazarı haline gelmiş, özelleştirmelerle, satılan arazilerle, verilen ihalelerle ülke, komploda yer alan uluslararası güçlerin, sermayenin, İMF’nin sömürgesi haline dönüştürülmüştür” dedi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Öcalan’ı bize niye verdiler onu hala ben de bilemiyorum” sözünü hatırlatan Kaplan, bu sözün Türkiye’nin içine düştüğü durumu açık bir biçimde ortaya koyduğunu kaydetti.
‘AKP, İmralı konusunda ciddi yaklaşmadı’
ABD’nin Türkiye’yi teslim almak ve Irak’taki sürecin önünü açmak için Öcalan’ı uluslararası bir komployla Türkiye’ye teslim ettiğini vurgulayan Kaplan, “Bu noktada İmralı’da yürütülen diyalog ve müzakere süreci Türkiye’nin önünü, barışın, çözümün önünü açacak önemli bir gelişmeydi. Bu, Türkiye’nin ipotek altındaki iradesini kurtarabilmesi adına önemli bir adımdı. Çünkü Kürt sorununun çözülmesi demek, Türkiye’nin uluslar arası odaklara sürekli taviz vermek zorunda olduğu kara bir deliğin kapanması demektir. İşte müzakere ve diyalog süreci bu açıdan stratejik bir önem arz ediyordu. Ama ne var ki, AKP, İmralı konusunda ciddi yaklaşmamış, bu süreci bir oyalama süreci olarak değerlendirdiği için diyalog kesilmiştir. Bu da Türkiye’nin yararına olmamıştır” şeklinde konuştu.
‘Tecrit Türkiye’ye zarar vermektedir’
Kaplan, AKP hükümetinin bir yol ayrımında olduğunu, ya demokratik çözüm sürecini başlatarak barış adımları atacağını ya da çözümsüzlük politikasında ısrarını sürdüreceğini ve Kürt sorununun onları çözeceğini kaydetti. Geçmiş iktidarların deneyimlerinin bunu gösterdiğini kaydeden Kaplan, hükümeti çözümsüzlük politikalarını terk etmeye çağırdı. Kaplan, hükümetin bilinçli bir şekilde reddetmeden İmralı’da sürdürdüğü ağır tecrit koşullarının Türkiye’ye zarar verdiğini belirterek, “Aslında orada tecrit altında tutulan sadece Öcalan’ın kendisi değildir. Türkiye’nin demokrasisi, barış arayışları, Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru orada tecrit altındadır. İmralı’ya yaklaşım, Türkiye’nin geleceğine olan bir yaklaşımdır. Bunun görülmesi ve hükümetin içine girdiği bu yanlış yoldan, akıl tutulmasından biran önce kurtulması gerekiyor. Bu noktada diyalog ve müzakere sürecinin yeniden başlatılması Türkiye’nin normalleşme sürecine girebilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
‘Çözümün yolu müzakeredir’
Kaplan, konuşmasını devamından 13 yıllık uygulamaların sonucunun Türkiye’nin artık bu sistemden vazgeçmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirterek, “O yüzden yanlışta ısrar etmemek, doğru olan yolu bulmak Türkiye’nin çıkarınadır. Bu da özgür koşullarda tesis edilecek diyalog ve müzakereyle ancak mümkündür. Çözüm Kürtlerle mücadelede değil, Kürtlerle, Kürtlerin siyasal temsilcileriyle müzakerededir” dedi. Kaplan, dün BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sıraladığı 8 maddelik çözüm önerilerini yineleyerek, sundukları maddelerin Türkiye’nin önünü açmaya yönelik olduğunu kaydetti.
‘Bütün siyasi partilerin olduğu heyet İmralı’ya gitsin’
Kaplan, konuşmasında son dönemde İmralı-Devlet görüşmelerine ilişkin tartışmaların yürütüldüğünü bu görüşmelerin bugün başlamadığını 1999 yılında günümüze kadar çeşitli heyetler düzeyinde görüşmeler yapıldığını belirterek, şunları kaydetti: “1999’da gelen birinci ve ikinci barış grupları hangi görüşmeler sonucu gelmiştir? 1999’da silahlı güçler hangi görüşmeler sonrası sınır dışına çekilmiştir? 2009’da Habur’da gelen barış grupları hangi görüşmeler sonucu gelmiştir? İmralı’yla kimler gidip görüşmüştür? Barış için hangi görüşmeler yapılmış ve bu süreçleri kim bozmuştur? Bütün bunların aydınlanması için İmralı’nın dinlenmesi, görüşünün, bilgisinin alınması gerekir.” Kaplan konuşmasını sonunda Meclis’e çağrıda bulunarak, “İçinde AKP’nin, CHP’nin, MHP’nin, BDP’nin temsilcilerinin bulunduğu bir heyet İmralı’ya gidip Öcalan’la görüşmeli, Öcalan’ın bu konudaki açıklamaları, değerlendirmeleri dinlenmelidir. Gerekirse medya İmralı’ya gönderilmeli ve Öcalan’ın açıklamaları kamuoyuna yansıtılmalıdır. Türkiye kamuoyu bütün bu olup bitenleri bilme hakkına sahiptir. Taraflardan biri Öcalan’dır. Onun açıklamalarını kamuoyunun bilme hakkı var” dedi. DİHA

İnternette rekor kıran fotoğraflar

En güzel 50 kadın arasında bir Türk

Ocak ayında plajda

Süryaniler Doğuş Bayramını Kutladı
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

Pelin Batu: Türk Ordusu porno koleksiyoncusu

İpekçi, Elönü’yü marjinal görünce olanlar oldu

Mehmet Altan: Kanırta kanırta mezhep siyaseti yapılıyor

Tacizci doktor habercileri dövdü
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
Tel : 0542 222 2436 / Faks : 0482 4641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA















































